Hırsızlık Meselesi

nurdanhaber | Haber Merkezi | |

HIRSIZLIK MESELESİ

Hükumetin cesur bir iradeyle emperyalistlerden müstakil olarak hareket tavrı Batı ve Amerika’yı çileden çıkarıyor ve tansiyonunu yükseltiyor.

Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan’ın; Demirel, Ecevit, İsmet İnönü ve silah arkadaşları gibi karşılarında ceketinin bütün düğmelerini iliklemesini istiyorlar… Abdullah Gül gibi sömürge valisi smokinini giyip Elizabeth’in emrine amade olmasını temenni ediyorlar.

Erdoğan, bunların hiçbirini yapmıyor. Tarım, ekonomi, sanayi, eğitim ve savunma sanayii alanında onlardan tamamen farklı bir siyaset izliyor.

Manda yönetimini kabul etmeyen Tayyip Erdoğan’ı iktidardan düşürmek için başvurmadıkları yol kalmadı heriflerin…

Kâh parti kapatma, kâh Ergenekon, kâh yakamoz, kâh balyoz, kâh eldivenli kalkışmalarla şanslarını denediler olmadı…

Havalimanını uzun namlulu silahlarla taradılar olmadı… Bir senede ülkede tam yirmi dokuz canlı bomba saldırısı düzenlediler, değişen bir şey olmadı…

17/25 Aralık’ta darbeye teşebbüs ettiler, olmadı.

15 Temmuz’da tam otuz beş savaş uçağı, tank, helikopter, zırhlı araç ve ağır silahlara sahip binlerce hain askerle darbeye kalkıştılar, fakat yine çuvalladılar.

Fitne planlarının tamamı boşa çıkınca bu sefer yalan kampanyasını başlattılar…

Açık söyleyeyim, yürüyen merdivene tersten binen Kılıçdaroğlu veya ilk mektep mezunu bile olmayan Gülen’in bu kadar sinsi planları organize etme becerisine sahip olduğuna inanmıyorum ben.

Şeytanın aklına bile gelmeyen iftira kampanyalarını bir üst aklın organize ettiğine inanıyorum. Üst akıl değil; karanlık akıl veya zındıka komitesi diyelim…

Bunca tazyik ve darbelerden hiçbir netice alamayan komite, Cumhurbaşkanımızın şahsını ve ailesini halkın gözünden düşürmek maksadıyla hırsızlık yaptığına dair yalanları, elemanları vasıtasıyla piyasaya sürüyor. Yalan değil; düpedüz iftira ve namus cellatlığı yapıyorlar…

Hırsızlık meselesi açılmışken…

İtibarsızlaşma kampanyasında muharrik güç vazifesi yapan Gülen, dünya tarihinde gelip geçmiş en büyük hırsızlardan biri değil; en büyük hırsızdır.

Gençlik yıllarında “medresede” okurken nasıl bir hırsız olduğuna dair canlı şahidinden dinlediğimi sizlere aynen aktarayım.

“1957 yılında Erzurum’da M. Nuri Yılmaz ve F. Gülen ile aynı medresede okurduk. Kendisine şeytan FETO derdik. Şeytan deyince hiç kızmaz, bilakis hoşuna giderdi. Öyle işler yapardı ki iblisin bile aklına gelmezdi. Medresede okutulan ders kitapları içerisine komünist, Leninist ve Marksist kitapları yerleştirerek onları okurdu. Sık sık sinemaya giderdi. Hele hele p…. filmleri hiç kaçırmazdı. İzlediği o rezil sahneleri medrese talebelerine anlatırdı. Düşünün, gayr-ı Müslim kadınların İstanbul’da çarşafla gezdiği yıllardan bahsediyoruz. Kendisine bir gün ‘ulan Fetullah, sen bu paraları nereden getiriyorsun dediğim vakit, kolumdan tutup ‘gel’ dedi. Cebindeki bir aletle caminin kapısını açtı, sonra camiye konulan sadaka kutusuna doğru yönelip bir hamleyle kutuyu açtı, içindeki paraları alıp cebine doldurdu. İftiharla ‘işte ben bu paralarla hep sinemaya gidiyorum’ dedi.”

Bir defa değil iki defa düşünün.

