Mirac’ın Mesajı

Nurdan Haber Haber Merkezi | |
Nurdanhaber – Prof. Dr. Sıtkı GÖKSU
Bugün akşam yani 13 Nisan’ı 14 Nisan’a bağlayan gece Mirac Gecesi, Mirac kandilidir. Bu
vesile ile tüm okuyucularımın Mirac Kandilini tebrik ederim.
Bu gece ikinci bir Kadir Gecesi gibi sevaplıdır. Yani bu gece mümkün oldukça çalışmakla
kazanç birden bine çıkar. Memurlar için Cumartesi günü tatil olduğundan geceyi sabaha kadar
değerlendirmek mümkündür ve çok büyük karlar elde edilecektir.
Tün mübarek gecelerde olduğu gibi Kur’an okuyarak veya dinleyerek, Cevşen okuyarak,
Kur’an hakikatlerin okuyarak, kaza namazlarımızı kılarak, çocuklarımızı sevindirerek
gecemizi ihya edebiliriz.
Mirac Peygamberimizin Mescid-i Haramdan yani Kabe’den Mescid-i Aksa’ya yani
Kudüs’teki camiye ve oradan da diğer sema tabakalarına gitmesi ve gezmesi hadisesidir.
Peygamberimiz bütün dinlerin varisi olarak Mescid-i Aksa’da bütün peygamberlere namaz
kıldırmıştır.
Hz. Muhammed (ASM) semadaki tabakaları gezmiş, görmüş, cenneti, cehennemi ve Zat-ı
Zülcelali görmüş ve bize de müjdesini getirmiştir.
Miracın meyvelerinden en önemli birisi namazdır.
Bakara suresini son iki ayeti yani 285 Ve 286 Ayetleri yani hocalarımızın yatsıdan sonra
okudukları “Amenerresulü”yü peygamberimiz Hz. Muhammed (ASM) Mirac’da bizzat
Allah’tan almıştır.
Mirac vasıtası ile peygamberimiz Hz. Muhammed (ASM) cenneti ve cehennemi görmüştür.
BU çok önemlidir. Öbürkü tarafa giden var mı? diye ulu-orta konuşanlara karşı en susturucu,
güzel cevap; konusunda hem ehl-i ihtisas ve ehl-i ispat olan peygamberimiz (ASM)’dır. O
gördüm diyorsa, görmüştür. Bu konular dört dörtlük herkese anlatılamaz. “Akla kapı açıp,
ihtiyarı elden almamak dinin özelliğidir.”
Peygamberimizin arzlılara, dünyada yaşayanlara karşı en büyük mucizesi şakk-ı kamer-ayın
ikiye ayrılmasıdır. Semadakilere yani ruhanilere karşı da en büyük mucizesi Mirac’tır. Cebrail
(AS) bile bir aşamadan sonra “Ben daha gidemem, yoksa yanarım.” demiştir.
Peygamberimiz kab-ı kavseyn yani imkan ile vücud arasındaki makama kadar gitmiş, o
makamdan Rüyetullahı seyretmiştir.
Peygamberimiz Rüyetullaha bütün iman ehlinin mazhar olacağının müjdesini getirmiştir.
Dünyada insanın bir rüyada saniyeler içinde ne kadar şeyler gördüğü belki bir senelik işleri
yaptığı bilinir.
İnsanın ruh süratinde veya hayal süratinde hareket edince ne kadar hızlı hareket edebildiği
bilinir. Yani hayal süratinde bir anda Neptün gezegenine gidebilir.
Peygamberimiz miraca hem ruhu hem bedeni ile çıkmıştır. Bu dünyada ve cennette beden
ruha arkadaş olarak verilmiştir. Niçin Mirac’da arkadaş olmasın?
Koca küreleri, gezegenleri, güneşleri, yıldızları sapan taşı gibi çeviren bir kudrete malik olan
Allah’a en sevdiği, kainatı yüzü suyu hürmetine yarattığı bir kulunu, Peygamberimiz Hz.
Muhammed (ASM)’ı çok ulvi bir maksat için, sema tabakalarında gezdirmesi ve huzuruna
alması anormal olabilir mi?


Etiketler: ,
Kategoriler: Prof. Dr. Sıtkı Göksu

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?