Nurdan Haber

Bunun Nesi Tesadüf!

Bunun Nesi Tesadüf!
29 Nisan 2018 - 0:45

Nurdanhaber – Ömer SEVİNÇGÜL

Psikoloji dersime gelen adam fanatik biri. Her fırsatta maddeci felsefesini empoze ediyor. ‘Tesadüf’ kelimesi dilinden düşmüyor. Karşı çıktım, sınıfta tartıştık. Susturdu beni. Bir de özgürlükçü geçinmese! Bu konuyla ilgili bir şeyler yazsan, ben de onu sınıf arkadaşlarımla paylaşsam ne iyi olur!” demiş bir genç okurum. Hemen cevap yazdım…

“Bir duvarla konuşmak fanatikle konuşmaktan daha akıllıcadır. Fanatik düşünmez, kendisine ezberletileni tekrar eder.

Evet, Allah diyemeyenler madde derler, evrim derler, tesadüf derler, her yerde görülen mucize eserleri bunlarla açıklamaya çalışırlar.

Mükemmel bir sarayın ustasını inkâr edip “Bu bina taşların tesadüfen bir araya gelmesi sonucu kendi kendine yapıldı” diyen birini görsen, gülersin.

Bir şiirin şairini inkâr edip “Bu şiir harflerin rastgele toplanmasıyla yazıldı” diyeni ciddiye almazsın.

Peki, biri çıkar da birer sanat şaheseri olan harika canlıların tesadüfen var olduğunu söylerse ne der, ne edersin?

Her akıl sahibi bilir ki, yaratıkların yapı taşı olan elementler ilim, irade ve hayattan yoksundurlar. Kendilerini bile tanımazlar. Bir sanatkâr tarafından kullanılmadıkça ‘eser’ hâline gelmeleri imkânsızdır.

Her eser güzellik ve ahenginin diliyle sanatkârını ilan eder. Kelebeğin resmini yapanı takdir edip aslını tesadüfe havale etmenin nesi ‘bilimsel’ ve akıllıca?

Birbirine benzemeyen şu suretler, biçimler, görünüşler harika yaradılışlarıyla tesadüfün beş para etmediğini göstermiyor mu?

Düşün! Kelebek niçin kartal kadar büyümüyor? Kanat niye metrelerce uzamıyor? Zerreleri belli sınır çizgilerinde durduran nedir?

Buna ‘tesadüf’ diyemeyen maddeci kafa ‘genler’ diyebilir. Halbuki her gen ilim ve iradenin parlak bir aynası, kaderin küçük bir numunesidir. Bir şifredir, bir plandır. Kendisini yazan, planlayan ve uygulayan bir ilim sahibini gösterir. Planın bina yaptığı nerede görülmüş?

Her varlık belli kanunlarla meydana gelir. Canlılar, belirli yasalara uyarak hayatlarını sürdürürler. Yasa bir ilim işidir. Yasanın, ilmin olduğu yerde tesadüfe yer yoktur. Tesadüf imha eder ama inşa edemez.

Bir uçak düşün ki, yakıtını kendisi temin ediyor, her sene kendine benzer binlerce uçak üretiyor, pilotsuz uçuyor, konup kalkmak için özel havaalanı istemiyor, üstelik parmak ucuna konacak kadar küçük.

Bir mühendis böyle bir uçak yapsa bütün dünyanın takdirini toplar. Herkes hayretle ondan söz eder.

Biri çıksa da, “Evet, bu uçak harika ama bir ustası yok. Kendi kendine, tesadüf eseri meydana geldi” dese, aklından şüphe edersin.

Her sinek, her kuş hayali uçağımızdan bin kat daha mükemmel. Üstelik hayat sahibi. Diğer canlılar da sanatça sinekten, kuştan geri kalmaz. Bir baharda milyarlarcası yaratılan bu eserler nasıl ‘tesadüf’ eseri olabilir!

Sadece yedi harften oluşan ‘tesadüf’ kelimesi bile tesadüfen yazılamazken, milyarlarca atom harfinden meydana gelen varlıkların tesadüfen var olduğunu nasıl kabul ederiz!

Kâinat çeşit çeşit yazılardan oluşan harika bir kitap. Gülün kokusunda, kelebeğin kanadında, bülbülün sesinde, toprağın dirilişinde yazılar var.

Suyun harelerle akışı, ayın ışıl ışıl parlayışı, koyunun şefkatle meleyişi, rüzgârın heyecanla esişi, insanın düşünüşü, sevişi, ağlayışı, gülüşü hep birer yazıdır. Yeter ki okumayı bilsin insan, anlamak istesin.

Fakat her yazıyı herkes okuyamaz. Yazı vardır, gözle okunur. Yazı vardır, kulakla, vicdanla, akılla, gönülle okunur. Yazı vardır, imanla okunur.

Gökyüzü ve yeryüzü sayfalarında kudret kalemiyle yazılmış yazılar var. Kâinatın yaratıcısı bunlarla da tanıtıyor kendini.

Fakat neylersin, dünya bir imtihan yeri. Kimi imanı seçiyor, kimi küfrü.

Maddecilik ve onun bir parçası olan evrim kuramı, kendine özgü rahipleri ve fanatik dindarları olan batıl bir dindir.

Bir tek ilaha iman etmemek için her bir atoma, elemente ilahlık yakıştırıyor, bilim kılıfı içinde sundukları tutarsız yorumlarına bizim de inanmamızı istiyorlar.

Heyhat! İnanmak istemeyene uyarıların yararı olmuyor!

Fakat yine de uyarmak gerek. Muhataplarına yararı olmasa da sana yararı var. Bir mümin olarak görevini yapmış olursun.”

 

Alem-i İslamBediüzzaman'danDr. Mehmet Rıza DerindağDünyaGenelGünün Hadisiİslam ve HayatMisafir YazarlarNur TalebeleriTürkiyeYazarlarımız
Leyle-i Regaib Özel 5.000 Hatim Programı
Alem-i İslamBediüzzaman'danDünyaGenelGündemGünün DersiGünün Hadisiİslam ve HayatNur TalebeleriTürkiyeYazarlarımız
Genç Hafızlardan Şehitlerimiz İçin Dualar ve Kur-an’ı Kerim Tilavetleri
Alem-i İslamDerslerDünyaEkonomiFıkıh & HadisGenelGündemGünün DersiGünün DuasıGünün HadisiHayatHizmetİslamİslam ve HayatKartpostal - VecizeNur TalebeleriRisale-i NurRisale-i Nur DünyasıSorularla RisaleSual-CevapTürkiyeYazarlarımız
Boğaziçi Üniversitesi Öğrencileri ile Risale-i Nur Dersi” ŞUALAR’DAN 9.DERS ( 9. ŞUA )