Kategori: Yusuf Kaplan

“Pornografik” ve pagan libido düzeni dünyayı zihnen köleleştiriyor!

Parayı/ gücü kontrol eden, dünyayı kontrol eder. Libido’yu (cinsel dürtü’yü) kontrol eden, insanı kontrol eder. Çağımızın, daha spesifik olarak da sanayi devrimleri sonrası Batı uygarlığının iki âmentüsü bu. Osmanlı’nın durdurulmasından sonra dünyanın çivisinin çıkmasının nedeni de, işte bu insanlık ve hakikat düşmanı sapkın âmentü! Bu iki pagan âmentüyle özetlediğim yeni bir barbarlık düzeniyle karşı karşıyayız. […]

Yazının Devamı

Deizmin kökleri ve nasıl önlenebileceği…

Batı’da din bitti. Toplum bitti. Aile bitti. Hukuk makinası ve para politikasıyla ayakta duruyor Batılı toplumlar. Ekonomi, orta ölçekli bir kriz yaşasın, birbirlerine girer, birbirlerini yer Batılılar. Aynen böyle söylemişti purolu mağrur adam Churchill. DEİZMİN KAYNAĞI: MODERNİTE VE SEKÜLERLEŞME Batı’da din’in bitmesi mukadderdi zaten: Avrupa’da her alanda otorite, hegemonya ve meşrûiyet kaynağını oluşturan din/ Kilise, yaşanan […]

Yazının Devamı

Çanakkale ruhunu diri tutabilmek…

Çanakkale ruhu diye bir şey var. Bu ruh bazı çevrelerde aşınmış gibi olsa da, hâlâ diriliğini koruyor ve bize ilham vermeye devam ediyor… İslâm dünyasının kalbi, hilâfetin merkezi İstanbul düşmesin diye, bütün Müslümanların yekvücut oldukları ve Çanakkale’ye koştukları bir ruh bu… Ümmet şuuru, direniş ve diriliş ruhu… İşte bu ülkede bu ruh yok edilmeye çalışıldı. […]

Yazının Devamı

Felâket, bu!

Hem çağ’ı tanıma! Hem de tefessüh etmiş bir çağa göre Kur’ân’ı yorumla! Felâket, bu!

Yazının Devamı

Türkiye’nin istiklâl ve istikbal mücadelesi…

Yaşadığımız sorun, ikinci büyük medeniyet krizidir: Coğrafyamızın işgal edilmesi, parçalanması; zihnimizin felçleştirilmesi, köleleştirilmesi ve donması. Başka bir ifadeyle, hem Müslümanca duyma ve düşünme melekelerimizin yani müslüman zihninin yitirilmesi hem de Müslümanca yaşama zeminlerimizin yerle bir edilmesi. Bu yazıda, bu krizi nasıl aşabileceğimizi, insanlığın önünü nasıl açabileceğimizi kısaca göstermeye çalışacağım. BATI SALDIRISINI GÖZARDI EDERSEK HİÇ BİR […]

Yazının Devamı

Bu ülkeyi herkes için güven adası yapmak zorundayız…

Türkiye’nin sorunu siyasî durumalış meselesi değil; varoluşsal konumlanış meselesidir. Mesele, siyasî değil, ontolojik. Türkiye, yüzyıldır, yapılan siyasî yanlışlıklardan ötürü, kangrene dönüşen sorunlarla boğuşmuyor. Varlık nedenini, varoluşsal zeminini yitirmesinden ötürü sürgit içinden çıkılması zorlaşan köklü sorunlarla boğuşuyor. SİYASET, KURUCU BİR KAYNAK DEĞİL KORUYUCU BİR BARINAKTIR Türkiye’deki bütün farklı kesimler, -buna bütün İslâmî kesimler de dâhil- Türkiye’nin sorununu, siyasal’a, siyasî konum’a, siyasî durumalış’a indirgiyor. Oysa –politika anlamında- siyaset, kurucu […]

Yazının Devamı