Kardeşlik Masalları

Nurdan Haber Haber Merkezi | |

İranlı mollaların hamdiyle tesbîh eden mahallî sazanlar zor günler geçiriyor… Müslüman halklara karşı işledikleri cinayetlerden dolayı yüzleri, 15 Temmuz’da halkın üzerine bomba yağdıran Fethullatçılardan daha kara bir vaziyette…

Masumiyet ayaklarına yatan malum neferler “ayetullat ve nasrullata küfretmeyin” diyorlar. Hayır, küfretmeyeceğiz, çünkü dinimiz; putperestlerin imamlarına küfretmeyi haram kılmış zaten…

Son çare olarak uyduruk masal ve şehir efsanelerini piyasaya sürerek kardeşlikten dem vuruyor… “Müslümanlar kardeştir!” ayetini kendilerine kalkan yapıp yeni bir aldatma taktiğine başvuruyor. Çünkü îtikadları, takiyye ve yalan üzerine bina edilmiş heriflerin…

Suriye ve Irak’ta yapılan icramdan bahsettiğimiz vakit, İran üzerinden gelen alçak basınçlı havanın te’siriyle beyni uyuşmuş zevat meydana atılıp: Efendim DAİŞ’in sünni bir örgüt olduğu ve birçok katliama imza attığına dair arz-ı endam ediyor. Müseccel katil Beşşar, ayetullat ve nasrullat’ı  eleştirmenin mezhepçi bir tavır olduğuna dair sağ olsunlar va’z u nasihatlarını da ihmal etmiyor muhteremler!..

 

SURİYE VE IRAK’TAKİ Şİİ TAİFELER

HİZBULLAT: Lideri, Hasan Nasrullat, Lübnan asıllı, Suriye’de Hz.Hüseyin’e kurban niyetine yüzbinlerin kanını akıtan katil.

HAŞD-İ ŞA’BÎ: İmamı, Hadi El-Amirî (İran-Irak Savaşı esnasında Iraklı esirleri infaz etmekle mükellef cellad, Irak asıllı İran vatandaşı)vb…

NUSAYRİLER: Kurmutilerden geriye kalan ve Hz.Ali’nin haşa Allah olduğuna inanan en zındık Şii taifelerinden biridir. Beşşar Esad’ın da mensubu olduğu bu fırka;  ülkedeki bütün katliamı İranlı dindaşlarıyla beraber yapıyor.

Hizbullat, Nuseyri ve Haşd-i Şa’bi’yi destekleyen ülke: İran İslam Cumhuriyeti ve Suriye Baas Partisi.

Katliam yaptığı mıntıka: Musul, Felluce, Tikrit, Rakka, Deyr ez-Zor, Halep ve Carablus gibi nüfusun %99’u Sünnîlerden oluşan şehirler.

 

GELELİM DAİŞ ANARŞİST ÖRGÜTÜ’NÜN HAKİKATİNE

Sünnî olduğu vehmedilen Daiş’in kurucusu: SHIMON EILOT, o herif İsrail vatandaşı. Saha faaliyetlerini yürüten şahıs: CIA ajanı DAVID PETRAOS, o nefer de Amerikan vatandaşı. Gelen sağlam rivayete göre İşid’i silahla donatan ve her türlü lojistik desteği veren ülkeler: AMERİKA, İNGİLTERE ve İSRAİL.

Daiş’in katliam yaptığı bölgeler: Nüfusun %99’u Sünnî halktan müteşekkil Musul, Felluce, Tikrit, Rakka, Deyr ez-Zor, el-Bab ve Carablus gibi şehirler.

İşid’in düşman ilan ettiği ve saldırdığı ülkeler: Türkiye, Suudi Arabistan, Katar ve Libya gibi halkın kahir ekseriyeti Sünnî olan ülkeler.

