TRUVA ATLARI

nurdanhaber | Haber Merkezi | |

17 Aralık 2015 tarihinden epey önce yayımlattığım bu yazıyı, ehemmiyetine binaen tekrar neşrediyorum. Okuyucularımın bunun bir tekerrür değil, “ikaz” zaruretinden kaynaklandığını anlayacaklarından eminim.

“ GELİŞEN, GELİŞTİKÇE çetrefilleşen bir kısım hâdiseleri mantıklı bir bakışla izaha yeltenmek havsalamızı bayağı zorluyor.

“ Milleti yaşat ki devlet yaşasın!”diyee yola çıkıp, ülkenin pek çok meselesini halletmek için bu esas çerçevesinde kollarını sıvayan “kişi” ve kuruluşların, belki de ‘hikmet-i hükumet’ gereği yaptıkları bazı düzenlemeler de vardır bunların içinde.

Anlamakta gerçekten zorlanıyoruz. Merhum Nasreddin Hoca’nın, bindiği dalı kesmesi benzeri garabetler eğer bir hikmetli sebebe dayanmıyorsa, aklımıza bazı ihtimaller gelmiyor da değil.

Birileri hükumet canibinden buldukları _farz-ı muhal_ Truva Atı misali anlayışlarla, o canım ve güzide çalışmalara gölge mi düşürmeye çalışıyor?

Eğer bu doğruysa, acaba niçin ve neyi elde etmek, ya da neye mâni olmak için yapıyor bunu? İçeriden ve dışarıdan – beyhude bir gayretle- çembere alınmaya çalışılan vatanımız, istikrarsızlaştırılarak ve mevcut, müsbet iktidarı teşkil etmiş Ak Parti’yi asli misyonunda ayırarak, adım adım bir yerlere mi götürülmek isteniyor?

Gerçi işinin ehli düşünce ve kimliklerden teşkil olunmuş bir ekibe güvenmemek, insanı ‘gayr-ı memnun’ derekesine indirir; bunu herkesten daha çok bilmesi ve şuurunda olması; aynı zamanda bilfiil yaşaması gereken bazı “insancıkların”, ilk baştan beri istikbali oldukça parlak bir siyasi ekibin yolu üzerine takoz koymaya çalışması, hemen hemen herkesi bilhassa bizi oldukça düşündürüyor. Çünkü biliyoruz ki: “ Kim kimin safını çoğaltıyorsa, o da onlardandır.” (Hadis)

“Mümkün her hükumete karşı çıkmayı” anarşizm ile eşdeğer gören; görmesi gereken- meslek ehlinin “ bir kısmını” da bu tuzağa teşne bir halde görmek,, onları gaflete atmaya hazır Çin Seddi benzeri bir eleman, bir “alet-i la ya’kıl olarak bulma endişesi onlar adına hafakanlara atıyor bizi.

Hele sıkı para politikası gibi bugün ve bu şartlarda çok gerekli bir düşünceyi, “ifrat tefriti netice verdiğinden daha muzırdır” (Bir konuda aşırı gitmek, getirdiği tepkiden dolayı çok geri kalmayı netice verdiğinden daha zararlıdır) hikmetli sözüne hiç uymayacak bazı “ bürokratik” sıkıştırmalar, iktidarı “milleti yaşatmak” idealinden ırak düşmüyor mu?”

Muhterem C.Başkanımız Tayyib Bey’in “metal yorgunluğu” ikazını da “nezaketle” yapılmış bir ikaz olarak anlayıp bu denememi hatırladım ve “iktibas” etmeyi uygun buldum.

Not: Mazide, “seçim sandığı önüme getirilinceye kadar siyasi yazmayacağım” sözümü unutmuş değilim. Müslüman milletimizin istikbal ve istikrarıyla alâkalı fikir serdini siyasi görmek “münevver” aklıyla uyuşmaz biliyorum.

Yazar: Mehmet Nuri Bingöl Diger Yazıları

Ne facia! “Güneydoğu Nurculara Kal”mış! | 15 Şub, 2018

Mehdiyetle alakalı | 4 Şub, 2018

Dünya Dünya dedikleri | 19 Oca, 2018

Asıl Risaleleriniz Anlatacak Sizi | 4 Oca, 2018

“İstişare” ama nasıl | 20 Ara, 2017


Etiketler: Kategori:

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?