Kategori: Risale-i Nur

Ağaçlar Peygamberimizin emrini dinlerdi

Bismillahirrahmanirrahim Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın envâ-ı mu’cizâtından birisi de, ağaçların insanlar gibi emrini dinlemeleri ve yerinden kalkıp yanına geldikleridir ki, şu mucize-i şeceriye, mübarek parmaklarından suyun akması gibi, mânen mütevatirdir. Müteaddit suretleri var ve çok tariklerle gelmiştir. … Şimdi, o mucize-i kübrânın, tekerrür ettiği halde, birkaç sahih suretlerini birkaç misalle beyan edeceğiz. ….Dördüncü Misal: Nakl-i […]

Yazının Devamı

“Risale-i Nur Eğitim Programı” Altın Kalem Ödülü Aldı

“Olağanüstü Bir Hazinenin Keşif Yolculuğu: Risale-i Nur Eğitim Programı” Kitabının Yazarı Ediz SÖZÜER’e Altın Kalem Yazarlık Ödülü Verildi.

Yazının Devamı

Polonya Nur talebelerinden Mektup var

Kur’ân-ı Hakim’in bu asrın fehmine bir dersi olan Risale-i Nurlar, her geçen gün dünya dillerinde muhataplarına ulaşmaya devam ediyor. Dünyada canlı 113 lisandan 60 ında tercüme çalışmalarına devam eden talebeleri vesilesiyle Risale-i Nurlar, sessiz bir çağlayan gibi muhtaç akıllara ve gönüllere feyz-i Kur’ân’ı akıtmaya devam ediyor. Bu meyanda dünya dillerine bu hakikat hazinesini kazandırmaya fedakârane […]

Yazının Devamı

Bediüzzaman’a göre kaç çeşit uyku vardır?

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ   الرَّحٖيمِ اَوْ هُمْ قَٓائِلُونَ     Re’fet اَوْ هُمْ قَٓائِلُونَ âyet-i celilesindeki قَٓائِلُونَ kelimesinin manasını merak edip sorması münasebetiyle ve hapiste sabah namazından sonra sairler gibi yatmasından gelen rehavet dolayısıyla, elmas gibi kalemini atalete uğratmamak için yazılmıştır. Uyku üç nevidir: Birincisi: Gayluledir ki fecirden sonra tâ vakt-i kerahet bitinceye kadardır. Bu […]

Yazının Devamı

İslâmda insan haklarını Risale-i Nur ile anlatmalıyız

ŞEYMA GÜR İslâm şeriatını “insan haklarının antitezi” olarak gören Batı’ya susturucu cevabın ancak Risale-i Nur ile verilebileceği belirtildi. İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi araştırma görevlisi Muhammed Said Bilâl, İİKV’de verdiği seminerinde, “Risale-i Nur’u sadece Kur’an tefsiri olarak ya da kelâm kitabı olarak anlatmak yetmez. Onu bir de insan hakları ve hürriyetleri veçhesinden okumalıyız” dedi. Muhammed Said […]

Yazının Devamı

Üstad niçin “Evini harap etmişsin” dedi

Üstad bir gün bize, “Ben tesbihat ve dua ile meşgul olacağım. Siz gidin biraz gezin” demişti. Bu gezinti sırasında bir taşın üztünde bir kertenkeleyi vurup öldürmüştüm. Dönüşte Üstad ne yaptığımızı nerelere gittiğimizi sordu. Ben de gezdiğimiz yerleri anlattım. Sonra da bir kertenkeleyi öldürdüğümü söyleyince, Üstad çok üzüldü bana dönerek: “Evini harap etmişsin” dedi. Ben de, […]

Yazının Devamı