Nurdan Haber

Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi Risale-i Nur Talebeleri Platformu Referandum Görüşleri

Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi Risale-i Nur Talebeleri Platformu Referandum Görüşleri
11 Nisan 2017 - 10:00

Nurdanhaber.com Diyarbakır bölge temsilcisi, Risale-i Nur talebelerinden Doğu ve Güneydoğu Bölgeleri Risale-i Nur Talebeleri Platformu sekreteryasıyla referandum üzerine bir röportaj gerçekleştirdi. Doğu ve güneydoğudaki Nur talebeleri “Referandum hakkında ne düşünüyorlar, hangi noktadan ehemmiyet veriyorlar?” öğrenmek için arkadaşımız sorular sordu. Verdikleri cevapları sizlerle paylaşıyoruz.

 

DOĞU ve GÜNEYDOĞU ANADOLU BÖLGELERİ RİSALE-İ NUR TALEBELERİ PLATFORMU

DOĞU ve GÜNEYDOĞU RİSALE-İ NUR TALEBELERİ PLATFORMU olarak daha önceki günlerde basın yoluyla 16 Nisan 2017 tarihinde yapılacak olan Referandumla ilgili müsbet tercihinizi açıklamıştınız. Referandum için kritik diyebileceğimiz son haftaya girildiği bu süreçte neler söylemek istersiniz?

Referandumda yapılacak olan anayasa oylamasıyla ilgili Şubat ayı içinde muhtelif medya organları vasıtasıyla ifade ettiğimiz üzere 16 Nisan 2017 tarihinde yapılacak olan Referandumla ilgili “EVET” tercihimizi açıklamıştık. Yaptığımız çalışmalarla sürece destek verdik. Aynı zamanda meselenin idrakinde olarak rahavete kapılmadan ve en ufak bir tereddüt göstermeden bütün samimiyetimizle Sn. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan‘ın arkasında olduğumuzu ve onu maddi-manevi desteklediğimizi belirtmek üzere, referandumda “EVET” diyeceğimizi iftiharla tekrar ilan ediyoruz.

Referanduma yaklaştığımız bu son hafta münasebetiyle oldukça kritik bir döneme girmiş bulunmaktayız. Hem Bölgemiz, hem Ülkemiz, hem Alem-i İslam ve hem de Alem-i İnsaniyet adına iyi düşünerek ve meydana gelen hadiseleri doğru okuyarak hareket etmemiz ve o şuurla reyimizi kullanmamız gerektiği zaruridir. Mevcut siyasi durum nazar-ı dikkate alınmadan yapılacak olan her bir değerlendirme, fevkalade yanlış kararlara varmayı beraberinde getirecektir. Risale-i Nur mensupları ile beraber bütün ehl-i imanın, tercihlerini ortaya koyarken, zaman ve zeminin ilcaatını dikkate almakla beraber, Bediüzzaman’ın bu hususlardaki aydınlatıcı ve rehber olan düsturlarını, bilinçaltı ezberlerden ve önyargılardan uzak, samimi ve halis olarak ortaya koyma zarureti bedihidir. Bizler, nasıl ki bütün menfi şartlara ve aleyhimizde çıkan faturalara rağmen; 12 Eylül darbe anayasasına, bütün mevcudiyetimizle karşı çıkmıştık. Bugün de ülkemizde hem TBMM’nin, hem devlet kurumlarının işleyişine ve ilerlemesine engel olan, hem de halkın iradesini vesayet altına alan bu darbe anayasasının kalıntılarını ortadan kaldıracak ve milletin hakimiyetine kayıtsız-şartsız yol açacak olan bu anayasa değişikliğine “EVET” diyeceğiz. Ömrü boyunca İstibdadın her türlüsüne karşı çıkan, Hürriyet ve Meşrutiyeti İslamiyet adına savunan Üstadımız Bediüzzaman hazretlerinin “İstikbalde en gür sada İslam’ın olacaktır” müjdesinin yakın olduğuna dair emarelerin çıktığı günümüzde, inşaallah Milletin önündeki bütün engellerin kalkması, bu referandumda “EVET” çıkması ile tam tahakkuk edecektir inşaallah.

