SON DAKİKA

Nurdan Haber | Müjdeler Verir Risale-i Nur Odaklı Dini Haberler

“İHLÂS DERSİ AÇIKTAN OKUNMAZ”⁉

“İHLÂS DERSİ AÇIKTAN OKUNMAZ”⁉
29 Ekim 2019 - 10:07

“İHLÂS DERSİ AÇIKTAN OKUNMAZ”⁉

Evvela şunu bilmek ve söylemek lazım ki, Üstadımızın Risale-i Nur’larda Nur talebelerine atfettiği, hatta yüklediği en büyük misyon en büyük vazife; İttihad-ı İslamdır, İttihad-ı İslam’a çalışmaktır. Bu cümleden olarak şimdi Bediüzzaman hazretlerinin yaşayan son talebesi ve varisinden çok sık duyduğum bir suali soracağım; “Kardeşim ittihad- nur olmadan ittihad- islam nasıl olacak?”
İşte bu suali her nur talebesi kendine sormalı ve kendi nefsini müaheze etmelidir. Çok zor bir şey istediğimin farkındayım. Zira bizim bildiğimiz tek şey başkasını muaheze etmektir. ‘Çünkü bütün “ben”ler gibi benim de “ben”im, ak-pak ve her türlü hata ve kusurdan müberradır.’
Fakat biri var ve Bediüzzaman’ın o sözünü kendine yapılan emir, kendine verilen bir vazife kabul etmiş; 84 yaşında, yaşlılığın getirdiği her türlü hastalıklara ve her türlü muzır maniye rağmen gece gündüz demeden, kar çamur demeden, hastalık, yaşlılık bilmeden, 30 luk bir delikanlı zindeliği ve cevvalliği ile, bazan küçük bir Anadolu kasabasında bazan büyük bir metropolde görünür.
Bir gün bir delikanlıya Kur’ani hakikatleri anlattığını görürsünüz ertesi gün büyük bir devlet adamına davasının hakkaniyetini,
-suret-i haktan görünüp- aleyhinde olanlar, çelme takmak isteyenler, iftira edenler ve zalimlerle aynı dili kullananlar; O’nun gündemine dahi giremiyorlar. Onun için değişmeyen tek gündem var. İttihad-ı İslam’a giden yolları açmak, temizlemek;
aslında O’nun kim olduğunu hepiniz anlamışsınızdır.
Zira böyle sağlam bir irade, tam bir sadakat ve metanet ve sebat ve feragat ve tahammül ancak Bediüzzaman’ın ifadesinde kendini bulabilir.
Ne diyordu üstadımız: “Benim en yakınımda hizmetimde olup bir derece tam tarz-ı hareketimi bilenler ve yakından görenler.” (Em.Lâh2.233.sh) Yani -tabiri caizse- üstadımızın Rahle-i tedrisatından geçenler…
Evet işte bunların en genci ve en sonuncusu 1935 doğmuş, 1942 de Bediüzzaman, babasına: ” Onu talebem kabul ediyorum” diyor. Daha ilkokul birinci sınıfta iken risaleleri el ile yazmaya başlıyor. Aslında harfleri ilk defa risalelerden öğrendi  desek yeridir. İsmi Risale-i Nur’da onlarca kere geçiyor, üstadımız ona Bazan “manevi evladım” diyor, bazan da “mutlak Vekilim”. İşte o zat Hüsnü Bayramoğlu ağabeyimizdir. Bediüzzaman’ın her biri müstesna talebelerinden biri ve hayattaki son talebesi, nerdeyse bütün hayatını iman ve Kur’an hizmetinde geçirmiştir.
Sungur ağabey hastanede yatarken Hüsnü ağabey, Abdullah Yeğin ve Aytimur ağabeylerle ziyarete gelmişlerdi; Sungur ağabey kendine gelince, ben kendisine bunu söyledim. Sungur ağabey sevinçle: “Öyle mi ya Hüsnü kardeş de geldi mi ya?” dedikten sonra…
“Hüsnü’nün vazifesi büyüktür, biz gittikten sonra onun vazifesi başlıyacak.” dedi.
İşte ben, her ayın ilk pazar günü Hüsnü ağabeyin Esenyurt’ta okuduğu derse açıkçası o perspektiften bakıyorum.
Şunu bütün samimiyetimle söylüyorum; görmeyi umduğum şeyi fazlası ile görüyorum çok şükür.
Bu dersin ilk başladığı zaman ile bugün arasındaki fark ayan beyan ortadadır. Şimdi vazifesini Bediüzzaman’ın vasiyeti olan Kur’an hizmeti olarak bilen, bütün cemaatleri bu derste görmek mümkün. Biri birleri ile kaynaşmaları, kucaklaşmaları, muhabbetleri her türlü muvaffakiyetin üstündedir, zira Nur talebelerinin ittihadı, inşaallah ittihad-ı islam’a bir mukaddime olacaktır.
Bu dersin ve misyonunun farkına vararak hoşlanan ve sahiplenen olduğu gibi kıskançlık ve hasetle nefret eden de var.
Mesela bu dersin ilanatını yaptığımız bir yazının altına yazılan bazı yorumları görünce acı bir tebessümle Zübeyir Gündüzalp ağabeyin o çok önemli sözü düşer aklıma. Dermiş ki Zübeyir ağabey: “Kardeşim korkarım ki nurculuk ismi bir gün rozet gibi olur yakasına takan ben nurcuyum der.”
Tam da bu günden bahsetmiş cennet mekan ağabeyimiz.
Ne diyor hazret yorumundan biliyor musunuz?
‘İhlas risalesi açıktan okunmaz” (mış!) dolayısı ile hata yapılıyormuş!
Ayrıca mutlak vekillik tartışılır(mış!), ve buna benzer bir kaç safsata daha…
Dersiniz ki: Üstadla geceli gündüzlü 11 Seneyi Hüsnü ağabey değilde kendi geçirmiş…
Dersiniz ki Risale-i Nur’da Bediüzzaman ona vekilim demiş, yada varis ilan etmiş, yada manevi evladım demiş…
Sabah namazını bile kılıp kılmadığı meşkuk olan biri,
günde bir Sayfa risale okumayan biri,
sigaraya olan zaafını Risalelerin önüne geçiren biri, bütün hayatını, ömrünü, varını- yoğunu bu uğurda sarf eden birine ders veriyor.
Bu neye benziyor biliyor musunuz?
İmam Buhariye bir imam hatip talebesinin ders vermesine ki bizim ahmak imam hatip bile okumadı.
Evet, 3 kasım pazar günü inşaallah Esenyurt’ta ittihad, uhuvvet ve ihlas hakikatlerini, dersini Bediüzzaman Said Nursiden alan Hüsnü Bayramoğlu ağabeyden dinlemek üzere orada olacağız.
Bediüzzamanı imam, Risale-i nur’u Kur’anı anlamak ve yaşamak için metod, Hüsnü ağabeyide canlı örnek kabul edenler; Bekliyoruz, Buyurun.

Adres: Balıkyolu Cd 453. Sk, No:1 Esenyurt/İstanbul

Saadet ve Muhabbetle kalınız.