Nurdan Haber

“NEFSİNİ ISLAH ETMEYEN, BAŞKASINI ISLAH EDEMEZ.”

“NEFSİNİ ISLAH ETMEYEN, BAŞKASINI ISLAH EDEMEZ.”
Avatar
Prof. Dr. Şener Dilek( senerdilek@nurdanhaber.com )
12 Aralık 2019 - 11:47

BİRİNCİ NOKTA: “NEFSİNİ ISLAH ETMEYEN, BAŞKASINI ISLAH EDEMEZ.”

Sözün kısası ve işin esası bu cümledir. O halde, işe evvela nefsimizden başlamalıyız. Muhtelif sorumluluk daireleri içinde en önemli daire,  insanın kendi iç dünyası, kalb ve nefis dairesidir. Hepimiz kalb ve nefis dairesini sürekli tahkim ve takviye etmek mecburiyetindeyiz.  Sulanmayan toprak kurur, çapa yapılmayan tarladan matlup verim alınamaz. Emek verilmeyen toprak, çölleşir. “Bakarsan bağ, bakmazsan dağ olur.” Bunlar birer sünnetullah kanunudur.  Bu kanun aynen insan fıtratı için de geçerlidir. Tecrübelerle sabittir ki, uzun vadede kalb ve nefis dairesini ihmal edenlerin, manevi iklimi, iç dünyası TARAVET ve TAZELİĞİNİ, LETAFET VE ZERAFETİNİ KAYBEDER. Netice itibariyle git gide şevki söner, hamiyeti küllenir. Sözü silikleşir, tebliğ ruhu, maalesef o tatlı ve semeredar niteliğini kaybeder. O zaman nefsi rahata kaçar, hubb-u dünyaya medar his ve duygular, his ve hevesler o insanı istila eder.

Dünyanın cazibesi onu alıp götürür. Artık o, her geçen gün gittikçe afakileşir, dünyevileşir, his ve nefsin girdabına düşer, yıkılır gider.

Evet, bir kaynaktan sürekli beslenmeyen bir göl, ya kurur ya da kokar. Nitekim, bu hakikate atfen Peygamber efendimiz(asm) “Üzerinizdeki elbisenin yıprandığı gibi, iman da öyle yıpranır.” Buyurmaktadır.

İşte bu dehşetli beladan kurtulmanın yolu, insanın, herkesten önce kendi nefsine sahip çıkmasıdır.  Hizmeti evvelen ve bizzat kendisine götürmesi ve kendisine çekidüzen vermesidir.  Bu sırra mebni, en büyük hizmet, önce nefsini ıslah etmektir. Bu da hizmete ciddi devamla olur ve risaleleri tahkiki bir biçimde okumakla gerçekleşebilir.

Eğer iman hakikatleri hayatımıza hayat olmazsa, nefsimizin ıslahı için çalışmazsak, buğday tarlasındaki içi boş başaklar gibi oluruz. Boş başaklardan harman olmaz. Boş başaklar karın doyurmaz. Fayda sağlamaz.

Tahta kılıçla savaş kazanılmaz.  Çürük kerestelerle baki köşkler yapılamaz.

Hulusi ağabeyimizin şu cümlesi, zannederim bizi teyakkuza sevk etmek için yeterlidir: “Nurcu olmak kolay, ama nurcu ölmek zordur.” Evet,  “İki günü müsavi olan ziyandadır.”

(Devam edecek…)

Alem-i İslamBediüzzaman'danDerslerDünyaGenelGündemHizmetİslamİslam ve HayatNur TalebeleriRisale-i NurRisale-i Nur DünyasıSon DakikaSürmanşetTürkiye
Hindistan Nur Talebelerinden Hüsnü Ağabey’e Mektup
Alem-i İslamGenelGündemİslamİslam ve Hayat
Tanıkların Dilinden İslamofobi
Alem-i İslamAli Kemal PekkendirHizmetİslamRisale-i Nur
Risale-i Nur’u Okuma ve İzah Etme Konusu
Alem-i İslamGenelİslamİslam ve HayatTürkiye
Muhteşem Bir Sela!
Alem-i İslamGenelGündemHizmetİslamİslam ve Hayat
AZERBAYCANDAN MEKTUP VAR