İmamı Shimon Eilot ve David Petraos, destekçisi ABD, İngiliz ve İsrailoğulları, katlettiği insanların tamamı Sünnî, Baraka Hüseyin Obama’nın emriyle kurulduğu bilinen terörist bir örgütün Sünnî olduğunu, bizim gibi feleğin çemberinden geçen insanlara değil, Amazon Nehri kıyılarında oltayla balık avlayan ibtidaî insanlara anlatın o yüksek marifetinizi…

Baas Partisi ve İran İslam Cumhuriyeti’ne tevekkül eden Hizbullat, Haşd-i Vahşi ve Nuseyri gibi taifelerin cani olduğunu söylediğimiz zaman bizler MEZHEPÇİ; hayatı boyunca kâfire bırakın füze fırlatmayı havaî fişek dahi atmayan fakat yüz binlerce Müslümanı katleden İran ve paralı muhibleri de ÜMMETÇİ oluyor.

Dünyada iken ismen Cennetle müjdelenmiş, Kur’ân-ı Kerîm’i bir kitap haline getiren başta Ebubekir, Ömer ve Osman radiyallahu anhum ecmeîni bu günlerde dahi savaş meydanında alenen küfreden ve tek bir Sünnî hayatta kalana kadar savaşa devam edeceğiz şeklinde meydan okuyan zındıklara beynini kiraya verenler; varsın bizlere mezhepçi desin, onlar da ümmetçi olsun…

Bütün dünyanın gözü önünde gece-gündüz demeden masum kadın-çocuk-yaşlı, aç-susuz sivil halkı fosfor ve varil bombalarıyla katleden ve namuslu gencecik kızlara tecavüz edip öldüren canilere toz kondurmayanlar ümmetçi olmuş, bizler de mezhepçi…

Onlar hep ümmetçi olmuş zaten…

Kur’ân’ın sarîh nassına binaen tamamı Cennetle müjdelenen, başta Aişe anamız olmak üzere neredeyse cümle sahabeye hâlâ küfreden, Hz.Ömer radiyallahu anhu’yu katleden mel’un Ebu Lu’lu Firuz el-Mecusî adında bir müşrikin kabrini İran İslam Cumhuriyeti’nde ziyaretgâh haline getirenlerin muhibbanı ümmetçi olmuş; bizler de mezhepçi…

Baba Hafız Esad da imam dedikleri Humeyni’nin desteğiyle Hama’da seksenli yıllarda yirmi beş bin masumu tanklarla ezmişti…

 

Tarih boyunca da hep ümmet ruhuyla hareket etmiş muhteremler!…

Arap Yarımadası’nda hüküm süren ataları Kurmutiler; serçe kuşunu dahi öldürmenin haram olduğu Mekke’de, Ka’be’yi istila edip Allah’ın misafiri olan binlerce hacıları katlederek ve Hacer’ül-Esved taşını yerinden söküp alan Şiiler ve onların paralı müritleri ümmetçi olmuş; bizler de mezhepçi…

Buhara, Semerkant, Bağdat, Şam, Halep, Malatya ve Diyarbakır gibi bilad-ı İslamiyyeyi istila edip herc ü merc eden ve yüzbinlerce Müslümanı katleden Moğolların safında asker olup Müslümanlara karşı savaşan Şii-Nusayriler ümmetçi; Celaleddin-i Harzemşah ve Baybars’ın ordusunda asker olup vahşi kâfir Hülagu ordularına karşı savaşan bizler de mezhepçi….

