Eğitimde İlk Günkü Aşkla!

Nurdan Haber Haber Merkezi | |

Nurdanhaber – Dr. Nadir Çomak

AK Parti İktidarının bu güne kadar eğitimde yaptığı en köklü reform, Ziya Selçuk tarafından yapılmıştır. Bu nedenle, Ziya Selçuk ismi eğitim camiasında bir fenomen haline gelmiştir. Peşi sıra göreve gelen Milli Eğitim bakanları onun yaptığı eğitim hamlesini daha öteye götürmeye gayret etmişlerse de tam anlamıyla başarılı oldukları söylenemez.  AK Parti hükumeti, aslında daha ilk döneminde büyük bir eğitim hamlesini başarmıştır. Fakat maalesef bu başarı başta dönemin eğitim bakanı tarafından bile doğru bir şekilde okunamamıştır. Böylece üstün başarılı bir Ziya Selçuk, belki de bir tehdit unsuru olarak algılanarak kısır çekişmelere kurban edilmiştir. Gelinen noktada bu hataların anlaşılmış olması son derece mühimdir. Zira emanet ehline teslim edilmiş ve hak yerini bulmuştur.

Bu yazımızda Ziya Selçuk’u eğitimde bir fenomen haline getiren hususları, yaptıklarından yola çıkarak ortaya koymaya çalışacağız.

Ziya Selçuk, başarılması son derece zor olan bir işe koyularak statik ve tutucu bir müfredatı dinamik ve açılımcı bir programla değiştirmiştir. Bu başarıya ulaşırken Türkiye’nin neredeyse bütün kesimleriyle toplantılar yaparak ve bu kesimlerin fikirlerini dikkate alarak katılımcı bir müfredat hazırlamıştır. Bu müfredatı hazırlarken eski öğretim programlarında yer alan tutucu ve gelişmeyi engelleyen unsurları da ayıklamıştır.

Yeni öğretim programlarının bireyi ön plana alan, özgüven ve özsaygıyı esas alan bu özelliği sayesinde öğrencilerin başarısını, onların mutluluğu ile birlikte ele alarak son derece bütüncül bir yaklaşım sergilenmiştir. Akıl ve kalbin birlikte ele alındığı, yeni buluşların ve zihinsel yapılandırmaların esas alındığı, proje ve ekinliklerin hâkim olduğu bu program öğrenciye ve öğretmene üretkenliğin, keşiflerin, icatların önünü açmıştır. Bu program sayesinde duygusal zekâ unsurları ön plana alınmış ve öğrencilerin bir robot olmadığı ve insani özelliklerinin geliştirilmesinin önemi üzerinde durulmuştur. Okumanın, öğrenmenin, kendini keşfetmenin, becerilerini kullanmanın ve bunları temel değerlerle birleştirerek hayat başarısını esas alan bu program, maalesef bir kısım eğitimciler tarafından bile doğru bir şekilde anlaşılamamıştır.

Hâlbuki hazırlanan bu yeni müfredat öğretmenin etkisini azaltmak yerine onu merkezi noktada bir kilit haline getirirken, bu kilidin anahtarı kaybedilmiş ve programın gayesi öğretmenlere doğru bir şekilde anlatılamamıştır. Değişen eğitim bakanlarıyla birlikte sistemin desteklenmesi gerekirken bir yapboza dönüşmüş ve işin içinden çıkılması daha da müşkül bir hale gelmiştir. Dahası, liyakati sıçrama noktası olarak kabul etmesi gereken eğitim bakanları radikal ve kemikleşmiş kadrolara yönelince eğitim esnek olmayan ve kırılmaya daha müsait olan bir hale gelmiştir. Bu kırılmaları ortadan kaldıracak esnekliğe sahip olduğunu ümit ettiğimiz yeni eğitim bakanının uzlaşmacı ve vizyoner kişiliği ülkemizin insan kaynaklarının verimli kullanılmasının da önünü açacak niteliktedir.

Ziya Selçuk, hazırladığı müfredat ile Türkiye’nin akademik insan kaynaklarını harekete geçirerek kısa zamanda önemli ve zor bir işe imza atmıştır. Bu yönüyle esnek fakat ilkeli, dünyayı okuyan ve evrensel doğrulara saygılı fakat milli ve manevi değerlerine bağlı olan milliyetçi çizgisiyle Ziya Selçuk, bugün de Türkiye’nin ihtiyacı olan uzlaşma ve atıl insan kaynaklarının harekete geçirilmesi için bir umut ışığıdır.

Ziya Selçuk’un bakan olarak atanması önyargıların yıkılması, radikal söylemlerin terkedilmesi açısından ve Türk milletinin kadim değerlerinin ayağa kaldırılması ve dünya ile eğitim alanında yarışacak bir konuma gelmemiz açısından da son derece önemli bir atamadır. Bu atamayı yapan Sayın Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan,  gösterdiği basiret ve ferasetiyle her türlü takdir ve tebrik ifadelerine layıktır.

Sayın Prof. Dr. Ziya Selçuk ve yeni iktidarın eğitim alanında başarılı olması için bütün eğitim camiasının seferber olmasını temenni ediyoruz.

Eğitim camiamız yeni ve eskimeyen fikirlerle, yeni ve eskimeyen projeler üretmelidir.

Yeni bir medeniyet inşasının arifesinde olduğumuz bu günlerde, yeniden kalkınma ve büyük Türkiye’nin kurulması hamlesinde bütün milletimizi gayret sarf etmeye davet ediyoruz.

Her şey daha güzel olacak diye çalışanlar için yorulmak yoktur.

Ancak ilk günkü aşkla çalışanlar muvaffak olabilir ve büyük işler başarabilir.

Başarı gayrete verilen ilahi bir hediyedir.

Allah, yeni başkanımızın, yeni hükümetimizin ve yeni milli eğitim bakanımızın ve bütün eğitim camiamızın gayretini artırsın.



Etiketler: , , , ,
Kategoriler: Dr. Nadir Çomak

Yorumlar (2 Yorum)

  • zeydanoğlu

    Mesele uzaysa, enerjiyse, tıpsa bilgi geleceğe yönelik ele alınıyor. Mesele dinse, bilgi hep geçmişe dönük konuşuluyor maalesef. Oysa bilgi can’lıdır. An’da yaşar. Can’ı olmayan, sadece geçmişe dönük olan bilgi çürür, çürütür, atalar dini olur.

    İşte yazında öve öve bitiremediğin ziya efendinin dine ve inanca bakış açısı.Al tepe tepe kullan nadir efendi.Yoks sen de mi öyle düşünüyorsun?

  • Vedat Arslan

    İnşaallah, bize düşen bir şey olursa yaparız.

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?