Kurtarılamayan Kambur Balina ve Batı Anlayışı

Nurdan Haber Haber Merkezi | |

Nurdanhaber – Nurettin HUYUT

 

Kalabalık bir insan topluluğu kıyıya vurmuş bir Kambur Balinayı kurtarmaya çalışıyordu. Spiker de olayı heyecanlı bir şekilde anlatmaya çalışıyordu. Sanırım çok büyük çaba ve gayret sarf etmişler.
Ancak kurtaramamışlar.
Takip ettim Dünya basınının önemli televizyonları bunu adım adım takip etti, haber yaptı yalancı gözyaşları döktü.
Müjdeli haberi veremedikleri için de üzgünlerdi.
Egolarını tatmin edemediler. Bir canı kurtaramadılar. (!)
Aslında bana sorarsanız bir canı değil binlerce canı öldüreceklerdi ama öldüremediler.
Haberden sonra Kambur Balinaların belgeselini izliyordum. Konu Kambur balinaların avlanması idi. Tevafuk etmişti. Balinalar birlikte Küçük  Balıkları Hava kabarcıkları üreterek hapsediyorlardı. Ve bir anda saldırıyorlar. Hapsolmuş balıklardan Her biri en az 100 kg balık yakalayarak yiyordu. Yani bir balık binlerce balığı bir seferde Öldürüyor ve midesine gönderiyordu..
Belgesel balinaların farklı balıkları nasıl avladıklarını tek tek tespit etmişti. Sadece küçük balıkları değil Fok balıklarını da acımasızca parçalayıp mideye indiriyorlardı
Şimdi ne demek istediğimi anladınız sanırım.
Batı anlayışına göre bir canlı büyükse değerlidir, sanatlıdır, harikadır. Ama aynı canlının bir başka türü küçükse değersizdir, sanatsızdır, kıymeti yoktur öldürülebilir.
Zaten kambur balinayı  Kurtarma çabaları da bunu gösteriyordu.
Bediüzzaman hazretleri bunu tespit etmiş ve bakın bu meseleyi ne kadar güzel tarif etmiş: “Çünkü mâsum hayvanları parçalayan canavarlara himayetkârâne şefkat etmek, o biçare hayvanlara şedit bir gadr ve vahşi bir vicdansızlıktır.” S. Nursi
Burada birbirini tetikleyen peşpeşe iki yanlışı var.
Biri; küçük hayvanları değersiz görmek ve adeta canlı değilmiş gibi muamele etmek.
İkincisi; Aç canavara yersiz merhamet etmek (aslında binlerce canlıya gizli merhametsizlik)
Batı anlayışı Allah’ı tanımayan kendini yeryüzünün sahibi sanan bir anlayıştır.
Denizin dibinde dişi kırılan bir balinaya acır güya merhamet eder bir kahraman gibi dişini tamir eder. bunuda bütün insanlara duyurmayı bir şeref zanneder.
Oysa aynı o kişi bahçesinde yuva yapmış 100 binlerce karıncayı acımasızca ilaçlayarak öldürür.
İstatistiklere göre sadece Amerika’da haşereleri öldürmek için 2,5 milyar dolar para harcanmaktadır. Her ne kadar ilahi güç sayesinde o haşerelerin Sayılarında hiçbir azalma olmasa da bu vahşi yaklaşım Her yıl tekrarlanmaktadır.
Evet batı anlayışı budur.
Her şeyi sahipsiz başıboş kimsesiz zanneder. Güçlü olanı da her zaman haklı bulur. Maymunları kendine benzediği için akrabası zanneder şefkat eder besler büyütür. Kendi içinde vatandaşına karşı merhametli ve demokrattır. Ama dışa karşı hem zalimdir hem merhametsizdir. Küçük bir menfaati için dünyayı ateşe vermekten çekinmez.
Üzülerek beyan etmeliyim ki, bu anlayış hızla bizim insanımızı da kuşatmaktadır. Bu anlamda tedbir alınmazsa yakın gelecekte bu yanlış anlayış nedeniyle merhametsiz bir toplum olma yolunda büyük adımlar atacağımız kaçınılmazdır.


Etiketler: , , , , ,
Kategoriler: Nurettin Huyut

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?