Bu Fuardan Risaleler Hristiyan Üniversitelere Girdi

Nurdan Haber Haber Merkezi | |

Mailanın en büyük kitap fuarına katılan Manila Nur talebeleri, fuardaki faaliyetlerini özetleyen ve nurların intişarını müjdeleyen bir mektup kaleme almışlar. Hizmet Vakfı ve Risale Press olarak katıldıkları fuardan büyük ümitler ve müjdeler veren bu mektubu sizinle paylaşyoruz, buyrun…

Esselamu Aleykum Aziz Sıddık Ağabeyler,

Evvela Rabbimizin sonsuz nimetlerine hamd ve senalar eder bizi kendisine şâkir kullarından eylemesini niyaz ederiz.

Saniyen, Habib-i zî-şan efendimiz Muhammed Mustafa sav’e sonsuz salat ve selam eder Rabb’imizden onun şefaatine bizleri de mazhar eylemesini dileriz.

Salisen, Filipinler’deki kardeşleriniz olarak Risale Press ve Hizmet Vakfı kanalıyla, Rabb’imizin hidayetiyle, Manila’da 38.si düzenlenen uluslararası kitap fuarında İslâmî kitap tanıtan en kapsamlı stand olarak bulunduk. Beş gün süren fuara yerli ve yabancı 500’ü aşkın basım ve yayın evinin arasında islâmî kitap bulundurmak ayrıca medar-ı şükr ve hamde vesile oldu.

Standımızın ilk günü gelen ve ilk tanıştığımız Hristiyan bir memurun ifade ettiği “inanamıyorum! Burada sizi görmekle sanki çör çöp arasında elmas parçası bulmuş gibi hissediyorum” sözleri de bizi beş gün boyunca ne nimetlerin beklediğinin habercisi olmuştu.

Binlerce kitap severin yani sıra aralarında Filipinler Üniversitesi, Ateneo Üniversitesi, De La Salle Üniversitesi, ve Santa Thomas Üniversitesi gibi daha birçok Filipinler’in en başarılı üniversitelerinin temsilci, öğrenci ve akademisyenleriyle tanışmak ve hemen herbirerlerine kitaplarımızı tanıtmak ve hususan tevafuklu Kur’an’ımızı göstermek ve i’cazını bildirmek nasib oldu.

Santa Thomas üniversitesinden gelen bir öğrenci İslâmî kitapları görünce, telaşla arkadaşlarına seslenip “burada islâmî kitaplar var, buraya gelin” diye koşturması üstadımız Bediüzzaman’ın verdiği muştuları gözlerimize gösterdi, binler Elhamdülillah. Aynı öğrenci ile biraz konuşunca okulda İslam dersi aldıklarını fakat henüz bir ders kitaplarının olmadığını anladık. İslam dersini veren öğretmenlerinin de fuarda olduğunu söyleyip bu kez de ona haber vermek için ayrıldı ve az sonra öğretmeniyle beraber geldiler. Sınıfta kullanılacak ders kitabı için bizlerden uygun kitap soran öğretmene biz de Mindanao’daki 73 üniversitede hâl-i hazırda okutulan, Risale-i Nur’lardan hazırladığımız İslam 1 kitabını tanıttık ve tavsiye ettik. Öğretmenin diğer soruları üzerine Efendimiz’in hayatını anlatan iki ciltlik eser ve tüm Risale-i Nur Külliyatının da okul yönetimine teslim etmek üzere resmi tavsiye mektubunu kendisinden aldık, yüzbin hamd ve senalar olsun.

Hıristiyanlığın %85’ini oluşturduğu bir ülkede böyle bir kitap fuarında misyoner kitaplarının ne kadar yer edeceğini az çok tahmin edebilirsiniz. Bu vesileyle standımıza gelen gayr-ı müslim insanlara da hem İslam’ı tanıtmak hem de Kur’an’ın i’cazını göstermek de bizim standımızda bize nasib oluyordu.

Uzak yakın lise ve üniversiteden gelen öğrenciler bizlere İslam’ı merak ettiklerini, okulda İslam dersleri olmadığını, olsa bile çok üstün-körü ve gayr-ı müslim biri tarafından anlatıldığını fakat medyada bahsedilen İslam’ın da terörle ilgisi olmadığını düşündüklerini söylediler. Bizlerden zaman zaman kendilerine seminer verip veremeyeceğimizi sordular. Olumlu cevap alıp iletişim bilgilerimizi aldıklarında ise yüzlerinde beliren nuranî tebessüm de şevkimize şevk katıyordu.

Kur’an’ın mucizeli has hattı ve i’cazlı hususi güzelliğine takılıp standımıza gelenlere daha önce Kur’an’ı görüp görmediklerini soruyorduk. Çoğu ilerleyen yaşına rağmen ilk kez gördüğünü belirtiyor, şaşkınlığını gizleyemiyorlardı. Kimileri resmini çekip arkadaşlarıma göstereceğim diyor, kimileri Kur’an’la beraber çocuklarının hatıra fotoğraflarını çekiyordu, Rabbim herbirerlerine Kur’an’ın hidayetini nasib eylesin. Amin.

