Günahlarını küçük zannetme -7

Nurdan Haber Haber Merkezi | |

Bugünlerde hatırıma geldi ki, hayat-ı içtimaiyeye giren hangi şeye temas etse, ekseriyetle günahlara mâruz kalıyor. Her cihette günahlar serbestçe insanı sarıyorlar.

“Bu kadar günahlara karşı insanın hususî ibadet ve takvâsı nasıl mukabele edebilir?” diye meyusâne düşündüm.

Hayat-ı içtimaiyedeki Risale-i Nur talebelerinin vaziyetlerini tahattur ettim.

Risale-i Nur şakirtleri hakkında necatlarına ve ehl-i saadet olduklarına dair kuvvetli işaret-i Kur’âniyeyi ve beşaret-i Aleviyeyi ve Gavsiyeyi düşündüm.

Kalben dedim ki: “Herbiri bin yerden gelen günahlara karşı bir dille nasıl mukabele eder, galebe eder, necat bulur?” diye mütehayyir kaldım. Bu tahayyürüme mukabil ihtar edildi ki:

Risale-i Nur’un hakikî ve sadık şakirtlerinin mâbeynlerindeki düstur-u esasiye olan iştirak-i a’mâl-i uhreviye kanunuyla ve samimî ve hâlis tesanüd sırrıyla herbir hâlis, hakikî şakirt, bir dille değil, belki kardeşleri adedince dillerle ibadet edip istiğfar eder.

Bin taraftan hücum eden günahlara, binler dille mukabele eder. Bazı melâikenin kırk bin dille zikrettikleri gibi, hâlis, hakikî, müttakî bir şakirt dahi kırk bin kardeşinin dilleriyle ibadet eder, necata müstehak ve inşaallah ehl-i saadet olur.

Risale-i Nur dairesinde sadakat ve hizmet ve takvâ ve içtinab-ı kebâir derecesiyle o ulvî ve küllî ubudiyete sahip olur. Elbette, bu büyük kazancı kaçırmamak için, takvâda, ihlâsta, sadakatte çalışmak gerektir.( Kastamonıu Lâhikası – Mektup No: 65 )

Evet,yukarıdaki mektup günahlar karşısında bizlere çok önemli bir reca kapısı ve müjdedir. Çünkü bu zamanda bizleri saran günahlara karşı dayanabileceğimiz ve karşı koyabileceğimiz kuvve-i maneviyemizdir. Hem şahsilikten ve ferdilikten çıkıp şahs-ı meneviye ve iştirak-i amal ile külli sevaplar kazanabileceğimiz bir kuvvettir.

Hem her bir kardeşimizin adına dua etmek ve istiğfar etmekle cemaatleşmenin bereketi ve kuvvetine kavuşmaktır.

Hatta böyle mütesanit bir cemaate sırr-ı ihlas ile girip iştirak etmekle ölüm gelse bile manevi olarak diğer kardeşlerimizin ruhu devam ettiğinden sevap cihetiyle ölmüyorum ve yaşıyorum diyebilmektir.

O zaman bu asrımızın bizlere hücum eden günahlarına karşı iştirak-i amal düsturu ve şahs-ı manevi havuzuna dehalet etmekle kutulma yoluna çok acele olarak dahil olmalıyız. Böylece herkes derecesine göre hissedar olacaktır inşallah.


Etiketler: , , , , , Kategori:

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?