Referandumu bu derece önemli kılan unsurlar ve ifade ettiğiniz hadiseler nelerdir? Ve bu hadiseler referandumu hangi açılardan önemli kılmaktadır?

7 Haziran 2015 seçimlerin sonucunda muhtemel bir koalisyon ihtimalinin ortaya çıkmasıyla ve bu zafiyetin akabinde gelen terör ve kaotik ortam tek başına güçlü bir iktidarın ve vesayetsiz bir Meclisin ehemmiyetini bütün açıklığıyla bizlere gösterdi. Allah’ın bir lütfu olarak 1 Kasım 2015 seçimlerinde, milletimizin engin ferasetiyle zaman kaybetmeden hemen bu zafiyet düzeltilerek, parlementoda tekrar güçlü bir hükumet yapısına imkan vermek suretiyle derin bir nefes almışken, yine dahili ve harici şer güçlerin tezgahıyla bu kez ortaya konan kaotik çukur siyasetleri sonucu bölgemizdeki pek çok il ve ilçemizin anarşistlerce tahrip edilmesi, Gezi Olaylarıyla başlayarak, 17-25 Aralık’la devam eden ve en nihayetinde 15 Temmuz FETÖ darbesiyle devam eden süreçler, Avrupa gaddar zalimleri ve içimizdeki işbirlikçi münafıklarla el ele vererek, Türkiye’ye karşı tarihte benzeri görülmemiş bir biçimde saldırmaları ve özellikle bu referandumda menfi bir neticenin ortaya çıkması için tam bir ittifak halinde çalışmaları ve tabir yerindeyse birikmiş kinlerini kusmaları; 16 Nisan  referandumunda “EVET” çıkmasının ne kadar ehemiyetli olduğunu, bütün yönleriyle bizlere göstermektedir. Bütün bu hadiseler gösteriyor ki, İslam Alemi için bir ağabey hükmünde olan ve mazlum İslam Ümmetinin derdiyle dertlenerek yardım eden ve onların bütün acılarını yüreğinde hissederek uyanışına vesile olan Türkiye’nin ve bilvesile İslam Dünyasının çok yönlü gelişimini durdurmaya yönelik sinsi faaliyetlerdir. Dahildeki İslam ve Millet düşmanı mahfillerin tümünün, istisnasız olarak “Hayır”’da buluşması da, çok manidar ve bir o kadar da ibret verici ve dikkat çekicidir. Böylesi durumlarda düşman oklarının nereye yöneldiği göz önüne alındığında, Referandumun bu açıdan da ne kadar hayati bir önem arz ettiğini söyleyebiliriz.

 

