Eğitimde Rehberimiz: Efendimiz (9)

Nurdan Haber Haber Merkezi | |

Nurdanhaber – Ömer Sevinçgül   

Sual-cevap tarzının bulunmadığı bir eğitim tekdüzedir.

Ezbere dayanır.

Ders saatinin sıkıntılı hülyalarla geçmesine sebep olur.

Nebevi eğitimde bu yöntem o kadar önemlidir ki, sahabiler bir süre soru sormayınca, Hazreti Cebrail insan suretinde gelmiş, Peygamberimize sualler sormuş, insanlara örnek olmuştur!

“Bilmiyorsanız zikir ehline sorun” ayetinde kuvvetli bir teşvik vardır.

Bu sebeple Resulullah soru sormaları için sahabilerini isteklendirirdi.

Her suali cevaplandırmakla kalmaz, sorana iltifat da ederdi.

Ebu Hureyre radıyallahu anhın bir sorusu üzerine ona şöyle der:

“İlme düşkünlüğünü gördüğüm için, bu soruyu senden önce kimsenin sormayacağına kanaat getirmiştim.”

Eğitimde anlatım gücü de önemlidir.

Bu da ancak sindirilmiş bilginin yanı sıra dil hâkimiyeti yani söylemek istediklerini en etkili biçimde ifade edebilme becerisi gerektirir.

Manalara uygun kelimeleri seçemeyen anlatıcı bilgisini iyi aktaramaz.

Muhatap ya hiç anlamaz ya da yanlış anlar.

Peygamberimiz, manaya en uygun kelimeyi seçmekte, kalbine inen ilahî bilgiyi dile getirmekte eşsizdi.

Yerinde söz söyler, veciz konuşur, anlatmak istediğini gayet güzel anlatırdı.

Diksiyonu mükemmeldi.

Her soruya en uygun cevabı verirdi.

Derin manaları kolayca ifade ederdi.

Kavranılması zor manaları teşbihlerle, misallerle, kıssalarla kolaylaştırırdı.

Hakkında ileri geri konuşan düşmanları bile onun hitabet gücünü tenkit edemezlerdi.

Peygamber Efendimizin üslubu sadedir.

Fakat sadelik içinde taklit edilemez bir güzelliği vardır.

Sanatlı konuşmak için özel bir çaba harcamamış, lafızdan çok manaya önem vermiştir.

Fakat yeri gelince edebi sanatlara da başvurmuştur.

İnsanların hukuken eşitliğini anlatırken benzetme yapar:

“İnsanlar bir tarağın dişleri gibi müsavidirler.”

Bu sözde, benzetme yoluyla soyut ve zor bir manayı, somut ve kolay bir şekilde ifade etmiştir.

Hasılıkelam, Allah tarafından âlemlere rahmet olarak gönderilen Hazreti Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz, kendine özgü terbiye sistemini tatbik ederek mucize derecesinde başarılı olmuş, cehalet, zulüm ve vahşet beldelerini ilim, adalet ve medeniyet nurlarıyla doldurmuştur.

Nefsine esir, menfaatine zebun, hırsına mağlup, kinine sadık, dünyaya düşkün insanlara iman ve hidayet yolunu göstermiş, her birini ihlas, sadakat, muhabbet, merhamet, fedakârlık, feragat ve iffet timsali hâline getirmiştir.

İnsaniyet semasının yıldızları olan sahabiler gibi, daha sonra gelen güzide âlimler ve veliler de feyizlerini hep ondan almış, onun nuruyla âlemi nurlandırmışlardır.

 

SON



Etiketler: , ,
Kategoriler: Ömer Sevinçgül

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?