Haçlı Ordularıyla beraber olup aynı safta harbeden ve onlara her türlü saha desteği veren Şii-Nusayriler ümmetçi; Selahaddin-i Eyyubî’nin ordusunda asker olup Ehl-i Salîb’e karşı dağ gibi duran ve onları hak ile yeksan eden bizler mezhepçi…

Fransız ordusu, Suriye’yi işgal ederken o meş’um istilaya iştirak eden ve Müslüman evladına kurşun sıkan Şii-Nusayri… Osmanlı ordusunda nefer olup Hıristiyan’a karşı savaşan bizler…

Ne hikmetse Şii-Nusayri ve mahalli hainler ümmetçi, bizler de mezhepçi oluyormuşuz…

Amerika ve Avrupa gibi gavur milletlerin tebliğ vazifesi uğruna metelik harcamayan, lakin Yemen, Mısır, Endonezya ve Nijerya gibi dünyanın en ücra ülkelerinde yaşayan Müslüman milletler arasına fitne-fesat sokup onları Şİİ yapmak maksadıyla milyarlarca dolar harcayan İran ve tırşikçileri ümmetçi olmuş, bizler de mezhepçi…

Son zamanlarda ne Şiiyiz ne de Sünni, biz “Müslümanız” şiarıyla kalem oynatan filozoflar türemiş sahaflar çarşısında…

 

Kim bu taife-i beşer?

Avrupalı kâfirler tarafından iktidara getirilen Humeyni ve O’nun habis davasını idrak edemeyen ve onun hamdiyle tesbîh eden yerli çaylaklar.

An itibariyle kendilerini “Müslüman” olarak piyasaya tanıtmak isteyen muhteremler, ayetullat ve hizbullata taraf olmanın utanç verici bir aidiyet olduğunu çok iyi biliyorlar.

Evvel zaman kendilerini Humeyni’nin fedaileri olarak ilan ettiklerinden halk arasına çıkıp Sünniyiz de diyemiyorlar. “Hani sen daha evvel Humeyni’ye biat etmiştin” şeklinde alay edilmekten çekiniyorlar.

Bahsi geçen “Müslümanların” imamı kim?

 

ALİ ŞERİATİ.

Kimdir şu Şeriati? Şii, Marksist, komünist, sosyalist karışımı muasır bir müfsid cereyanın imamı, esah bir ifadeyle İngiliz casusu… İran “İslam” devriminde en büyük emeği olduğu bilinen yazar ve komiteci bir nefer.

Şeriati, Kur’an’ın yüzlerce âyetini inkâr eder. Geriye kalan ayetlerini de Marksist bir kafayla yazıya aktarır. İslam büyükleri, bilhassa Kur’an’ın sarih nassıyla tamamı ehl-i iman ve Cennet mekân olan sahabeye küfreden safi safi bir dinsiz ve ahmak… Son nefesini VİSKİYİ kafaya dikerken can vermiş bir münafık…

Hep “müslüman” olmuş zaten beyefendiler…

İran Riyali ile müşerref olan eklam ve akvam evvela Humeynici-ümmetçi oldu, Türk Lirasını görünce Jitemci, Amerika’nın yeşil renkli kâğıdını görünce Fethullatçı, şimdi de bir kısmı firarda diğer kısmı da Silivri ve memleketin muhtelif hapishanelerinde tesbihçi olmuş…

Yemen’i parçalamak maksadıyla silah ve mühimmat gönder, Beşşar ile kardeş olup ebriyanın üzerine bırakılan katil füze ve uçakların ücretini öde,  taş üstüne taş bırakma, milletin evini ateşe ver, Allah’ın evi olan camileri yerle bir et, yaz-kış demeden milyonlarca insanı yurdundan hicrete zorla, sonra halkın arasına çıkacak yüzleri kalmayınca hemen “Müslümanlar kardeştir” âyetini hatırla…

Buyur arkadaş!

Yüzünüz varsa, çadır kentlere gidin… Kocası, varil bombasıyla katledilmiş; babası, tahrip edilen evin kolonları altında can vermiş; oğlu, kurşuna dizilmiş; kızı, gözü önünde tecavüze uğramış; bebeğinin vücudu mermilerle delik-deşik edilmiş ve elbisesi barut kokan o annelere “kardeşlik masallarını” anlatın…

Atılan kimyasal gazlardan geriye kalan İDLİB halkı ve yetim bırakılan on binlerce çocuğa “kardeşlik hikâyelerini” anlatın…

Mollaların ağına takılan cümle mahlûkatın sazan veya ajan olduğunu millet çok iyi biliyor artık…



Etiketler:
Kategoriler: Muhammed Kahtavi

Yorumlar (4 Yorum)

  • Hüseyin Yılmaz

    Kahtavî’nin asıl meziyeti; samimiyeti… İnandıklarını haykırmaktan çekinmeyen bu deli yüreğin ihtiyacı; meramını daha iyi anlatacak bir üslûbu yakalaması. Ümid ediyorum ki, yakında o zaferi de yakalar.