Referandum süreci ortamını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Hem Türkiye’de oluşan “Hayır” cephesi hem de Avrupa, referandumda ”EVET” çıkması durumunda Türkiye’de ve dolayısıyla İslam Aleminde yaşanacak olan müsbet gelişmeleri, sadece tahmin ile değil, akıl gözleriyle apaçık gördüklerinden adeta kudurmaya başlayıp uykuları kaçmaktadır. Onlar bir anlamda az önce zikrettiğimiz olaylarla elde edemedikleri menfi neticeler için bu referandumu, son çare olarak görmektedirler. Bundan dolayı Türkiye özelinde her zaman statüko ile beslenmiş, insan hak ve hürriyetlerinden ziyade, kendi emellerinin cari olmasını isteyen, millet iradesini gasp etmek için bütün yolları deneyen ve ülkeyi sadece kendilerine ait gören bu şer cephenin sesi, alışılmışın dışında çokça çıkmaktadır. Gerek Avrupa zalimleri ve gerekse Asya münafıkları, her zaman emrine amade ve verilen direktifler çerçevesinde hareket eden zayıf iradeli bir Türkiye ve ülke yönetimini arzulamaktadırlar. Kendi imkanlarıyla ayakta durmayı başarmış ve İslam’a yakışır izzet ve şefkatle mücehhez bir şehameti sergileyerek İslam Alemi’nin uyanışına vesile olarak, Ağabeylik yapan bir Türkiye’yi ve güçlü bir yönetimi katiyen istememektedirler. Mazlumların neredeyse yegâne sesi olan, başta Suriye hadisesinde olmak üzere Irak ve Filistin meselelerinde de tek başına samimane ve fedakârane çalışan devletimiz ve başındaki idarecilerimizin gayretlerini hem tarih altın harflerle yazacak, hem daha da önemlisi inşallah Allah katında kabul edilerek, büyük ecir ve sevaplarla mükafatlandırılacaktır. Mazlum ve mağdur Suriyelileri memleketlerine geri gönderelim diyen, zalim Esed’e tek kelime söylemeyen malum Halk Partisinin tavrı; her türlü kurnazlık, hile, aldatma ve enva-i çeşit yalanlar ile milletin kafasını bulandırmaya çalışması gözlerden kaçmamaktadır. Tabir yerindeyse öyle bir gündür ki; “Yevme tübles-serair” sırrınca, hiç kimse içindekini muhafaza edemeyerek bir vesile ile niyetlerini tamamen izhar etmiş ve tavrını ona göre belirlemiştir. Adeta öyle bir zamandır ki, herkesin içi dışına çevrilmiş bir durum arz etmektedir.

“En büyük hile, hilesizliktir” kaidesine binaen kurtuluş sadece sıdktadır ve Allah her zaman doğruların yanında olup onların hamisidir.

Güneş balçıkla sıvanmaz.

Gözünü kapatan sadece kendine gece yapar.

İslam ülkelerinin müşfik ağabeyi sıfatını Sn. Cumhurbaşkanımız şahsında alan Ülkemizi, Alem-i İslamı Cenab-ı Hak her türlü kaza-bela ve musibetlerden muhafaza edecek ve sulh-u umumiye de vesile olacaktır inşaallah. Mekke’de de olsam buraya gelmem lazımdı diyen Bediüzzaman hazretleri esas en tehlikeli birinci cephenin burada olduğunu beyan ederek Ülkemizin Alem-i İslam’daki ehemmiyetini o günden beri bizlere çok veciz bir şekilde ifade etmiştir. Millet ve Din lehinde o günün şartlarında yaptığı müsbet icraatlardan dolayı Menderes ve Demokratları bizzat sandık başına giderek alenen reyini izhar etmek suretiyle destekleyen Üstadımızın yolunda olarak, bizler de en ufak bir rehavete kapılmadan, vazife aşkıyla sandık başına gidip en önemli vatandaşlık görevimiz olan reyimizi kullanmak suretiyle hem esas vazifemizi ifa, hem de Sn. Cumhurbaşkanımızın ve Hükümetimizin yaptığı müspet icraatları için bir destek, bir teşekkür ve dua manasında olarak bu referandumda  EVET demeyi insani ve vicdani bir borç biliyoruz.

 

Mevcut Türkiye yönetiminin 15 yıllık icraatları dikkate alındığında, Platform olarak sizce oy kullanılırken nazara alınması gereken hususlar nelerdir?

