Kategori: Günün Dersi

Hem şu hakikate bina edilen beyne’l-evliya…

Hem şu hakikate bina edilen beyne’l-evliya kesretle vuku bulmuş olan bast-ı zaman hadiseleridir. Bazı evliya bir dakikada bir günlük işi görmüş, bazıları bir saatte bir sene vazifesini yapmış, bazıları bir dakikada bir hatme-i Kur’âniyeyi okumuş olduklarını rivayet edip ihbar ediyorlar. Böyle ehl-i hak ve sıdk, bilerekkizbe elbette tenezzül etmezler. Hem o derece hadsiz ve kesretli […]

Yazının Devamı

Madem her insan gayet şiddetli bir surette…

Madem her insan gayet şiddetli bir surette uzun bir ömür ister, bekàya âşıktır. Ve madem bu fâni ömrü bâki ömre tebdil eden bir çare var ve mânen çok uzun bir ömür hükmüne geçirmek mümkündür. Elbette, insaniyeti sukut etmemiş bir insan, o çareyi arayacak ve o imkânı bilfiile çevirmeye çalışacak ve tevfik-i hareketedecek. İşte o çare budur: Allah için işleyiniz, Allah için görüşünüz, Allah için çalışınız. Lillâh, livechillâh, lieclillâh rızası dairesinde hareket ediniz. […]

Yazının Devamı

Üçüncü Lem’a: Bu Lem’aya bir derece his ve zevk karışmış…

Üçüncü Lem’a Bu Lem’aya bir derece his ve zevk karışmış. His ve zevkin coşkunlukları ise, aklın düsturlarını, fikrin mizanlarını çok dinlemediklerinden ve müraat etmediklerinden, bu ÜçüncüLem’a mantık mizanlarıyla tartılmamalı. بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم كُلُّ شَىْءٍ هَالِكٌ اِلاَّ وَجْهَهُ لَهُ الْحُكْمُ وَاِلَيْهِ تُرْجَعُونَ âyetinin meâlini ifade eden يَا بَاقِى أَنْتَ الْبَاقِى     يَا بَاقِى أَنْتَ الْبَاقِى […]

Yazının Devamı

Madem hakiki vaziyetimiz budur…

Madem hakikî vaziyetimiz budur. Biz de, Hazret-i Yunus aleyhisselâma iktidaen, umum esbabdan yüzümüzü çevirip, doğrudan doğruya, Müsebbibü’l-Esbab olanRabbimize iltica edip لاَ اِلٰهَ اِلاَّۤ اَنْتَ سُبْحَانَكَ اِنِّى كُنْتُ مِنَ الظَّالِمِينَ  demeliyiz ve aynelyakin anlamalıyız ki, gaflet ve dalâletimiz sebebiyle aleyhimize ittifak edenistikbal, dünya ve hevâ-yı nefsin zararlarını def edecek yalnız o Zat olabilir ki,istikbal taht-ı emrinde, dünya taht-ı hükmünde, nefsimiz taht-ı idaresindedir. AcabaHâlık-ı Semâvat ve Arzdan başka hangi sebep var ki, en ince ve en gizli hâtırât-ı kalbimizi bilecek? […]

Yazının Devamı

Madem Risale-i Nur, makine ile taammüm…

بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ وَاِنْ مِنْ شَىْءٍ اِلاَّ يُسَبِّحُ بِحَمْدِه    اَلسَّلاَمُ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَةُ اللهِ وَبَرَكَاتُهُ اَبَدًا دَۤائِمًا Aziz Aziz sıddık kardeşlerim, Madem Risale-i Nur, makine ile taammüm etmeye başlamış ve madem felsefe ve hikmet-i cedideyi okuyan mektepliler ve muallimler çoklukla Risale-i Nur’a yapışıyorlar; elbette bir hakikat beyan etmek lâzım geliyor. Şöyle ki: Risale-i Nur’un şiddetli tokat vurduğu ve hücum […]

Yazının Devamı

Zındıka ve küfr-ü mutlaka karşı Risale-i Nur’un…

Asâ-yı Mûsâ’dan Birinci Kısım Denizli Hapsinin Bir Meyvesi Zındıka ve küfr-ü mutlaka karşı Risale-i Nur’un bir müdafaanâmesidir. Ve bu hapsimizde hakikî müdafaanamemiz dahi budur. Çünkü yalnız buna çalışıyoruz. Bu risale, Denizli Hapishanesinin bir meyvesi ve bir hatırası ve iki Cuma gününün mahsulüdür. Said Nursî بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم فَلَبِثَ فِى السِّجْنِ بِضْعَ سِنِينَ âyetinin ihbarı ve sırrıyla, Yusuf aleyhisselâm mahpusların pîridir; ve hapishane bir nevi medrese-i […]

Yazının Devamı