Fetö Yeni Asya gazetesini nasıl ele geçirdi?

Nurdan Haber Haber Merkezi | |

Her mukaddesi istismar etmeyi ve risale-i nura ve müstakim milletin her ferdine yüzde yüz menfattar olan iman hizmetlerini tağyir  tahrip ve su-i istimal eden Fetö çetesi en nihayet 40 yıllık rakibini de ele geçirmiş olduğu aşikar oldu. Gazeteci Ruşen Çakır, konuyu başı ve sonu, şahidi ve delilleri ile genişçe işlemiş.

Yeni Asya’nın içinde ne çeşit mücadeleler oldu, fetö kadim düşmanı M.Kutluları nasıl alaşağı etti ve kendi elemanını gazeteye patron yaptı, Fetö Hükumet’le ve Diyanet’le mücadelesini perde arkasından nasıl yürüttüyü net görmek için buyrun…

KOZMİK ODALARI DAHİ ELE GEÇİREN FETÖ DAHA ÖNCE DÜŞMAN KADAR MESAFELİ OLAN YENİ ASYA GAZETESİNİ NASIL ELE GEÇİRDİ..?

Kozmik odaları dahi ele geçiren FETÖ kendisine düşman kadar mesafeli olan Yeni Asya’yı nasıl ele geçirdi?

Eski Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez ’in bir televizyon programında yaptığı açıklamalar Yeni Asya Gazetesinin sistemli bir şekilde nasıl FETÖ etkisine girdiğini, manşet ve köşe yazıları ile kime ve neye nasıl hizmet ettiğine dair bazı ipuçları vermekte.

Dershaneler meselesiyle başlayan tartışmalar ve sorasındaki 17-25 Aralık Yargı darbesi ile iyice ayyuka çıkan eksen kaymasını dikkatle takip edenler fark edecektir.

Hayatı boyunca bu örgüte karşı mesafesi ve ciddi eleştirileri ile bilinen Mehmet Kutlular’ın hastalanması ve tamamen etkisiz hale ge(tiri)lmesi, Risale-i Nur hizmetinin ana umdelerini muhafaza eden ve bu yapıya karşı ciddi mesafesi ile bilinen etkin isimlerin diskalifiye sürecinin de bu döneme rast gelmesi ayrıca manidardır.

Mehmet Kutlular, yıllar boyunca Yeni Asya Gazetesini ve cemaatini küçümseyen ve çoğu zaman yeni asya gazetesi ve cemaatini açık hedef haline getirip mücadele eden bu örgütün, Nurcu olmadıklarını, devleti ele geçirme hedeflerinin kabul edilebilir olmadığını, Risale-i Nur ve Bediüzzamanı istismar ettiklerini, başörtüsü ve imam-hatipler gibi milletin hassasiyeti olan konularda lakayt davrandıklarını özel sohbetlerinde, kitabında, televizyon, gazete ve konferanslarda açıkça ifade etmiştir.

(Mehmet Kutlular’ın Fetullah Gülen hakkında Ruşen Çakır’a verdiği röportaj)

(http://rusencakir.com/Fethullahi-kullanip-attilar/2574

https://www.sabah.com.tr/gundem/2015/02/27/ben-isbirligi-yapmayinca-gulene-gittiler )

Buna rağmen 17-25 sonrasında Mehmet Kutlular’ın etkisiz hale ge(tiri)ldiği bir zeminde gazetenin genel yayın müdürü ve başyazarı Paralel yapının televizyon programlarında boy göstermeye, gazetelerine röportaj vermeye ve yurt dışı gezilerine iştirak etmeye başlaması cemaat tabanı içinde ciddi eleştirilere sebep olmuştu.

20 yıl boyunca Mehmet Kutlular’la mesafeli olan ve konuşmayan her gün odasının önünden geçmesine rağmen selam vermeyen bu zat mezkûr eksen kaymasında en önemli unsurlardan birisi olduğu iddia edilmektedir.

Mehmet Kutlular’ın Kazım Güleçyüz’e olan mesafesi müessese çalışanları ve cemaat içindeki yetkili herkes tarafından bilinir olması şu sıralar yaşanan eksen kaymasının aslında Kutlular ve cemaatten alınan bir intikam olduğu yorumuna haklılık kazandırıyor gibi.

Diyanetin Risale-i Nur Külliyatını neşretmesi sürecinde yaşanan bandrol meselesini çarpıtıp cemaati ve toplumu iğfal eden yayınlarda da aynı kişi ve ekibin etkisi aşikar bir hakikattir.

Çok uzun olan bu süreçte baştan sona çok ciddi yalan ve iftira haberlerle Diyanet işleri başkanlığı ve Başkanı açıkça hedef alınmıştır. Bunlardan sadece birkaç tanesinin özeti;

“Diyanet İşleri Başkanlığı o dönemde Risale-i Nur Neşreden bütün yayın evleri ile bir toplantı yaptı. Bu toplantıya iştirak edelim-etmeyelim tartışmalarından sonra Kadir Akbaş ve Abdullah Eraçıkbaş temsilci olarak gönderildi. Toplantı esnasında ve özelde sayın Mehmet Görmez’in yakın alakadarlığı, meseleye karşı samimi yaklaşımı, o dönem devam eden istismarlardan biri olan Risale-i Nurun ZİNCİRLİ fotoğrafından rahatsızlığını dile getirmesi gibi verimli bir toplantı sonrası Kadir akbaş izlenimlerini uzun bir şekilde yazdı.”