Son 15 yılda İslam Âlemiyle çök yönlü ilişkiler kurulmuş, dâhilde ehl-i iman için kapalı olan kapıların hemen hemen hepsi açılmış, inançlı insanların yıllarca kanayan yarası hükmünde olan başörtüsü zulmü, okullarda, emniyette, askeriyede ve TBMM’nin de dâhil olduğu bütün devlet dairelerinde sonlandırılmış ve Üstad Bediüzzamanın eğitim alanında istikbalin kurtuluş reçetesi hükmündeki en büyük projelerinden biri olan fen ve din ilimlerinin mezc edilerek birlikte okutulması manasının mukaddimesi olarak; askeri okullar da dahil olmak üzere tüm okullarda Kuran-ı Kerim, Siyer, Temel Dini Bilgiler ve Osmanlıca-Arapça dersleri okutulmaya başlanmış olmasını, büyük bir fa’l-i hayır olarak görüp alkışlıyoruz.  Yine Üstadımızın en büyük vasiyetlerinden ve Ehl-i İmanın ve Alem-i İslamın kurtuluş reçetesi hükmünde olan Kur’anın ve Ondan nurunu alan ve bu zamanın anlayışına hitap eden Risale-i Nur Külliyatının devlet eliyle Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından basılması arzusydu. Elhamdulillah bu da Sn. Cumhurbaşkanımızın direktifleriyle Diyanet İşleri Başkanlığımız tarafından yerine getirilmiştir. Allah sebep olanların umumundan razı olsun, “Haza min fadli Rabbi”. Bütün bu manevi ve moral değerlerin tahakkuku ile beraber ülkemiz, dünya devletleri arasında gerek ekonomik gerek sosyal ve gerekse kültürel alanda gerçekleştirmiş olduğu sıçrama hamlesi ile adeta istikbalin parlayan bir yıldızı ve gıpta ile bakılan bir devleti hükmüne geçmiştir. Hiç şüphe yok ki, ülke olarak mazhar olduğumuz bütün bu nimetler, evvela Cenab-ı Hakka hadsiz şükür ile beraber, sebep olan başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere Başbakanımız ve Hükümetimizin mensuplarına dua ve tebrik etmekle beraber, daima müzahir ve yol gösterici olmayı da gerektirir. Ta ki İslam Âlemi açısından bir umuda dönüşmüş olan Türkiye’nin mevcut halinin istikrar bulmasına ve mazhar olduğumuz bütün bu nimetlerin artarak devam etmesine bir vesile olabilsin, inşaallah.

 

Referandumla ilgili olarak özellikle tereddüt yaşayan vatandaşlarımıza önerileriniz nelerdir?

Vatandaşlarımız ve Umum Ehl-i İman, hem Türkiye’nin kontrollü demokrasiden tam kurtularak meşrutiyet-i meşrua manasında kendisinin direkt seçtiği vesayetsiz bir yönetime kavuşması, hem de hak ve hürriyetlerinin daha da genişlemesi için hür iradeleriyle, vazife şuuruyla, ihmal etmeden, tereddütsüz ve emin olarak sandığa gitmeli ve bu referandumda “EVET” demelidir. Benim reyimden ne çıkar diyerek kesinlikle tarafsız kalmamalıdır. Zira bu referandumda “EVET” oyunun çoğunlukta olmasının yanında nitelikli bir yüzdeye ulaşması da fevkalade önemlidir. Yüksek bir oy oranı; hantallaşmış bürokratik vesayetin kaldırılmasına vesile olacağı gibi, hükümetin icraatlarının kamuoyunca desteklendiği ve bu manada devam ede gelen yeni icraatların ortaya konması noktasında da yöneticilerimize maddi ve manevi bir destek olacaktır. Yüzde 99’u Müslüman olan Milletimizi gerçek manada temsil eden ve halkın oylarıyla ilk defa seçilen Cumhurbaşkanımızı ve Hükümetimizin elini hiç şüphesiz güçlü kılacaktır. Anayasa maddelerine verilecek yüksek bir destek, idare ve inisiyatifin bir daha geri alınmamak üzere halka ve dolayısıyla TBMM’ye verilmesi anlamına gelecektir. “Tek Adam” yönetimi yalanıyla milleti kandıracağını zannedenler bu milletten hiçbir zaman iktidar olabilmek için, yeterli bir rey alamayacağını bilenlerdir. Halkın büyük ekseriyetinin rey’ini alan, Hükümetiyle ve Meclisiyle güçlenmiş bir Millet iradesinden, ancak karanlığı seven yarasa tabiatlı olan kimseler rahatsız olurlar. Onlar istedikleri kadar yalan söylesinler, Bediüzzaman’ın tabiriyle: “Bir dane sıdk, yakar milyonla yalanı”. Ve yine diğer bir ifadesiyle “Yaşasın sıdk! Ölsün Yeis! Muhabbet devam etsin! Şura kuvvet bulsun!” diyoruz.

