1. Uluslararası ASSAM İslam Birliği Kongresinin Ardından

Nurdan Haber Haber Merkezi | |

HABER – YORUM
Dr. Nadir Çomak

İstanbul dün yine sıra dışı günlerinden birini yaşadı. Kültür ve Medeniyet ’in payitahtı, muhteşem bir toplantıya ev sahipliği yaptı. Toplantı başlığı heyecan vericiydi. Fakat yapılan konuşmaları izledikçe dinleyenlerin heyecanı arttı. İslam birliğinin sağlanması ve ümmet şuurunun oluşması için önemli konuşmaların yapıldığı bu toplantı İstanbul Wow otelde yapıldı. Programa İslam ülkelerinden davetli olarak gelen akademisyenler ve yurt içinden katılan akademisyenler konuşmacı olarak katıldı. Kongre kalabalık bir dinleyici kitlesi tarafından ilgiyle takip edildi. Türkiye’nin her köşesinden gelen geniş bir katılımcı kitlesi vardı. Organizasyon başarısı göz doldurdu. Üsküdar üniversitesinin girişimcilik kulübü öğrencileri gönüllü olarak katılımcılara hizmet sundular. Gençler böylece gönüllülük ilkesiyle hizmet etmenin ne demek olduğunu da yaşadılar ve güleryüzleriyle heyecanlarını birleştirerek hizmet ettiler.

Program Ankara Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Camimi İmam hatibinin muhteşem bir Kur’an tilavetiyle başladı. Ardından yapılan takdim konuşmaları, tebrik telgrafların okunmasının ardından konferansın esas konusuna geçildi.

Konferansın açılış bildirisini sunan Cumhurbaşkanlığı baş danışmanı Tuğgeneral Adnan Tanrıverdi paşa İslam âleminin içinde olduğu perişan vaziyeti muhteşem bir sunumla özetledi ve:

“Bir cihan devleti olan Osmanlı yıkılalı neredeyse tam yüz yıl oldu. Hilafet kaldırıldı ve bütün dünya Müslümanları başsız kaldı. Osmanlı topraklarında tam yetmiş iki (72) devlet kuruldu.” Dedi ve özetle şunları ifade etti: Gerçekten de, Osmanlı devletinin temsil ettiği bütün değerler ortadan kaldırılıp, yerlerine batı değerleri konuldu. Osmanlı topraklarında kurulan irili ufaklı devletlerin başına geçen ailelerin neredeyse tamamı Osmanlı ile problemli olan aşiretlerden seçildi. Yeni kurulan İslam devletlerinin sınırları tabii ve coğrafi unsurlara göre değil cetvelle masa başında çizildi. Osmanlı topraklarındaki başta petrol ve altın olmak üzere bütün yeraltı kaynakları batılı güçler tarafından sömürülmeye başlandı. İslam toprakları ve Müslümanlar sahipsiz kaldı. Çin’de altmış milyondan fazla Müslüman katledildi. Arakan Müslümanları İngiliz esaretinde yıllardır inim inim inledi. Yerleri değiştirilen Arakan Müslümanlarının çilesi bugün de devam ediyor. Türk Dünyası, Rus esaretinde perişan oldu. Müslüman Türkler dillerini ve dinlerini unuttu. Kırım kan ağladı ve hala da ağlamaya devam ediyor.  Keşmir İngilizler tarafından Hindistan’a peşkeş çekildi. Keşmir Müslümanları hala acı çekiyor. Afrika perişan oldu. Milyonlarca Afrikalı Müslüman katledildi. Yer altı ve yer üstü kaynakları sömürüldü. Filistin içler acısı bir halde ve neredeyse bütün toprakları Siyonist İsrail tarafından işgal edildi. Bosna’da yüzbinlerce Müslüman katledildi hem de sözde medeni olan batılı devletlerin gözleri önünde perişan edildi. Bosna’da şehit olan Müslümanların pek çoğunun kemikleri bile bulunamadı hala. Musul, Kerkük toprakları perişan oldu ve bir petrol paylaşım meydanı oldu. Irak Müslümanları mezhep çatışmalarına kurban edildi. Üç milyondan fazla Iraklı katledildi. Suriye harap oldu.  Beş milyon Suriyeli mülteci oldu. Ölü ve kayıp olan Suriyeli Müslümanların sayısı bile net olarak bilinmiyor. Ortadoğu perişan oldu. Mısır, Libya, Cezayir, Yemen gibi ülkelerde Müslüman halk eziyet çekmeye devam ediyor. Endonezya, Malezya ve Filipinlerdeki Müslümanlar terör tehdidi altında tutuluyor. Yeni karışıklıklar an meselesi. Kurdurulan paravan terör örgütleri İslam âlemini parçalamak için kullanıldı. Müslümanların kafası karıştırıldı. Pusulaları şaşırtıldı.

Mısır’ın hapiste çile çeken mazlum Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin Enfromasyon bakanı yaptığı konuşmada İslam Birliği ve kardeşliğinin önemini anlattı. Mısır’da yapılan emperyalist oyunları anlattı. İslam aleminin olan biten bu kirli oyunlardan ders çıkarması gerektiğini ifade etti.

Adalet ve Kalkınma Partisi milletvekili Metin Külünk konuşmasına, “İslam birliği fikrinin mimarı ve ortak İslam dinarının müdafisi olan rahmetli Necmettin Erbakan hocayı rahmetle anarak başladı. Müslümanların akıl ve hikmetle hareket etmesi gerektiğini önemle vurguladı. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın mazlum Müslümanlar için yaptığı çalışmaları ve terör örgütlerine karşı yürüttüğü mücadeleyi anlattı. İslam âleminden gelen misafirleri bir ev sahibi olarak karşıladı ve dedi ki; “siz misafir değil ev sahibisiniz, İstanbul sizin öz vatanınız” diyerek muhteşem bir kadirşinaslık örneği gösterdi.