FETÖ içinde etkin bir kardeşi olan Yönetim Kurulu üyelerinden birisi bizzat bu yazıya ve yazara eleştiride bulundu ve tam tersi bir manşetle yayına girdi.

Diyanetin yayın evlerine verdiği kitap listesinde Emirdağ 2 kitabının olmadığına dair yalan manşet üzerine müessese çalışanlarından birisi bizzat Kazım Güleçyüzü arayıp liste içinde olmadığı söylenen eserlerin varlığını ve 5 aydır bütün yayın evlerinin bastığını söylemesi üzerine yayın listesi varsa gönder diyen Güleçyüz liste eline ulaştıktan sonra ertesi gün tekzip yayınlayıp özür dilemesi gerekirken pişkin bir şekilde “yeni asyayanın eleştiri neticesinde Diyanet eksik kitapları listeye ekledi” diye haber yaptı.

İlk neşredilen İşarat-ü İ’caz kitabında “münafıklar bahsi yok” diye yapılan yalan haberde yine aynı operasyonun parçalarından birisiydi.

Mehmet Görmez’in canlı yayında ifade ettiği ve FETÖ tarafından tertip edilen Mercedes tartışmaları sırasında yeni asya karikatüristi İbrahim Özdabak minarenin âlemi yerine mersedes amblemi koyarak yıpratma kampanyasına destek olmuştu.

15 Temmuz Darbe gecesi darbenin başarısız olma ihtimali görülmeye başladığı andan itibaren FETÖ ile beraber Yeni Asya’da Türkiye geneli “Tiyatro- Seneryo” yaklaşımını servis etmeye başlaması dikkat çekici bir ayrıntıydı.

Ertesi gün, günler, haftalar ve aylar boyunca Mehmet Kutlular’ın Fetö ve lideri hakkındaki röportaj ve kitabındaki alıntıların yayınlanması taleplerini reddeden Kazım Güleçyüz hiçbir zaman FETÖ demedi ve sürekli bütün haber, yorum ve yazılarda “fetö” şekliyle tırnak içinde kullandı.

Sonrasında yaşananlar ise akıllara zarar ve kalbleri dağdar eden bu eksen kaymasının artık sınırları aşmasından başka bir şey değildi.
Fetö soruşturmaları sebebiyle mağduriyetler ve zulümler yapılıyor iddiası ile çoğu tek kalemden çıkmış isimsiz mektuplar YENİ ASYA GAZETESİNDE “Mağdur Kürsüsü” başlığı adı altında ayrılan köşe ile toplumun nasıl yanlış yönlendirildiği görülebilir.

(https://koseyazari.xyz/kose-yazari/magdur-kursusu/ )

Yeni Asya Gazetesinde Fetö ile mücadeleye zarar veren ve mağduriyet edebiyatı ile menfi propaganda için kurulan “Mağdur Kürsüsü” köşesinden seçilen mektuplardan bazıları “üç dal papatya” isminde bir kitap olarak Yeni Asya Neşriyat tarafından basılmıştır.

https://www.yeniasyakitap.com/n-nur-ener/uc-dal-papatya-7846

Kitabın yazarı ise FÖTÖ soruşturmalarında Bylock kullanıcısı olduğu için gözaltına alınan tututlu yargılama sürecinde itirafçı olduğu için şuan ev hapsi devam eden bir Yeni Asya çalışanı olması ayrıca çok manidardır.

Kitabın açıklamasında ise açıkça fetö soruşturmaları ve ohal dönemi “darbe dönemlerinde dahi görülmemiş hak illalleri” diye tarif edilmektedir.

Nur Talebeleri ve Toplum genelinde meşruiyetini kaybetmiş, marjinalleşmiş, Bediüzzaman ve Risale-i Nurları istismar eden bu yayın organı hakkında Bediüzzamanın talebelerinden Hüsnü Bayram ağabey kanaatini açıkça ifade ediyor.

Hüsnü BAYRAMOĞLU Ağabey Akit Tv’de

Fetöden dolayı hapse giren ve çıkan çoğu kişi Örgüt tarafından Yeni Asya’yı takip edin emri verildiğini ifade etmektedir.

Yeni Asya, Risale-i Nura hizmet değil aksine zarar verip perde olmaktadır. Nurculuğu siyasete bulaştırıp nurlara gölge eden bu yapının tabanı zaten bitmiş 40’tan fazla ilde ayrılmalar olmuştur.

Şuan itibariyle fetö üyeleri tarafından takip edilen gazetenin sahte fatura ve yanlış bilgilerle devleti dolandırdığını yönetim kurulu üyeliği yapanlar dahi açıkça ifade etmiştir.

https://www.yenisafak.com/gundem/cemaatin-avukati-gibiydiler-2432015



Etiketler: , , ,
Kategoriler: Sürmanşet

Yorumlar (2 Yorum)

  • Mehmet Eren

    Yazıklar olsun size 50 yıllık yeni Asya yı hala tanıyamamışsınız ve ehl-i ilhadın ekmeğine yağ sürmeye devam edin bilmiyor musunuz 12 Eylül anayasasına hayır dediği için bu camiaya komünist bile dendiğini 28 Şubat’ta haktan hukuktan yana zulmün karşısında durduğu için kapatmalar hapisler mahkemeler olduğunu . Allah aşkına siz kimin çanağına ekmek doğruyorsunuz farkında mısınız

  • Muhammed Numan

    Gaste içinde anlaşılan o ki bir darbe yapılmış. Yukarda yazılanlar manşetler vs bandrol meselesi özellikle carpitildigi biliniyor. Hatta karikatüristleri Reis tutuklandı olarak karikatür bile cizmisti

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?