SON DAKİKA

Nurdan Haber | Müjdeler Verir Risale-i Nur Odaklı Dini Haberler

İstiklal Şairi Bediüzzaman’ın Gıybetini Yapmak İsteyen Hocaya Ne Dedi?

İstiklal Şairi Bediüzzaman’ın Gıybetini Yapmak İsteyen Hocaya Ne Dedi?
12 Kasım 2019 - 9:00

Osmanlı ülkesinin son asırda en büyük ve müstesna edebiyat üstâdı ve İstiklal Marşı’nın aziz şâiri merhum Mehmet Akif Bey, gerek 1918’de açılan Dar-ül Hikmet-il İslâmiye genel sekreterliği zamanında, gerekse de ilk millet meclisi dönemindeki meb’usluğu sırasında ve daha sonra Mısır’daki 1926-1936 yıllarında ta vefatına kadar, her mecliste sırası ve yeri geldikçe, daima Bediüzzaman’ın harika dehasından, üstün ve erişilmez idrâkinden, ilminden ve fazlından senakârane söz etmesi ve medhetmesidir.

Mehmet Akif’den rivayet edenlerin başında Üstâd Hazretleri gelmektedir, bir mektubunda şöyle der: (Bu mektup 22/3 1951 de yazılmıştır)

“…İşarat-ül İ’caz umum Risale-i Nur’un bir fihristesi bir listesi ve o Nur bahçesinin bir fidanlığı ve sırr-ı İ’caz-ı Kur’ân’ın bir menbaı olduğunu gördüm. Gayet ince ve derin olduğu için şimdiye kadar alimler pek azını anlamışlardı. Fakat kimin eline geçmiş ise, fevkalâde takdir etmiş ve emsalsiz demiş. Hatta Dar-ül Hikmet’te merhum şâir Mehmed Akif demiş ki: “En büyük alim odur ki, bu tefsiri anlasın.. değil ki emsalini yapabilsin!..” Hakikaten ben de merhum Mehmed Akif gibi derim: Dehşetli eski harp içinde avcı hattında, bazen de at üzerinde icazdaki İ’caz’ın en ince münasebatını görmek ve onlarla tam meşgul olmak ve koca dehşetli harbin tehlikesi onu müşevveş etmemek.. Ve incimad derecesindeki soğuk içinde avcı hattında o incecik i’caz münasebetlerini herşeyden daha ehemmiyetli görmek; Eski Said’in hakikaten hizmet-i Kur’âniye’de harika bir fedakârlığıdır…”

Mehmet Akif Bey’den rivayet edenlerin bir kaçının isimleri de şöyledir:

1- Gazeteci Yazar Merhum Eşref Edip Fergan Bey

2- İlk dönem Erzurum milletvekili Mehmet Salih Yeşiloğlu.

3- Milli Savunma Bakanlığı’nda yirmibeş sene hizmet eden Ankaralı meşhur Osman Nuri Hoca’dır.

Gelen bu rivayetlerden birisinde: Bir üdeba meclisinde, Merhum Mehmed Akif: “Viktor Hugolar, şekispirler, Dekartlar edebiyat ve felsefede, Bediüzzaman’ın ancak birer talebesi olabilirler:” demiştir.

{Konferas: Z. Gündüzalp, s: 25.}

Başka bir rivayette, Mehmet Akif’in Dar-ül Hikmet-il İslâmiye genel sekreterliği sırasında bir mecliste: “Bediüzzaman’ın konuştuğu yerde bize ancak sükût düşer” demiştir.

Diğer bir rivayette: “Mehmet Akif: “Biz Darül-Hikmet’te iken, Bediüzzaman söze başladı mıydı, biz hayran hayran onu dinlerdik.”
demiştir.

Mehmet Akif’in söylediği bu sözleri gibi, bir rivayet de Üstâd’ın hizmetkârlarından Mustafa Sungur’un, Üstâd’ı Bediüzzaman’dan duyduğu rivayettir. Aynen şöyle dedi:

“Bir gün Üstâd’ımız, Mehmet Akif den söz açılması münasebetiyle buyurmuşlardı ki: “Darül-Hikmet azaları içinde bana en yakın ve en hürmetkâr Mehmet Akif idi. Hatta bir gün Darül Hikmet azasından İzmirli ısmail Hakkı Efendi, benim gıyabımda bir şeyler söylemek istemiş, ona mukabil Mehmet Akif karşılık vererek demiş ki: (Mealen) “Eğer kendilerine biz alimiz diyorlarsa, Bediüzzaman’ın yazdığı bir İşarat-ül İ’caz’ını anlıyabilsinler.”
Böylece Mehmet Akif Hazretleri, Bediüzzaman’ın hayranı olup, onun yazdığı eserlerinden çok zaman ilhamlar alarak, şiirlerinde o hakikatları kaydettiğini bir çok kimseler rivayet etmiştir.

NurdanHaber