LİYAKATLİ VE OMURGALI BÜROKRAT İHTİYACI!

nurdanhaber | Haber Merkezi | |

TEOG ve YLS-YGS sistemi değişti. Yerine yeni bir sınav sistemi geldi. Bir eğitimci olarak yeni sınav sisteminin ilkelerini öğrenmek bir tarafa, henüz isimlerini bile öğrenemedik. Çünkü sınava birkaç ay kalmasına rağmen hala sınav sistemi ve soru tiplerinde değişiklikler yapılıyor. “Irmak geçerken at değiştirilmez” atasözünde ifadesini bulduğu gibi, sınavın yapılacağı yıl sınav sistemi değiştirilmez. Değiştirilirse telafisi çok güç zararlar ortaya çıkabilir. Bu sınav sistemi değişikliği gündeme geldiğinde ilgili bürokratlardan net ve cesur bir tavır göstermelerini beklerdik. Bu tavrın nasıl olması gerektiğini aşağıdaki misalle anlatmaya çalışacağım.

Karşıdan düşman askerinin geldiğini gören komutan topçu onbaşısına emreder; “asker, topu ateşle.”Komutan cevap olarak der; “emredersiniz komutanım. Ancak topu ateşleyebilmem için beş mani var.” Komutan, “Say bakalım neymiş bu maniler” der. Onbaşı saymaya başlar, “bir; barutu yok komutanım.” Komutan, “tamam tamam anlaşıldı, diğer maddeleri saymana gerek yok” der ve barut bulmanın telaşına düşer.

Bugün işte bu omurgalı onbaşı gibi omurgalı bürokratlara ihtiyacımız vardır. Milletimizin ekseriyetinin ve İslam âleminin medarı iftiharı olan cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan elbette memleketimizin ve milletimizin faydasına gördüğü hususlarda emir ve tavsiyelerde bulunacaktır. Fakat karşısında her denilene “evet” diyen bürokratlar olduğu müddetçe Memleketimiz bundan yarar değil zarar görecektir. Bunun son örneğini TEOG ve YLS-YGS sisteminin değiştirilmesi sırasında yaşadık ve hala yaşıyoruz. Sınav sisteminin değiştirilmesini emir ve tavsiye eden cumhurbaşkanımıza cevap olarak ilgili bürokratlar acaba onbaşının komutana verdiği cevabı verdi mi, merak ediyoruz.

Sınav sisteminin değişmesini isteyen cumhurbaşkanımıza cevap olarak ilgili bürokratlar acaba şunu söyledi mi: “Emredersiniz sayın cumhurbaşkanım. Ancak bu değişikliğin bir takım manileri var” dedikten sonra şu maddeleri saydılar mı?

Birinci mani: 2019 seçimleri öncesi kafalar karışır ve büyük bir yara alırız.

İkinci mani: Öğrencilerin kafası karışır ve motivasyonu bozulur.

Üçüncü mani: Öğretmenlerin huzuru kaçar ve kafası karışır.

Dördüncü mani: Veliler rahatsız ve huzursuz olur.

Beşinci mani: Yayıncılar zarar eder ve sezona hazırlık yapmak için bastıkları milyonlarca dolara karşılık gelen kitaplar çöpe gider.

Altıncı mani: Dershaneler ve sınavlara hazırlık kurslarının düzeni bozulur.

Yedinci mani: Muhalefet partilerine tenkit fırsatı doğar.

Sekizinci mani: Muhalif sendikalara ve STK’lar bayram eder ve sonuçta seçime hazırlanan bir iktidar olarak kendi kalemize gol atmış oluruz.

Şimdi soruyoruz: Acaba bu cevabı alan sayın cumhurbaşkanımız bu sınav değişikliğinde ısrar eder miydi?

Bu problemin akla getirdiği kaht-ı rical ya da omurgalı bürokrat ihtiyacı meselesi hakkında Kemal Öztürk, 21 Tem 2017 Cuma günü Yeni Şafak’taki köşesinde şöyle yazmış:

“Yeni bakanlar yeni kadrolar, yeni ekipler kurmak isteyecek ve sonra şöyle diyecekler: “Doğru düzgün adam yok”. Bu doğru mu? Bence değil.

Uzun süreden beri bu konu konuşuluyor. Gerçekten de kurumlarda ciddi sorunlar var. İş üreten, proje üreten, fikir üreten, inisiyatif alan yeni açılımlar yapan çok az insan kaldı. Bürokratik kadrolarda, siyasi kadrolarda, devlet kadrolarında bir ehliyet sorunu yaşanıyor. Bunlar doğru. Ancak bu kaht-ı rical, yani ‘devlet adamlığı yoksunluğu’ bu demek değildir. Anlatayım.

DEVLET ADAMI BULUNAMIYOR MU?

Yaşadığımız sorun, liyakat ve ehliyete göre insan istihdam etmeme sorunudur. Zira Türkiye’nin yetişmiş nitelikli insan kaynağı, devlet adamı bulunuyor…”

“…Liyakat ve ehliyet meselesi devletin ciddi sorunu haline geldi. ‘Benim adamım’ kavramı, itaati ve sadakati önceler. Sadakat dediğimiz, devletine ve milletine sadakat ise, eyvallah. Yok her dediğime ‘evet’ diyecek, hiç itiraz etmeyecek, hep bana sadık kalacak adam arıyorlarsa, burada sorun var demektir. Sorun var dediysem, bu tip adamlar bulmayı kast etmiyorum. Bunlarda mebzul miktarda var. Sorun, bu tip adamlarla devleti yönetmekte.

Hepimiz şahit olmuşuzdur. AK Parti’nin ilk iki döneminde liyakat ve ehliyete çok önem verilirdi. Bir atama olmadan önce kılı kırk yaran araştırmalar yapılır, eğitimine, tecrübesine bakılırdı…”

“…Son 5 yıldır bu konuda sorunlar çıkmaya başladı. Atamalarda titizlik çok azaldı sanki. Evet, devletin ciddi sıkıntıları var, sadakat çok önemli hale geldi…”

Bu yazıdaki tespitlerden de anladığımız gibi günümüzün problemi, yönetim kademelerinde liyakatli insanlara ulaşma problemidir. Yalnızca vatanının ve milletinin menfaatini düşünen ihlaslı bürokratlara ihtiyacımız var. Memuriyeti bir hizmet makamı olarak görüp o makamda kalmayı değil hizmet etmeyi esas alan ve gerektiğinde “hayır” diyebilen bürokratlara ihtiyacımız var.

Bugün bürokratlarımız “hayır” diyemiyorsa, hiç olmazsa yukarıdaki misaldeki onbaşı gibi “emredersiniz komutanım, ancak topu ateşlemem için beş mani var” diyebilme cesaretini göstermelidir.

Dr. Nadir Çomak

 


Etiketler: , , , ,
Kategoriler: Dr. Nadir Çomak Yazarlarımız

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?