Türkiye’nin en dindar illerinden biri olan Erzurum’da “medrese talebesi” olacaksın, İslami ilimleri bir kenara bırakıp gizli gizli komünizm ve sosyalizme dair kitapları okuyacaksın…

Sonra caminin hayır hasenat kutusunda biriken sadaka ve fitre paralarını çalıp en ahlaksız filmleri izlemek için sinemaya gideceksin…

Hem Allah hem de halkullahın parasını çalacaksın…

Sonra “Tayyip Hırsız!” diyeceksin…

Vaaz kürsülerinde hüngür hüngür ağlayıp fakir fukaranın hakkı olan zekât, sadaka ve fitreleri toplayacaksın… Yetmedi milletten kurban paralarını alacaksın ve üstelik parasını peşin aldığın o kurbanları kesmeyeceksin… Vatandaşın kendi eliyle evinde veya iş yerinde kestiği kurbanların deri, bağırsak, işkembe ve dalakları toplayıp nakite çevireceksin… O parayla kilise ve sinagog inşa edeceksin…

Valla keki, bana öyle geliyor ki sen; Sülün Osman’dan bile daha büyük bir hırsız, üstelik arsız birisin…

Sana “büyük âlim, veliyullah, kutup” diyen profesörlerin kulakları çınlasın…

“Hizmet” adı altında Amerika, Avrupa ve Balkan ülkelerine tur düzenleyeceksin… O esnada insanlara cami yerine kilise ve sinagogları tanıtacaksın… İş adamlarının odalarına gece yarısı sarışın renkte birer alüfte yollayıp gece hâsıl olan cümle ef’al ve a’mali kameraya alacaksın…

En alçak yollarla zenginleri haraca bağlayacaksın…

Fuhuş, kumar, zina ve faiz gibi İslam’da büyük günah sayılan gayr-ı meşru vesilelerle halkı sömüreceksin… Din kisvesi altında Anadolu halkından himmet paraları toplayacaksın… O paraların %15’ni Pennsylvania’daki hesabına havale ettirip faiz ve repoya yatıracaksın…

Yediğin haram, içtiğin haram, giydiğin haram, haram ibni haram olacaksın…

Üniversite, askeri okul, akademik ve devlet memurluğu imtihan sorularını çaldın… Masum gençlerin hakkı ve emeğini gasp ettin… Alın teriyle o makamlara gelen birçok insana kumpas kurarak devletten uzaklaştırdın…

Şeytan bile senden yaka silkip: “Benden uzak kal birader” demez mi?

FETO’nun korosunda solistlik yaparak yirmi beş bankanın içini boşaltan ve kırk milyar dolar parayı soyup cebe indiren Kemalistlerden… İski’nin parasını sevgiliye yedirip vatandaşı susuz bırakan Halkçılardan… Depremzedelerin paralarını üfletip mahkemede ter döken bakanlardan…

Mossad’ın paralarını gasp edip tehdit karşısında ödemesini gariban halkın sırtına yükleten Nurlu Baba ve İhlaslı yeğenlerden bahsetmiyorum bile…

Yani hırsızlıkta cümlenizin sicili Banker Kastelli’nin sicilinden daha kabarık ve daha berbat…

Şeytan FETO’nun İP’ine cümle Halk, Cemaat ve Saadetle sarılın ki ip kopunca hepinizden birden kurtulalım…

Bu güne kadar, Cumhurbaşkanımız ve ailesinin devletin malını çaldıklarına dair ayağı yere basan hiçbir delile rastlamadım, öyle bir hadisenin de olacağına inanmıyorum. İşiten varsa, öyle Kılıçdaroğlu gibi kuru laftan ibaret yalanlarla değil gerçek delile dayanan iddialarla karşımıza çıksın, biz de gerekeni yazalım.

Hulasa: Fethullat ve silah arkadaşlarının Erdoğan’a hırsız demesi, eli kanlı, istilacı Yahudilerin; Filistinlilere terörist demesi gibi bir şey oluyor. Adam ve madamlarıyla karalama yapalım derken beynini kullanan halk nezdinde rezil rüsva oluyorlar.

Muhammed Kahtavi


Etiketler: , ,
Kategoriler: Muhammed Kahtavi Yazarlarımız

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?