Kategori: Âdem Sıyam

DELİ VELİ İLE VELİ DELİ – Âdem Sıyam

Deli: Söyle bana: Nedir aklın bedeli? Veli: Mestâneyiz Allâh’ı Rab bileli.   Veli: Gezinir kalbinde Rabb’inin eli. Deli: Aklın eli kendisini sileli… *** Belî, gardaş, belî: Ha veli ha deli… Ha deli ha veli… ÂDEM SIYAM

Yazının Devamı

ÇOCUKLARIN BAYRAMI – Âdem SIYAM

ÇOCUKLARIN BAYRAMI   Güneş her gün gelir kapına Seninle oynamaya Usanmadan; Henüz sen uyanmadan Odana girer, alnından öper. Yarın bayram güzel çocuk, Onu kapında karşıla. O da olmaz yavrucuğum, Sen acele etmelisin, Ona sen gitmelisin, O sıcacık, ışıktan Ellerini öpmelisin. Sonra oyna onunla, Güneşle oyna, Güneşte oyna.   Akşam olsun, Yerde durma, göklere hopla, O […]

Yazının Devamı

Var mısın Yok musun? – Âdem Sıyam

İnsan bir kez doğar, bir kez ölür, Bir doğar bir ölür; İşte doğdun, öldün say! Her gelecek yakındır, Zaman, uçları birleşen bir yay.   Bu yay: Feleğin çemberi, Ateş çemberi, Kurulmuş önümüze; Vay anam, vay!   Geç bakalım bu çemberden, Ham ruhların geçtiği yerden! Pişer misin, yanar mısın? Alev alev yanıyorken Bir damlaya kanar mısın? […]

Yazının Devamı

GÖZÜN ARKADA – Âdem Sıyam

Bir hiçin ardında hiç oldu ömrüm, Bu ömürden başka ömrüm kalmadı; Her köşede beni kolluyor ölüm, Bu muydu taptığım hayâtın tadı?   “Mutluluk” dediğim, zehirli balmış, “Yaşama sevinci” kırık bir dalmış, Meğer dünya beni kendimden çalmış; Bu işi benim de aklım almadı.   “Hayat, hayat…” derken hayat tükendi, İşler bitmemişti, daha erkendi, Olacağı buydu, bana […]

Yazının Devamı

RÛHUM VE CİSMİM – Âdem Sıyâm

    Ötelerden esen esrarlı bir yel, Mâvi ufuklara çekiyor beni; Yeşereyim diye görünmez bir el, Kara topraklara ekiyor beni.   Ayrılmak nasıldır, ayrılan nedir? Ayrılanlar kimin ellerindedir? O’nun elleriyse cevâbım “he”dir, İnanmazsan Azrâil’den sor beni. ÂDEM SIYAM

Yazının Devamı

Kendini Dinle – Âdem SIYAM

Hayat bir yarış, Menzil bir karış; Yine “zor” deriz, Hem yaz hem de kış.   Her şey izinle, İnlersen inle; Hayat dinlemez, Sen onu dinle.   Elini uzat, Hayâtı bir tat; Zehirli baldır, Acısı kat kat.   Kemal yaşında, Mezar başında Bu gülmek nedir?! Zehir, aşında…   Yok eski eda, Hayâta veda Ediyoruz, bak Bitti […]

Yazının Devamı