Kategori: Mahir Duman

Pasaport

Bi­zim köy, İç Ana­do­lu’nun ku­ze­yin­de; ye­şi­lin her to­nuy­la yüzünüze gü­len bir yurt parçasıdır. An­ka­ra’dan çok, bu­lut­la­ra ya­kın gi­bi­dir. Dağ­la­rın ba­şın­da ka­ra bu­lut­lar pek ek­sik ol­maz. Yağ­mur dam­la­la­rı­nın uyum­lu şı­pır­tı­la­rı­nı ta­mam­la­yan gök gü­rül­tü­le­ri, şim­şek parıltıları size ay­rı bir coğ­raf­ya­da ol­du­ğunuzu his­set­ti­rir. Bu toprakların insanları da farklıdırlar. Zengin değildirler. Ama hoşsohbettirler. De­dem de kö­yün güzel in­san­la­rın­dan­dı. “Ki­tap­çı […]

Yazının Devamı

Her şey onu (a.s.m) işaret ediyor

  Bir Çin sözü var: “Ben parmağımla ay’a işaret ettiğimde, aptallar parmağıma bakarlar.” Kâinattaki her nesne onu işaret ediyor. Eski kitaplar onu müjdelemiş, geçmiş peygamberler onun geleceğini haber vermişler… Buna rağmen güneşi göremeyenler oldu. Ya da gözlerini yumup gerçeklerin ışığından mahrum olanlar vardı. Olsun varsın. Biz, o ay yüzlüyü görüyoruz ya. Onu canımızdan çok seviyoruz […]

Yazının Devamı

RİSALE-İ NUR’DAN DÜŞÜNDÜREN NÜKTELER

Üstad’ın, diğer canlılara gösterdiği önemi anlatan bir örnek: Akşam vaktinde, o küçücük kuşlar (sinekler), o ip üstünde gayet muntazam diziliyorlardı. Çamaşırları sermek için Rüştü’ye (talebesi) dedim: – Bu küçücük kuşlara ilişme, başka yere ser. O da kemâl-i ciddiyetle (çok ciddi bir şekilde) dedi ki: – Bu ip bize lâzımdır; sinekler başka yerde kendilerine yer bulsun. […]

Yazının Devamı

ŞEMS–İ HAKİKAT

“Taş, bin bahar da görse yeşermez.” Hz. Mevlâna ŞEMS–İ HAKİKAT Söyleyen ne güzel söylemiş: “Bir gün olur elbette doğar şems-i hakikat Hep böyle müebbet mi kalır zulmet-i âlem?” Zaman, düz bir çizgide devam etmiyor. Tersine Dünya, Güneş’in etrafındaki dönüşüyle bir daire çiziyor. Kıştan sonra yine kış gelmiyor. Kışın arkası bahar. Baharın ardı ise yaz. Dünyamız uzun […]

Yazının Devamı

GÜL YÜZLÜM

Çoğumuz, onu rüyada olsun görebilmek için yanıp tutuşur. O nur simayı düşte görebilmenin kesin bir formülü yok. Ancak bazı tavsiyelerin faydası olabilir. Önce onu candan sevmeliyiz. Sünnetine sıkı sıkı sarılmalı, onu gönül odamızın daimi bir misafiri etmeliyiz. Onu hakkıyla sevmek, Sünnet-i Seniyyesine tâbi olmakla mümkündür. Rabbimizi razı etmenin yolu da habibinin sünnetine uymaktan geçer. Ayrıca […]

Yazının Devamı

Zamanın ahiri

Sen efendim, hep zamanın ahirine işaret etmiştin. Ahir zamanın şerrinden, daima Rabbine sığınmıştın. O zaman imanı korumanın çok zor olacağına dikkat çekmiştin. Biz, o korkulan zaman diliminin belki tam ortasındayız. Çarşıda, pazarda günahlar fazlasıyla müşteri buluyor. “Evlerimizin kapılarını kilitledik yabancılar girmesin diye. Sonra da televizyonları açtık.” Ecnebiler konuşulur oldu hanelerimizde. Onları komşu edindik. Televizyonlar, hanelerimizin […]

Yazının Devamı