Nurdan Haber

TÜRKİYE’DE BENİ ŞAŞIRTAN 11 ŞEY

TÜRKİYE’DE BENİ ŞAŞIRTAN 11 ŞEY
Avatar
Ahmet Kemal Öncü( ahmetkemaloncu@nurdanhaber.com )
16 Mart 2020 - 12:02

TÜRKİYE’DE BENİ ŞAŞIRTAN 11 ŞEY

“Keşke değişmek hayal ettiğim kadar kolay olsaydı!”

Vatanımı ve vatandaşlarımı çok seviyorum ama hâlâ bazı şeylere çok şaşırıyorum.

1-) Yerlere sigara izmariti atılıyor olması beni şaşırtıyor.

En pahalı arabaların en afilli bay ve bayanları bile izmaritleri yola fırlatıyor.

Bu konu sigara içenlerle ilgili ön ya da son yargımı hayli destekler nitelikte.

2-) Televizyonlardaki edepsiz ve ahlaksız programlar, diziler, filmler…

Nedir bu tv programlarındaki seviyesizlik, dizilerdeki sapkınlıklar!

Sözde müslüman kanallardaki “hinduizm propagandası yapan” filmler.

RTÜK ve ilgili bakanlıklar ne iş yapar çözebilmiş değilim.

Tabi bu dizilerin müptelası hacı teyzelere çok şaşkınım. Altını çizeyim.

3-) Trafik magandaları.

Bir türlü bitmedi şu trafikte yüksek sesle müzik dinleyen düşük seviyeli genç tipleri.

Eli camdan dışarıda gidenler, makas atanlar, 7 aylık doğmuş aceleciler, önündekinin tamponuna yapışık düşüncesiz arızalılar…

4-) Küfür etmek çok çirkin bir şey olsa da “insanı rahatlatan asprin tadında” bir yanının olduğunu biliyorum. Ama bu kadar da küfürbaz olunmaz ki!

Doğdum “küfür vardı bu memlekette.” Büyüdüm; orta okul, lise, üniversite, askerlik; ne çok küfür ediyor bu insanlar!

Neredeyse yarım asrına şahidim memleketimin, hala küfürbaz bi millet olmaya devam ediyoruz.

Halbuki efendilik bizim genlerimizde vardı.

5-) Hödük kocalarla anlayışsız anneler; sonuç, çöken aileler.

Boşanma oranlarının bu kadar yükselmesini ülkeme, yurdum insanına konduramıyorum, bir türlü içime sindiremiyorum.

Çocuklarının yuvasını yıkan “himayeci anneleri” ve evladının boşanmasını umursamayan “vurdum duymaz babaları” gördükçe kahroluyor insan.

Tabiki sadece bakanlığın üstesinden geleceği bir durum değil bu ama “aile ahlakı, toplumsal ahlak” meselesinde devletçe olumlu adımlar atıldığı pek söylenemez.

Kimse darılmasın. Biz bizeyiz, aksini iddia etmem komik olur.

Anlaşılır gibi değil.

6-) Her fırsatta söylerim; “fikirler ve inançlar icbar edilemez ama ahlak mecburidir.”

Kumarın yasaklandığı, alkol reklamlarının yapılamadığı bu ülkede “lgbt” sefilliğinin varlığını alenen devam ettirebilmesi ve heleki dernekleşmesi aklın alası bir durum değil.

Solcu da olsak sağcı da olsak heralde hiç birimiz evladımızın ahlaksız olmasını istemeyiz. Müstehcenliği medenilik sanmayız.

Çok mu optimistim?

Ne zaman, hangi aralık biz bu denli düştük!

Derhal derlenip toparlanmaya, acil önlemler almaya ihtiyacımız var.

Bu konuda yine “ilgili bakanlıklar” göreve diyeceğim.

Ve tabiki Diyanet İşleri “Türk Aile Yapısını Koruma ve Geliştirme” gibi bir başlıklı aktif bir birim oluşturmalı. Ciddi bütçe ve emekle yıllar sürecek bir hareket başlatmalı.

“Din, güzel ahlaktır.”

7-) Dînî duyguların hala istismar edilebiliyor olmasına da çok şaşırıyorum.

İlim ve irfan merkezli hiç bir oluşuma sözüm olmaz.

Ancak toplumsal katma değeri olmayan irili ufaklı merdiven altı ve üstü cemaatlerin günümüzde bile taraftar toplayabiliyor olması beni şaşırtıyor.

Bu anlamda geleceğe pek olumlu ve ılımlı bakamıyorum maalesef.

Kalite, kalite, kalite…

8-)Bazı siyasi partilerin “doğrudan vatanın birlik ve beraberliğine” kastedebilmesi, terörize olabilmesi, bu halleriyle meclisimizde bulunabilmesi hayret verici bir durum.

Gerçekten buna şaşırıyorum, aklım almıyor.

Nasıl olabiliyor, hayret?

9-) Müslümanım diyen bir milletin dinini güzelce öğrenmeyişini anlayamıyorum.

“Enfes bir dinin berbat takipçileriyiz.”

İtiraf edelim.

İnançsal cehalet eskiden azınlıktaymış şimdi çoğunluğa dönüşüyor, bu çok korkutucu bir durum değil mi sizce de?

10-) Bütün bunlara ve tabiki gerekli gereksiz birçok şeye kızıp, bu ülkede yaşanmaz artık deyip ülkeyi terkedenlere üzülüyorum.

Başka memleketlerde “para ya da iş arayanlara” değil, huzur arayanlara şaşırıyorum.

Elbette “dünya vatandaşı olabiliriz” ama eninde sonunda “Türkiyeli” kalmalıyız.

Her şeye rağmen vatan bizim vatanımız, millet bizim milletimiz.

“Vatan baba ocağıdır, ana kucağıdır. Kıymeti yokluğunda anlaşılır.”

Bu topraklarla alakamızı kesemeyiz. Daha iyi bir “bugün ve yarın” olsun için mücadele etmeliyiz.

11-) Onuncu maddenin bir başka cephesi.

Evet ciddi bir beyin göçü var şu an bu ülkede.

Gidenlerin haklı ya da haksızlığı başka bir mesele, bu bir vaka ve büyük bir tehlike.

İnsaf sahibi olan “neden bu kadar genç ve akıllı beyin bu ülkeyi terk ediyor” diye sorar, ekonomik, sosyal ve psikolojik nedenlerini araştırır, acil önlemler alır.

Yine ailelere, bakanlıklara ve devlet büyüklerine büyük iş düşüyor.

Doğdum doğalı, büyüdüm büyüyeli bir değişiklik olmadı şu saydıklarımda.

Yaşlanıp gidiyoruz, korkarım yine bir değişiklik olmayacak.

Hayırlısı.

İyi Pazarlar.

Ebubekir Efendi’nin diyarı Cape Town’dan selamlar.

Kardeşiniz Ahmet Kemal Öncü

Foto mekan: Cape Town/Masa Dağı