Kimisi “ben Müslüman değilim ama Kur’an’ı okumak istiyorum, dünya barışı da şahıslar arasındaki anlaşmazlıklar da ancak bu yolla çözülür“derken kimisi de aynı sorumuza çekimserce “ben Müslüman değilim” diyerek gözlerini kaçırıyordu.

Bir kaç defa standımızın önünden geçip içeri girmeye cesareti bulamayan Mark isminde bir genci davet ettikten sonra yalnızca Hristiyan ve Müslümanların değil ateistlerin de fuarı ziyaret ettiklerini öğrendik. Kısa bir konuşmadan sonra kendisini biraz daha açan Mark ile bir saati aşkın farklı meselelerden dersimiz oldu. Geçmişte bağlı olduğu dinlerin kitaplarının kendisini ateizme ittiğini belirtirken, bir arayış içinde olduğunu anlayabiliyorduk. Çünkü üstadımız Bediuzzaman’ın Emirdağ Lahikası sayfa 72’de dediği gibi “İki dehşetli harb-i umumînin neticesinde beşerde hâsıl olan bir intibah-ı kavî ve beşerin tam uyanması cihetiyle kat’iyyen dinsiz bir millet yaşamaz. Rus da dinsiz kalamaz, geri dönüp Hristiyan da olamaz. Olsa olsa küfr-ü mutlakı kıran ve hak ve hakikata dayanan ve hüccet ve delile istinad eden ve aklı ve kalbi ikna’ eden Kur’an ile bir musalaha veya tâbi’ olabilir.” Bu beşer de dinsiz yaşayamaz, geri dönüp Hristiyan da olamaz, öyleyse sen bu kulunun da aklını ve kalbini ikna et, Kur’an’a tebaiyet nasib eyle ya Rabb diye dualar ettik. İletişim bilgilerini aldığımız Mark’a Nurlardan hediye ettik. Rabbim okuyup imanını kurtarmayı nasip etsin. Amin.

Hizmet Vakfı ve Risale Press standımızı ziyaret eden bir başka gayr-ı müslim ise Felicita isminde bir rahibe idi. Saint Paul Üniversitesi‘nde idarecilik yapan rahibe öğrencilerine Dünya dinleri dersi verdiklerini, islam dinini de doğru kaynaklardan öğretmek istediklerini söyleyince kendisine de külliyat-ı Nuriyeyi ve sair islâmî kitapları takdim ettik. Kitaplara aşırı ilgi gösteren rahibeye kısa bir tanıtım yaptıktan sonra tereddüt etmeden sipariş verdi. Biz de aynı gün üniversiteye kitapları teslim ederek öğretmen ve öğrencilerin istifadesine sunduk. Rabbim bu ve benzeri daha nice üniversiteye nurlardan ve nurların sönmez ve söndürülmez kaynağı olan Kur’an’dan istifade etmelerini ve bu vesileyle nicelerinin hidayete ermelerini nasib eylesin, amin.

Risale-i Nur’ları ve Bediuzzaman’ı internetten bulan ve kitap fuarında gördüklerine inanamayan bir başka müslüman kardeşimiz ise sevincini şu cümlelerle hatıra defterimize döküyordu, “Esselamu Aleyküm, Rıza bey. Ben Shariful, dün kitap fuarında tanıştığınız öğrenci. Sizinle bu standda tevafuken tanışmamıza rağmen bana hediye ettiğiniz kitaplar için size nasıl teşekkür edeceğimi bilemiyorum. Bu yüzden size bir kez daha şükranlarımı bu vesileyle bildirmek istedim. Bana hediye ettiğiniz kitaplar için, hususen İngilizce Kur’an ve sayfalarını şimdi çevirdiğim Bediüzzaman’ın Tarihçe-i Hayatı için çok teşekkür ederim. Umarım yakında tekrar görüşmek nasib olur, ben küçük ve şirin bir yer olan sulu adasındanım ve biliyorum ki İstanbul çok daha muazzam bir yerdir. İnşaallah nasib olsa orayı da yakında ziyaret etmek istiyorum. Tekrar size çok teşekkürler ederim, efendim.” Bu duygu ve düşüncelerle hatıra defterimizi tezyin eden daha onlarca insan oldu.

Hulâsa bütün bütün sevk ve istihdam ile memur edildiğimiz bu hizmette şahsımız olarak ne kadar âciz ve Rabbimizin hidayetine ne kadar muhtaç olduğumuzu bir kez daha anlamış olduk ve siz kahraman ağabeylerimizden bu hizmet-i imaniye ve kur’an’iyede ihlas ile istikamet dairesinde ilelebed istihdam edilmek için dualar bekler, sizlere de dua ve selam ederiz.

Manila Nur Talebeleri

 

Nurları İnceleyen Rahibe

Saint Paul Üniversitesi’nde kitapları teslim ederken…

Standımızı ziyaret eden eski Mindanao Devlet üniversitesi rektörü Ahmad Alonto Jr. (Solda) ve ödülü çocuk kitapları yazarı bir akademisyen ile…

Kur’an’ın i’cazını müşahede eden iki hanım…

İ’caz-ı Kur’an’iyeyi başkalarına da göstermek isteyen bir gayr-ı müslim…

40 vucuh-u i’caz-ı Kur’an’iyeyi kör gözlere de gösteren üstad Bediuzzaman’ın tarihçesiyle bir hatıra resmi…


Etiketler: , Kategori:

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?