Başımıza gelen musibetler

nurdanhaber | Haber Merkezi | |

Başımıza gelen musibetler ve hastalıklardan dolayı şikâyet etmeye hakkımız yoktur.

  1. Mülk Allah’ındır. Mülk sahibi mülkünde istediği gibi tasarruf eder. Cenabı Allah mülkünde sanatını göstermek istiyor. Ücretini de peşin verdiği bu vücudumuzu elbette sanatını icra edebilmek için keser uzatır kısaltır sakat eder sağlam eder tâki sanatını gösterebilsin.

Mesela bir terzi bir manken kiralasa ona belli bir ücret karşılığında elbisesini onun üzerinde denese Onu oturtup kaldırsa elbiseyi kesse uzatsa kısaltsa O manken itiraz edebilir mi? “Bana çok yakışan bu elbiseyi neden kesiyorsun kısaltıyorsun uzatıyorsun beni neden yürütüyorsun oturtup kaldırıyorsun” diyebilir mi? demeye hakkı var mı? Elbette yoktur çünkü ücretini alıyor.

Aynen o terzi gibi Cenabı Allah’ta insanı yaratmış veya canlıları yaratmış onların üzerinde sanatını icra ederken oturtup kaldırır yürütür koşturur. İnsanı da düşürür kaldırır zahmet verir, meşakkat çektirir, sakat eder. Gayet normaldir. Çünkü ücretini peşin vermiş. İnsanın şikâyet etmeye hakkı yoktur onun hakkı verilen nimetlere karşı şükür etmektir teşekkür etmektir

  1. Hastalık ve musibetler sayesinde vücudumuz güç kazanır tasaffi eder temizlenir. Bugün bilim dünyası da bunu ispat ediyor çocuk yaşta yaşanan bazı sıkıntılı haller insanı dayanıklı hale getiriyor ve vücudunu sağlamlaştırıyor hastalıklara karşı koruma sağlıyor bağışıklık kazanıyor.

Monoton hayat ölü gibidir. Yaşanmamış gibidir insanı sıkar. İşte başımıza gelen bela ve musibetler bu monotonluğu kırar hayatı tatlılaştırır ve güzelleştirir.

  1. Bu dünya Hayatı bir imtihandır bir tecrübedir. İyilerle kötüleri imanlı insanlarla imansızları birbirinden ayırt etmektir. Yani Ebubekir-i Sıddık ile Ebucehili tanımak ve tanıtmaktır.

Nasıl ki, Kömür ateşe verilir tâki içindeki elmas ortaya çıksın kömürle elmas birbirinden ayrılsın. Aynen onun gibi insan bazı hastalıklar ve musibetlerle adeta ateşe atılmakta ve içindeki cevheri ortaya çıkmaktadır. Ehli cennet ile ehli cehennem böylece tespit edilmiş olmaktadır.

Bir şey daha var ibadet iki kısımdır biri menfi diğeri müsbet;

Müsbet ibadet namaz oruç zekât sadaka iyilik hayır gibi şeylerdir.

Menfi ibadet ise belalar musibetler hastalıklar gibi şeylerdir. Eğer bir insan başına gelen bu musibetlerden dolayı sabreder şükür ederse karşılığında ebedi cenneti hem de sağlıklı bir şekilde kazanmış olur. Hastalık ve musibet bir fırsattır imtihanı kazanmak için insanın önüne atılmış en güzel fırsattır.

Önemli bir husus daha var ki, o da en büyük hastalıklar musibetler belalar peygamberlere gelmiş, sonra onun yolunda giden saf temiz Müslümanlara gelmiş, sonra derecesine göre herkese bela ve musibet geliyor/gelmiş. Aklı olan bu durumdan istifade eder. Ebedi hayatını kazanır İnsanlara şikâyet etmek yerine Sabır içinde şükreder. Çaresini aradıktan sonra neticesini Allah’tan bekler.

Selamlar
Nurettin HUYUT
Tlf: +90 532 3771095
e-posta: nurettinhuyut@gmail.com

 


Etiketler: , ,
Kategoriler: Nurettin Huyut Yazarlarımız

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?