Kategori: Mehmet Bilen

MEVLİD-İ NEBİ’DE O’NUN ÖRNEKLİĞİNİ ANMAK

Mevlid-i Nebi yani peygamberimizin doğumu; onu anmak ve ona olan sevgimizi göstermek adına duygularımızın doruğa çıktığı anlardan biridir. Hiç şüphesiz bizim, peygamberimizi belli bir vakitte hatırlayıp başka vakitlerde unutmamız asla düşünülemez. Hatta “Muhammed, Ahmed ve Mahmud” isimlerini her duyduğumuzda aklımıza ilk gelen ve kalbimizde çarpan O’dur. Sallalahü Aleyhi Vesellem… Peki, peygamberimizi günün her vakti hiç […]

Yazının Devamı

EVET, ÇALIŞMAK DA BİR İBADETTİR AMA…

Toplumda yediden yetmişe herkesin dilinde dolaşan bir söz vardır: “Çalışmak da ibadettir” diye. Doğru, çalışmak da bir ibadettir ama…

Yazının Devamı

NAMAZIN KÂİNATIN NAMAZIDIR

          Kâinatta canlı cansız her şey insanının etrafında dönmekte yani âdeta, onun ihtiyaçlarını karşılama derdine düşmektedir. Gökyüzünde güneş, dünya ve ay gibi gezegenler insanın yaşayabileceği şartlarda hareket etmekte; yeryüzünde bitki ve hayvanlar yiyecek olup onun ihtiyaçlarını karşılamak için kendilerini feda etmektedir. Ayrıca ağaçlar, bulutlar, dağlar, akarsular, denizler vs. her şey insana hizmet etmektedir.  Bu durum, […]

Yazının Devamı

İmtihan sırrı: Tuba meyvesi mi zakkum dikeni mi?

Bu dünyaya imtihan için gönderildiğimizi ve yaşadığımız her anın, başımıza gelen her olayın birer imtihan vesilesi olduğunu bilir ve buna iman ederiz. Bu imtihanın, yüzeysel olarak bakıldığında insanların cennet ve cehenneme ayrılmalarına sebep olduğu, fakat daha derinlemesine düşünüldüğünde ise kişinin cennet ve cehennemdeki derecesinin belirlenmesinde etkili olduğu anlaşılır. Yani cehennemde tadacağı azabın şiddeti veya cennette […]

Yazının Devamı

ALGILARIMIZ YANILGILARIMIZ OLMASIN

Biri çıksa dese ki; “Ben kanser gibi dehşetli, ölümcül bir hastalığın tedavisini biliyorum ve ilaçları da şunlardır.” diye îlanat yapsa ve bir tedavi merkezi kursa, ihtiyaç hissedenler elbette oraya koşacaktır. Ama iş burada bitmiyor ki; o tedavi merkezine kaydını yaptırdıktan sonra doktorun tedavisine harfiyen uymalı, yasakladığı şeylerden kaçınmalı ve verdiği ilaçları tam tamına kullanmalıdır. Şimdi […]

Yazının Devamı

Şükür ile şirk arasında ince bir çizgi vardır..

Şükür insanın aslî vazifesi, yaratılış gayesi, yaşamının meyvesidir. Nasıl ki göz görmeden, kulak duymadan, el dokunup hissetmeden olmaz; insanın da şükürsüz düşünülmesi mümkün değildir. Nasıl ki gözümüzü açtığımızda istemsizce birçok manzarayı görürüz, kulağımızla istesek de istemesek de birçok ses duyarız öyle de gün boyu hiç farkına varmadan birçok defa şükrederiz. Nasıl mı? Şöyle ki; şükrün […]

Yazının Devamı