    Sadece bu yazısından dolayı bile Kahtâvî’yi bir ömer sevebilirim.

    Var ol kardeşim. Allah râzı olsun.

  • Mehmet Ali Aluç

    Şeriati hakkinda yazdiklarina katilmiyor ve nur camiasinda yetişen Risale bilgisiyle donanimli olan kardeşim Kahtavi’yi Şeriati’ ye boyle seviyesizce ve sokak diliyle saldirmasini onaylamiyor ve bir muslumana; kafir, Ingiliz ajani, dinsiz gibi suclamalari sebebiylede hosgorusune iginarak kiniyorum. Sia’nin bakış acisi zaten belli. Bizim gibi dusunmuyor diye de bu kadar nahoş bir şekilde saldirmak hic yakismiyor KAHTAVÎ’ye… Muhammed kardeş yakistiramadim…
    Elestiri dozunda olmalı diye dusunuyorum…
    Diğer yazdiklarina aynen katiliyorum… Selamlar….

    • Muhammed Kahtavi

      M.Ali Aluç kardeşim. Hayatım boyunca sağlam bir delil olmadan kimsenin hakkında yazmayacağımı çok iyi biliyorsunuz. Yazdığım beş yüz sayfalık kitabımda Fethullat terör örgütü lideri hakkında olmayan bir kelime dahi ilave etmediğimi çok iyi biliyorsun. Hatta Kur’an ve Sünnetin açık hükmünü inkâr etmeyen zevatı basit bir hatasından dolayı hedef tahtasına koymayacağımı çok iyi biliyorsunuz. Gelelim ALİ ŞERİATİ’ye. Bu herif, Kur’an ayetlerini Marksist ve sosyalist felsefeyle tefsir eder mi, eder. Meyhanede VİSKİYİ kafaya dikerken öldürüldü mü, evet aynen o halde öldürüldü. Bu adam eserlerinde tamamı Cennetle müjdelenmiş ve dinin direkleri olan Sahabeyi hatta Sahabe’nin en büyüklerinden olan Ebu Bekir, Ömer ve Osman radiyallahu anhum ecmeini küfürle ittiham edip çok ağır ifadelerle eleştirir mi, evet eleştirir. Bu durumda Sahabe’nin dünya hali ve ahiretteki akıbeti hakkında ya haşa Allah yalan söylüyor ya da imamın ALİ ŞERATİ. Tercih etme hakkı sana ait muhterem kardeşim.

  • Emin KUTUP

    A.Seriati toplumumuzda sevildi . Tutuldu ve fakat her eserinde mutlak zehirini birakti…bizler onu DUA – HACC – ANA BABA BIZ SUCLUYUZ gibi purtuklarıyla buyuduk..yinede kahtawi diyorsa dogrudur un yaninda ,, olumuyle ilgili ıspat gerektiren iddiadır derim..allah bizlere dostu duşmandan ayirma feraseti nasip etsin…şia ve iran malesef huseyin r.a ( a.selam olsun ) ın kılıcıyla YEZID lerin saflarinda durarak ebriya ( suçsuzlar) nin kanlarini dokerek bu imtihanı UMMET nezdinde kaybetmişlerdir…islam devrimi için harcadigimiz her cümle ve dakikamizin hesabini ALLAH a sikayet ediyoruz..hakkimizi helal etmiyoruz…k u t u p

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?