Ömrümüze Ömür Katan Ramazan

nurdanhaber | Haber Merkezi | |

ÖMRÜMÜZE ÖMÜR KATAN RAMAZAN

Kur’an-ı Kerim’in indirilmesi hem Allah için hem de insanlar için çok önemli bir olaydır. Çünkü Allah, Kuran ile kendisini tanıtmış ve emirlerini bildirmiştir ve bizler de yine Kur’an sayesinde doğru yolu bulmuşuzdur. Bu nedenlerden dolayı Kur’an’ın indirilmeye başlandığı gece ve onu içine alan Ramazan ayı Allah katında diğer aylardan farklıdır. Bu farklılık, Allah’ın merhamet ve affediciliğini bu ayda kulları üzerinde daha fazla göstermesi şeklinde ortaya çıkar. Mesela diğer günlerde yapılan bir iyiliğe on kat sevap yazılırken bu ayda binlere çıkar. Hatta cuma gecelerinde daha da artar ve nihayet kadir gecesinde otuz bine ulaşır. Rabbimiz bu müjdeyi Kadir suresinde şöyle haber verir:

“Biz onu ( Kuran) kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesinin ne olduğunu sen ne bileceksin. O gece bin aydan hayırlıdır. O gecede Rablerinin izniyle melekler ve ruh (Cebrail) her iş için iner dururlar. O gece esenlik doludur ta fecrin doğuşuna kadar.” (Kadr Suresi, 1-5)

Bu sure bize, bir Ramazan ayında ömrümüze bin ay yani ortalama seksen küsur senelik bir ömür katabileceğimizin müjdesini veriyor. Hem peygamberimiz: “Bir kimse inanarak ve karşılığını sadece Allah’tan bekleyerek ramazan orucunu tutarsa geçmiş günahları bağışlanır.” (Buhari, Savm, 6 ) buyurarak geçmiş ömrümüzdeki günahlarımızın affedilebileceğini haber veriyor.

İşte, dünyaya ahiretini kazanmak için gelen insana Ramazan ayı, bire bin aldığı gayet kârlı bir ticaret vaktidir. Allah, hem dünyalık işlerimizden geri kalmayalım hem de her dakikası ömrümüze bin dakika sevap katabilen bu ayı ibadetsiz geçirip bu sevaplardan da mahrum kalmayalım diye gündüzleri oruç ibadetini farz kılmıştır. Evet, oruç ibadeti dünya işleri ile meşgul olmamıza engel olmamakta, bir taraftan çalışırken diğer taraftan da aklımıza ve kalbimize açlık sebebiyle her an Allah’ı hatırlatıp bize sevap kazandırmaktadır. Bu öyle bir sevaptır ki Rabbimiz: “Oruç benim içindir; onun karşılığını ben vereceğim. ” (Buhari, Savm, 2/ 9) buyurarak büyüklüğüne dikkat çekmiştir. Peygamberimiz de, her bir dakikası ehemmiyetli bir sevaba dönüşebilecek olan bu ayın gecelerini boş geçirmemek adına yirmi rekâtlık teravih namazını bizlere sünnet kılarak binler rekât namaz sevabını elde etmemizi istemiştir. Ayrıca Müslümanlar, mukabele ve hatimlerle de okudukları veya dinledikleri her bir Kur’an harfine karşılık yine binlerle sevap kazanmaya çalışmışlardır.

Böylece Ramazan bayramında bu ayda kazandığımız, o ömrümüze ömür katan sevapların sevincini ve geçmiş ömrümüzde işleğimiz günahlardan kurtulmanın mutluluğunu yaşarız. Cennete yaklaşıp cehennemden uzaklaşmanın saadetine ereriz. Hem Allah’a, gerçek kulluğun ve şükrün nasıl yapılacağını öğrenmenin hazzını yaşarız. Hem de kötü ahlaklardan uzaklaşıp iyi huylar kazanmanın güzelliğini hissederiz. Ayrıca zekâtlarımızla, fitrelerimizle ve sadakalarımızla fakirleri sevindirmenin de sevinciyle coşar ve birbirimizin bu kazançlarını tebrik ederiz.

Mehmet BİLEN

 


Etiketler: , ,
Kategoriler: Mehmet Bilen Yazarlarımız

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?