Nurdan Haber

Risale-i Nur Talebelerinin Müstesna Vasıfları

Risale-i Nur Talebelerinin Müstesna Vasıfları
14 Mayıs 2018 - 8:00

Nurdanhaber – Abdulkadir HAKTANIR

Risale-i Nur Talebelerinin vasıfları nelerdir diye sorulabilecek bir soruya verilebilecek en kaliteli cevap şu olacaktır: Risale-i Nur Talebeleri kalplerinde barındırdıkları sarsılmaz bir iman ve engin bir şefkatle kendilerini insanlığın husussan bu vatan evladının dünyevi ve uhrevi saâdetine adamış mana erleridir. En önce şunu belirtmek gerekir ki Risale-i Nur Talebeleri veya kısaca Nur Talebeleri gaye edindikleri Allah’a iyi bir kul olmak ve ellerindeki Kur’ânî hakîkatleri muhtaçlara ulaştırmak hizmetinde bizzat ve en evvel İslamiyet’in tebliğcisi ve Cenâb-ı Hakk’ın en son ve en sevgili peygamberi Hz. Muhammed (A.S.V.)’ı kendilerine bir model almışlardır. Onların Efendimizin sünnetine sıkı sıkı yapışmaları da şu zamanda tam bir ehl-i sünnet vel cemaat olduklarının en kuvvetli delilidir.

Nur Talebeleri her zaman ve her yerde okudukları üstadları Bediüzzaman Said Nursi’nin te’lif etmiş olduğu Risale-i Nur Külliyatı’yla da Halık-ı Kâinat’ın kelamı olan Kur’an-ı Kerîm’e sıkı sıkıya bağlıdırlar. Çünkü Bediüzzaman’ın da ifade etmiş olduğu gibi Risale-i Nurlar Kur’ân’ındır ve Kur’andan çıkmış, Kur’anı hakikatlerı anlatan eserlerdir. Her bir risale Furkan ayetlerinden yansıyan ışıklardır. Böylece Nur Talebeleri en doğru ve en geniş cadde olan Kur’an’ın caddesindedirler. Hiçbir batıl inanç veya sapık düşünce onlarda yoktur ve olamaz. Çünkü onlar doğrudan doğruya Kur’an-ı Hakim’e şakird olmuşlardır. Kur’an- Kerim’in vermiş olduğu feyiz, Peygamber Efendimizin ( A.S.V.) temsil ettiği hayat tarzı ile Nur Talebeleri kuvvetli ve hakiki imanın peşindedirler. Onlar sadece kuru bir taklitle değil deliller ve hüccetlerle görür gibi Allah’a îmân ederler ve bu yüzdendir ki hiç bir vesvese ve şüphe onların imanlarında gedik açmaz, açamaz.

Şöyle söyleyebiliriz ki Nur Talebelerinin hedef ve gayesi Kur’an-ı Hakim’in ali bir tefsiri olan Risale-i Nur’la Halık-ı Kainat’a olan imanlarını kuvvetlendirmek ve başkalarının da imanlarına kuvvet verebilmek için çalışmaktır. İmandan sonra nur Talebelerinin en belirgin vasfı tam bir ihlasla yaşamaları ve hareket etmeleridir. Biraz daha açarsak; onlar yalnız ve yalnız Allah için yaşarlar ve kalplerinde O’ndan gayri hiçbir şeye gönül bağlamazlar. Onlar severler ve merhametlidirler fakat bu Allah adına bir muhabbet ve Cenab-ı Hakk namına bir şevkattir. Onlar sırf Allah rızası için çalışırlar ve rıza-yı ilahiden başka hiçbir maddî ve mânevî menfaati gaye edinmek bir yana düşünmekten bile akrepten kaçar gibi kaçarlar. Zaten Risale-i Nur hizmetinin bu vatanda ve tüm dünyada hızla yayılmasının amili de Nur Talebelerinin hiçbir şey beklemeden ve ummadan hatta şahsi kemalatlaranı da bu yolda feda ederek başkalarının dünya ve ahiret saadetleri için çalışmalarıdır. Onlar ihlaslarına en ufak bir zarar getirmemek için hiçbir maddi hediyeyi ve sadakayı kabul etmezler.

Başka insanlara muhtaç olmamak ve yüz suyu dökmemek için her hususta kanaat ve iktisadı kendilerine düstur edinmişlerdir. Risale-i Nur Talebelerinin anlatmakla tarif edilmeyecek bir özelliği de aralarındaki samimi uhuvvet yani kardeşliktir. Onların bu manevi kardeşliği nesebi kardeşlikten daha iledir. Bu sıcak uhuvvet onları birbirinin sahibi, bedeli ve canı, cananı yapar. Birinin gözü diğerinin de gözüdür, birinin eli diğerinin de elidir, birinin validesi diğerinin de validesi gibidir. Bu sırla onlar binler dille dua etmiş gibi, binler vücutla İslam’a hizmet etmiş gibi bir ecir ve sevab kazanırlar.

Bu ciddi uhuvvetin tabii neticesidir ki onlar birbirlerine her şeylerini feda eden, kardeşinin, maddi ve manevi menfaatini kendisine tercih eden, hata, kusur ve düşmanlık karışsında değil kızmak lütuf ve şefkatle muamele eden ali-cenab bir ruha sahiptirler. Risale-i Nurlar’a hiç okumamış birinin kısa bir süre içerisinde bu nurani dairede enaniyetini ve gururunu eritip İslam davasına gönül vermesi de bu dostluğun sayesindedir. Onlar her mü’min ve Müslümanı kim olursa olsun hangi yolda giderse gitsin hatta şahsına düşmanlık da beslese affeder ve severler. Çünkü onlar asıl, azılı iman ve İslamiyet düşmanlarına karşı mücahede ederler.

 

www.NurNet.Org

 

Alem-i İslamBediüzzaman'danDr. Mehmet Rıza DerindağDünyaGenelGünün Hadisiİslam ve HayatMisafir YazarlarNur TalebeleriTürkiyeYazarlarımız
Leyle-i Regaib Özel 5.000 Hatim Programı
Alem-i İslamBediüzzaman'danDünyaGenelGündemGünün DersiGünün Hadisiİslam ve HayatNur TalebeleriTürkiyeYazarlarımız
Genç Hafızlardan Şehitlerimiz İçin Dualar ve Kur-an’ı Kerim Tilavetleri
Alem-i İslamDerslerDünyaEkonomiFıkıh & HadisGenelGündemGünün DersiGünün DuasıGünün HadisiHayatHizmetİslamİslam ve HayatKartpostal - VecizeNur TalebeleriRisale-i NurRisale-i Nur DünyasıSorularla RisaleSual-CevapTürkiyeYazarlarımız
Boğaziçi Üniversitesi Öğrencileri ile Risale-i Nur Dersi” ŞUALAR’DAN 9.DERS ( 9. ŞUA )