 

Son olarak referandum konusunda ne söylemek istersiniz?

Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri Risale-i Nur Talebeleri Platformu olarak; Sn. Cumhurbaşkanımızın, Başbakanımızın ve Hükumetimizin mensupları, Türkiye’yi baştan başa her yeri bir dava şuuruyla günde üç-dört merkeze gitmek suretiyle yaptıkları canhıraşane referandum çalışmalarını, can-ı gönülden destekliyor ve kendilerini şimdiden kutluyoruz. Bu referandumda alınacak neticenin bütün Türkiye, Alem-i İslam ve İnsaniyetle birlikte gelecek nesillerimiz için de son derece mühim hakikatlere gebe olduğununun idraki içindeyiz. Ehl-i hamiyet insanlar olarak tarihe şerefli ve güçlü bir not düşmek istiyor ve Bediüzzaman’ın tabiriyle istikbalde gelecek nesillerin nefret ve tahkirlerinden sakınmak ve “Tuh o asrın gayretsiz adamlarına!” dedirtmemek ve tam aksine onların dualarına mazhar olmak için bu sürecin ne derece ehemmiyetli olduğuna vurgu yapmak istiyoruz. Allah’ın izniyle, Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sisteminin milletin teveccühüne mazhar olmasıyla Türkiye’yi ve Müslümanları daha güzel yarınlar bekliyor olacaktır.

Bu düşüncelerle, hakiki hürriyet ve sulh-u umuminin temin ve tesisi, İslâm Âleminin ve mazlumların ümit meşalesinin sönmemesi için Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri Risale-i Nur Talebeleri Platformu olarak, 16 Nisan 2017 tarihinde yapılacak referandumda Devletimiz, Alem-i İslam ve Alem-i İnsaniyet için güzelliklere vesile olacağını düşündüğümüz Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sistemini destekliyor ve bizimle birlikte bütün akl-ı selim sahibi, vatanını seven, hamiyetperver ehl-i iman olan herkesi, Kuran, İslamiyet ve Millet hesabına tereddütsüz “EVET” demeye davet ediyoruz. Bütün mazlumların ve Alem-i İslam’ın duasının Türkiye ile beraber olduğunu görüyor ve bundan dolayı da Allah’a sayısız hamd ve senalar ediyoruz.

 

DOĞU ve GÜNEYDOĞU ANADOLU BÖLGELERİ RİSALE-İ NUR TALEBELERİ PLATFORMU

( Diyarbakır – Mardin – Şırnak – Siirt – Bingöl – Muş – Bitlis – Van – Ağrı, Silvan, Ergani, Çermik, Kulp, Bismil, Hani, Çüngüş, Kocaköy, Eğil, Kızıltepe, Midyat, Nusaybin, Mazıdağı, Cizre, Silopi, Gevaş, Edremit, İpekyolu, Tuşpa, Çaldıran, Başkale, Gürpınar, Genç)

 

Alem-i İslamBediüzzaman'danDr. Mehmet Rıza DerindağDünyaGenelGünün Hadisiİslam ve HayatMisafir YazarlarNur TalebeleriTürkiyeYazarlarımız
Leyle-i Regaib Özel 5.000 Hatim Programı
Alem-i İslamBediüzzaman'danDünyaGenelGündemGünün DersiGünün Hadisiİslam ve HayatNur TalebeleriTürkiyeYazarlarımız
Genç Hafızlardan Şehitlerimiz İçin Dualar ve Kur-an’ı Kerim Tilavetleri
Alem-i İslamDerslerDünyaEkonomiFıkıh & HadisGenelGündemGünün DersiGünün DuasıGünün HadisiHayatHizmetİslamİslam ve HayatKartpostal - VecizeNur TalebeleriRisale-i NurRisale-i Nur DünyasıSorularla RisaleSual-CevapTürkiyeYazarlarımız
Boğaziçi Üniversitesi Öğrencileri ile Risale-i Nur Dersi” ŞUALAR’DAN 9.DERS ( 9. ŞUA )