Her işin başı da temizliktir sonu da

Nurdan Haber Haber Merkezi | |

Nurdanhaber – Mehmet BİLEN

Temizlik; her türlü kirden uzak, pak ve saf olmak anlamına gelir. Temizlik Allah’ın bir sıfatı hem de yarattığı tüm varlıklarda açıkça gösterdiği bir fiilidir. Evet, Esmaü’l Hüsna’dan olan “Kuddüs” ismi her türlü eksiklik ve olumsuz sayılabilecek şeylerden Allah’ın uzak olduğunu ifade eder. İşte Allah, bu ismi gereği, yarattığı varlıkların da temiz olmalarını istemiş böylece onları çeşitli şekillerde temizlemiştir. Mesela havayı zehirli gazlardan ağaçların fotosentez yapmaları ile temizlemiş sonra o aynı havaya rüzgâr özelliği vererek yeryüzünü süpürüp temizletmiş ve insanlar nefes olarak içlerine çektiklerinde de yine o havaya kanı temizleme özelliği vermiştir. Hem göz kapakları ile gözlerimizi silip temizlediği gibi yağmur yüklü bulutlar ile de bir sünger gibi yeryüzünü silip temizlemiş ve görevleri bitince de gökyüzünü kirletmemeleri için o bulutları da toplayıp göğün yüzünü pırıl pırıl göstermiştir. Hayvanları da bu önemli işte vazifesiz bırakmamış; sineğe kendi kanatlarını temizlettiği gibi akbabaya ve karıncalara da yeryüzünü temizletmiş ve birçok balık çeşidini de denizlerin temizliğinde görevlendirmiştir.

Allah’ın yeryüzünde ve gökyüzünde canlı cansız, bitki ve hayvanlara bizzat yaptırdığı bu önemli işi insandan da istemesinden daha doğal bir şey yoktur. Akılsız veya cansız oldukları halde diğer varlıkların tertemiz olup insanın kirli kalması, pis olması insana yakışmayacağından Allah insana da her türlü maddi ve manevi kirlerinden arınmasını emretmiş, onun bu konuda diğer varlıklardan aşağı düşmesini istememiştir.

İslam’da temizliğe verilen önemi Allah, bizzat Kur’an’da belirtmiş peygamberimiz de önemle üzerinde durmuştur. Mesela bir ayette; “Orada temizlenmeyi seven insanlar vardır, Allah da çok temizlenenleri sever.” (Tevbe, 9/108.) buyurmakta başka bir ayette de; “İbrahim ve İsmail’e: ‘Tavaf edenler, ibadete kapananlar, rükû ve secde edenler için evimi temiz tutun’ diye emretmiştik.” (Bakara, 2/125.) diye geçmektedir. Peygamberimiz de: “Allah temizdir temizliği sever. (Tirmizi, Edeb, 41/2799.),Temizlik imandandır.” (Müslim, Taharet, 1.) gibi hadisleriyle temizliğin İslam’la ne kadar içi içe olduğunu vurgulamıştır.

İslam’da temizlik genel anlamda maddi ve manevi temizlik olarak ikiye ayrılır. “Şüphe yok ki Allah çok tevbe edenleri ve çok temizlenenleri sever.” (Bakara, 2/222.) ayetinden de anlaşılacağı üzere maddi kirleri pislikler, manevi kirleri de günahlar oluşturmaktadır. Allah bu ikisinden de temizlenilmesini istemektedir. “Arınıp temizlenen ve Rabbinin adını zikredip de namaz kılan kimse mutlaka kurtuluşa erer.”(A’lâ, 87/14-15.) ayetinde de belirtildiği gibi maddi pisliklerden arınıp temizlenmek sonra da tövbe ve ibadetlerle manevi kirleri de yok etmekle kurtuluşa erişilebileceği gözükmektedir.

Maddi temizlik bedenin, elbisenin yiyecek ve giyeceklerin ve yaşadığımız çevrenin temiz olmasını ifade eder. Allah Kuran-ı Kerim’inde “Ey peygamber elbiseni daima temiz tut.” (Müddessir, 74/4.) ve Allah’ın size verdiği rızıklardan helal ve temiz olarak yiyin..”(Mâide, 5/88.) buyurarak elbise ve yiyecek temizliğine işaret ettiği gibi peygamberimiz de; “vücutlarınızı temiz tutun” (Muhtar-ül Ehadis, 737.) hadisiyle ve “yemeğin bereketi yemekten önce ve sonra elleri yıkamaktır.” (Ebu Davud, Et’ime, 11.) buyurarak beden temizliğine “siz de avlularınızı temiz tutun” (Tirmizi, Adab, 74/2950.) hadsiyle de çevre temizliğine dikkat çekmiştir.

Manevi kirlerin başında inançsızlık ve şirk gelir ki ancak halis bir iman ile bu kir temizlenebilir. Peygamberimiz buna işaret ederek “Temizlik imanın yarısıdır” (Tirmizi, Daavat, 86.) buyurmuştur. Buna göre; “La ilahe illallah Muhammedün Rasulllah” (Allahtan başka ilah yoktur, Muhammed onun Rasulüdür) sözüyle ortaya konan iman ifadelerinin, yarısını oluşturan “la ilahe illallah” cümlesinde “la ilahe” (ilah yoktur) kelimesi ile, ilah olabilecek özellikte hiçbir varlığın olmadığını ifade ederek kalbimizi batıl inançların tümünden temizlemiş; “illallah” ( ancak Allah ) sözüyle de sadece Allah’ın ilah olabileceğini tasdik ederek doğru inancı yerleştirmiş ve kalbimizi ışıl ışıl parlatmış oluyoruz.

Hem İslam’da ibadetler de maddi-manevi kirlerden arınmaya bakar. Mesela namaz kılmak için abdestin şart olması, elbise ve namaz kılınacak yerin de temiz olması maddi temizliği gerektirdiği gibi namazın insanın günahlarla kirlenmiş ruhunu temizlediği, zekâtın da malı temizleyip bereketlendirdiği birçok hadiste belirtilmiştir. Mesela Peygamberimiz; günde beş vakit evimizin önünden akan bir nehre girdiğimizde üzerimizde hiçbir kir kalmayacağı gibi beş vakit namazın da tüm günahlarımızı temizleyeceğini (Buhâri, Mevâkit, 6.) ifade etmiştir. Böylece; “Allah size bir güçlük dilemez, fakat sizi tertemiz yapmak ve üzerinizdeki nimetleri tamamlamak ister ki şükredesiniz.” (Mâide, 5/6.) ayetiyle maddi ve manevi temizliğin bize bir zorluk olması için değil, Allah’ın nimetlerinin üzerimizde tam anlamıyla gözükebilmesi için emredildiği belirtilmiştir. Evet, biz dahi güzel bir eşyayı herhangi bir yere koymadan önce orayı temizleriz ki güzelliği ortaya çıksın, herkes beğensin. İşte Allah da maddi manevi temizlikle bizdeki kirleri gidererek nimetlerinin değerini ve isimlerinin güzelliğini ortaya çıkarmak istiyor ki biz de o isimlerin tecellilerini beğenip takdir edelim ve o nimetlere de şükredelim inşallah.

 



Etiketler:
Kategoriler: Mehmet Bilen

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?