A’râf Suresi 151 – 152. Ayetler

Nurdan Haber Haber Merkezi | |

A’râf Suresi

151 - 152. Ayetler

قَالَ رَبِّ اغْفِرْ ل۪ي وَلِاَخ۪ي وَاَدْخِلْنَا ف۪ي رَحْمَتِكَۘ وَاَنْتَ اَرْحَمُ الرَّاحِم۪ينَ۟

اِنَّ الَّذ۪ينَ اتَّخَذُوا الْعِجْلَ سَيَنَالُهُمْ غَضَبٌ مِنْ رَبِّهِمْ وَذِلَّةٌ فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۜ وَكَذٰلِكَ نَجْزِي الْمُفْتَر۪ينَ

Ali Fikri Yavuz Meali151 - Mûsa: “- Ey Rabbim, beni ve kardeşimi bağışla, bizi rahmetine ithal et. Sen merhamet edenlerin en merhametlisisin.” dedi.

152 - Muhakkak ki buzağıyı tanrı edinenlere, Rablerinden bir gazap ve dünya hayatında da bir horluk erişecektir. İşte biz, Allah'a iftira edenleri böyle cezalandırırız.
Diyanet İşleri Meali (Yeni)151 - (Mûsâ), “Ey Rabbim! Beni ve kardeşimi bağışla. Bizi kendi rahmetine sok. Sen, merhametlilerin en merhametlisisin” dedi.

152 - Buzağıyı ilâh edinenlere mutlaka (ahirette) Rablerinden bir gazab, dünya hayatında ise bir zillet erişecektir. İşte biz iftiracıları böyle cezalandırırız.
Diyanet Vakfı Meali151 - (Musa da) Ey Rabbim, beni ve kardeşimi bağışla, bizi rahmetine kabul et. Zira sen merhametlilerin en merhametlisisin! dedi.

152 - Buzağıyı (tanrı) edinenler var ya, işte onlara mutlaka Rablerinden bir gazap ve dünya hayatında bir alçaklık erişecektir. Biz iftiracıları böyle cezalandırırız.
Elmalılı Hamdi Yazır Meali151 - Musa dedi ki: "Ey Rabbim! Beni ve kardeşimi bağışla! Bizi rahmetinin içine al. Sen merhametlilerin en merhametlisisin."

152 - Şüphesiz o buzağıyı tanrı edinenlere Rablerinden bir gazap, dünya hayatında iken de bir zillet erişecektir. İşte biz, iftiracıları böyle cezalandırırız.
Hasan Basri Çantay Meali151 - (Musa) dedi ki: «Yâ Rab, beni de, biraderimi de yarlığa. Bizi rahmetinin içine sal. Sen esirgeyenlerden daha esirgeyensin».

152 - Şübhe yok ki buzağıya (Tanrı diye) tutunanlara Rablerinden bir gazab, dünyâ hayaatında da bir horluk erişecekdir. İşte biz (Allaha karşı) yalan düzenleri böyle cezalandırırız.
Hayrat Neşriyat Meali 151 - (Mûsâ:) “Rabbim! Bana ve kardeşime mağfiret eyle ve bizi rahmetine koy! Çünki sen, merhametlilerin en merhametlisisin!”(1) dedi.*

152 - Şübhesiz ki buzağıyı (ilâh) edinenler yok mu, onlara yakında Rablerinden bir gazab ve dünya hayâtında bir zillet erişecektir. İşte iftirâ edenleri ise, böyle cezâlandırırız.
Ömer Nasuhi Bilmen Meali151 - Dedi ki: «Yarabbi! Beni de kardeşimi de yarlığa ve bizi rahmetine idhal et. Ve sen merhamet edenlerin en merhametlisisin.»

152 - Şüphe yok ki, o buzağıyı tanrı edinenlere elbette Rablerinden bir gazap ve dünya hayatında bir zillet erişecektir. Ve işte müfterileri böyle cezalandırırız.
Ümit Şimşek Meali 151 - Musa, “Yâ Rabbi, beni ve kardeşimi bağışla,” dedi. “Bizi rahmetine eriştir. Sen merhametlilerin en merhametlisisin.”

152 - Buzağıyı tanrı edinenlere gelince, dünya hayatında onlara Rablerinden bir gazap ve bir zillet erişecektir. İftiracıları Biz böyle cezalandırırız.
Yusuf Ali (English) 151 - Moses prayed: "O my Lord! forgive me and my brother!(1119) admit us to Thy mercy! for Thou art the Most Merciful of those who show mercy!"*

152 - Those who took the calf (for worship) will indeed be overwhelmed with wrath from their Lord, and with shame in this life:(1120) thus do We recompense those who invent (falsehoods).*

TEFSİR - KUR'AN YOLU

A’râf Suresi 151 - 152. Ayetler

151 - Hârûn’un duygusal bir üslûpla yaptığı bu açıklamalardan etkilenerek sakinleşen Mûsâ, muhtemelen kendi öfkeli tavrından, ne yaptığını bilmeyerek Tevrat levhalarını yere atmasından ve ayrıca Hârûn’un olabilecek bazı kusurlarından dolayı hem kendisi hem de kardeşi için Allah’tan af ve mağfiret diledi.

152 - Allah Teâlâ’nın altın buzağıya tapanlara gazap etmesi, onları cezalandırması anlamına gelir; onların dünya hayatında zillete uğratılması ise, düşmanları karşısında mağlûp duruma düşmeleri veya isyankârlıkları sebebiyle, kendilerine vaad edilen kutsal topraklardan mahrum bırakılarak vatansız duruma düşürülmeleridir. Âyetin “Biz iftiracıları böyle cezalandırırız” ifadesindeki “iftira”dan maksat, bir kimsenin asılsız olduğunu bile bile bir iddiada bulunmasıdır. İsrâiloğulları, hiçbir aklî ve naklî delile dayanmadan, âdi bir nesneden ibaret olan buzağı heykeline tanrılık vasfı yükleyip ona taptıkları için, onların bu tutumları iftira olarak nitelendirilmiştir. Aynı ifadeden, yüce Allah’ın yalnız İsrâiloğulları’nı değil, Allah’ın dışında tanrılar uyduran veya buna benzer yakıştırmalara kalkışan başka toplumları da gazabına ve zillete uğratmasının, O’nun mutlak bir kanunu olduğu anlaşılmaktadır.


Kaynak : Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 2 Sayfa: 596 - 597


Etiketler:
Kategoriler: Günün Ayeti

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?