Yunus kıssası ve kıssadan hisse

Nurdan Haber Haber Merkezi | |

 

Hazret-i Yunus Aleyhisselamın meşhur kıssasının özeti: Denize atılmış, büyük bir balık onu yutmuş. Deniz fırtınalı ve gece dağdağalı ve karanlık ve her taraftan ümit kesik bir vaziyettedir.

“Senden başka ilâh yoktur. Seni her türlü noksandan tenzih ederim. Gerçekten ben kendine zulmedenlerden oldum.” Enbiya Suresi, 21:87.” Münacatı, ona hemen, derhal kurtuluş aracı olmuştur.

Hazreti Yunus Aleyhisselamın münacatı-yakarışı-duası, en büyük bir münacattır. Bu münacat en mühim duanın kabulüne vesile vasıtadır.

Yunus (AS) ne dedi? “Karanlıklar içinde niyaz etti: ‘Senden başka ilâh yoktur. Seni her türlü noksandan tenzih ederim. Gerçekten ben kendine zulmedenlerden oldum.'” Enbiya Suresi, 21:87.”

Şu münacatın büyük sırrı şudur ki:

O vaziyette sebepler tamamıyla hükümsüz hale gelmişti. Çünkü o halde ona kurtuluş verecek öyle bir Zat lâzım ki, hükmü

hem balığa,

hem denize,

hem geceye,

hem gökyüzüne geçebilsin.

Çünkü onun aleyhinde gece, deniz ve balık birlik yapmışlar. Bu üçünü birden emrine boyun eğdiren bir Zat onu kurtuluş sahiline çıkarabilir. Eğer bütün halk onun hizmetkarı ve yardımcısı olsaydılar, yine beş para faydaları olmazdı.

Demek sebeplerin tesiri yok. Bütün sebepleri ve sebeplerin sonucunu yaratan Allah’tan başka bir sığınak olamadığını aynelyakin gördü.

Allah’ın her bir varlıkta birliğinin görülmesinin sırrı, tevhit nuru içinde inkişaf ettiği için, şu münacat birden biregeceyi, denizi ve balığı boyun eğdirmiştir, itaat ettirmiştir.

O tevhit nuru ile balığın karnını bir denizaltı gemisi hükmüne getirmiştir.

Ve zelzeleli dağ gibi dalgalar dehşeti içinde, deniz, o tevhit nuru ile emniyetli bir ova, bir gezinti alanı ve seyir yeri olmuştur.

O nur ile gökyüzünü bulutlardan süpürüp, ayı bir lamba gibi başı üstünde bulundurdu. Her taraftan onu tehdit ve tazyik eden o mahluklar, her yönde ona dostluk yüzünü gösterdiler. Sonunda kurtuluş sahiline çıktı, kabak ağacı altında Allah’ın lütfünü gözlemledi.

Sonuç olarak biz de Yunus (AS) gibi hükmü hem balığa, hem denize, hem geceye, hem gökyüzüne geçen Allah’a Yunus (AS)’ın duası ile yalvarmalıyız. O zat insanın İlahı, Rabbi, sığınağı, kurtarıcısı, arzu ettiği öyle bir Zattır ki, bütün kâinat Onun hüküm ve idare eden elindedir. Atomlar, gezegenler, yıldızlar dahi emri altındadır. Elbette öyle bir insan daima Yunus (AS) gibi: “Senden başka ilâh yoktur. Seni her türlü noksandan tenzih ederim. Gerçekten ben kendine zulmedenlerden oldum.” demeye muhtaçtır. (1. Lem’a’dan alınmıştır.)


Etiketler: , , , Kategori:

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?