Unutmayalım ki, bugün Türkiye, İslam âleminin umudu olan ve ayakta kalan tek Müslüman ülkedir! Mazlum Müslümanların umudu olan tek İslam devleti Türkiye’dir. Osmanlı devletinin külleri üzerinden tekrar yeşeren bir devlettir Türkiye. Mazlumların umudu, mültecilerin sığınacağı liman olan tek ülkedir Türkiye.

İSLAM BİRLİĞİ KURULMALI AMA NASIL?

Dünya Müslümanlarının başı, yani halifesi olmadığı için Müslümanlar bölük pörçük bir vaziyette yaşıyor ve inim inim inlemeye devam ediyor. Nevzat Tarhan; “Vatikan’da, papanın etrafında fotoğraf çektiren Hristiyan Avrupa’nın devlet adamlarının verdiği görüntü AB’nin aslında bir din birliği olduğunu ispat eder bir mahiyet arz ediyor. Acaba bugün Müslüman devlet liderlerinin birlikte resim çektireceği bir İslam Halifesi neden yok?” dedi ve acı bir feryat etti.

Türkiye’nin istisna üyeliği dışında, Hıristiyan savunma birliği hükmünde olan NATO, Müslüman devletleri ne kadar koruyor? Birleşmiş Milletler mazlum Müslümanların haklarını ne kadar savunuyor? Bunlar yetmezmiş gibi şimdi de Avrupa Birliği yeni bir ordu kurma hazırlıkları yapıyor.

ŞİMDİ BU GÜNÜMÜZÜ AYDINLATMAK İÇİN ŞU CAN ALICI SORULARA BİRLİKTE CEVAP ARAYALIM MI?

Müslüman devletlerin neden bir Müslüman Devletler Birliği Teşkilatı yok?

Müslüman devletlerin neden ortak bir barış gücü ordusu yok?

Müslüman devletlerin neden ortak bir para birimi yok?

Müslüman devletlerin neden ortak bir adalet ve içtihat teşkilatı yok?

Müslüman devletlerin neden ortak bir alfabesi yok?

Müslüman devletlerin neden İslami bir eğitim sistemi yok?

Müslüman ülkelerde okutulan ve İslami değerleri ve bilimsel gerçekleri birlikte anlatan ders kitapları neden hazırlanıp okutul mu yor?

BU SORULARIN CEVAPLARI YİNE İSLAM’IN ÖZÜNDE GİZLİDİR:

ASDER Hukuk müşaviri Av. Bülent Arı sunumunda bu sorulara şu çarpıcı cevapları verdi:

“Müslümanlar acilen bir İslam halifesi seçmelidir.

Müslüman devletler ortak bir para birimine geçmelidir.

Müslüman Devletler Ortak Bir Barış Gücü Ordusu kurmalıdır.

Müslüman Devletler Ortak Adalet Divanı kurulmalıdır.”

Dünya Müslüman Âlimler Birliği Genel Sekreteri Kardavi şu hakikatleri ifade etti ve:

“Müslümanlar Allah’ın ipine sımsıkı sarılmalıdır. Müslümanlar Kur’an’ı doğru anlamalıdır.

Müslüman’lar Sünnet’i Resulullah’ı doğru yaşamalıdır. Düzgün bir siyasi teşkilat kurmalıdır. Doğru bir İslami eğitim sistemi kurmalı ve hikmeti esas almalıdır. Doğru bir içtihat sistemi kurmalıdır” dedi ve biz terörist değiliz diye feryat etti. Çünkü:

“Dört Arap ülkesinin yayınladığı bildiride Dünya Müslüman Âlimler Birliği Başkanı Yusuf El Kardavi terörist ilan edildi” diye acı bir ah çekti. “Ey Müslüman kardeşlerim anlayın bizi” dedi.

ASDER BAŞKANI Prof. Dr. Nevzat Tarhan Müslümanları ayağına batan altı diken tespitinde bulundu ve:

“Müslümanlar doğruluktan vazgeçmemeli ve yalandan uzaklaşmalıdır.

Müslümanlar ve Müslüman cemaatler ümmet şuuruyla hareket etmeli ve aralarındaki ihtilafları ortadan kaldırmalıdır.

Düşmanlığa düşmanlık etmeli muhabbete muhabbet etmelidir.

Müslümanlar uhuvvet ve muhabbet düsturlarını esas almalıdır.

Müslümanlar çok çalışkan olmalıdır.

Yeis öldürülmeli; Ümit yaşatılmalı ve yeşertilmelidir” dedi.

ŞİMDİ DEĞERLENDİRME YAPMA VAKTİ:

ACABA BUGÜN TÜRKİYE MÜSLÜMANLARI NE YAPMALIDIR?

İşgal edilme sırasının Türkiye’ye gelmekte olduğunu görmelidir.

Türkiye’yi Suriye gibi parçalamak isteyen güçlerin farkında olmalıdır.

Tefrika ve parçalanmanın önüne geçip birlik olmalıdır.

Emaneti ehline teslim etmelidir.

Akrabalık ve kayırmacılık ortadan kaldırılmalıdır.

Son yüz yıldan beri İslam âleminin başına gelenler gençlerimize iyi anlatılmalı ve böylece gençlerimizin milli ve manevi duygularla donanarak güçlenmesi sağlanmalıdır.

Mazlum Müslüman milletlerin ümit kaynağı olduğunu bilmeli ve Allah’ın ipine sımsıkı sarılmalıdır.

Dr. Nadir Çomak


Etiketler: , , , , , Kategori:

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?