Nurdan Haber

Bediüzzaman’ın Vekillerine Kim Ne Hesabına Saldırır-2-

Bediüzzaman’ın Vekillerine Kim Ne Hesabına Saldırır-2-
Avatar
Nurdan Haber( ismail@nurdanhaber.com )
10 Nisan 2020 - 11:36

2011 senesinde (Fetö)Fetullah Gülen’e ait bir neşriyat ve o camiaya bağlı bir grup Risale-i Nur üzerinde bir tahrifat hareketi başlatmıştı. O vakit bakın yine o hareketin karşısında Bediüzzaman’ın vekilleri durmuştu. Merhum Mustafa Sungur “elleri ayakları kırılsın” diye beddua ediyor, Abdullah Yeğin “yahudiye çalışıyorlar” diye haykırıyor, Hüsnü Bayram “ militan yetiştiriyor bunlar” diye tiynetlerini ortaya çıkarıyordu. Bu arada Nur cemaati içerisinden bazı gruplar ise “efendim bu da bir içtihattır” “ağabeyler çok ileri gidiyorlar” “gevura söylenmez bu sözler” “ağabeyler gençliği, değişen dünyayı bilmezler” “ağabeyler Üstadın yanında bulaşık yıkamışlar yemek yapmışlar bu manalardan çok anlamazlar” “vekil demek her sözü dinlenecek demek değildir” “hepimiz Risalei Nurun vekiliyiz” “hizmetimizde şahıs yok, şahısperestlik yok” daha bir çok terane…peki Fetö o tarihte kimdi? Yüzlerce yurdu, koleji, dersanesi olan, bankası, dernekleri, evleri bulunan, gazete,neşriyat,radyo ve televizyon sahibi bir imparator, hükümete kafa tutan, global bir camianın başı… bu tarafta kim var? Bediüzzaman’ın talebeleri. Hepsi kendi halinde.. seksen yaşın üstünde. Mütevazi, muttaki, muhlis ve mümin.. dünyalık namına dikili ağaçları neredeyse yok… Dikkat buyurun burada iki tehlike var;
Birisi fetö denen alçağın yaptığı ihanet ötekisi içimizdeki safderunların aldanışı… peki buna karşı ne yapılabilirdi! Bir tarafta maddi olarak dünyada global bir güç var… hertürlü arzularını kanun kabul ettiren bu yapı Risalei Nur’a musallat oldu! Ne yapılacaktı! Herkes bir dursun Bediüzzaman neşriyatını vasiyete bağlamış, hizmetinin tarzını da vasiyet etmiş elbetteki bu mustakim hizmetin hameleleri olan Zevat-ı Kiramı o vasiyetnamelerle nazara vermek hiç olmazsa içimizden aldanmış olan safderunları uyandırmak bir elzem mesele olmuştu… tam beş sene mecburiyet tahtında bu mücadele verildi ta ki darbeye kadar.. darbe olunca bizim safderunlar kısmen uyandı… vay be Ağabeyler haklıymış! …

ama bu sefer de medyada ve başka mahfillerde hatta devlet içinde nur talebeleriyle fetö iltibas ediliyordu. Yine iki kısım vardı bir kısmı ehli dalaletin vekilleri, hadis sünnet düşmanları ile ulusalcı kemalist tayfanın kalemşörler ve şöhretperestleri ikinci kısım ise ehli iman…. her ikisine de bir hakikat haykırılmalıydı! Kimdir Bediüzzaman’ın temsilcisi? Kimdir Vekilleri? Pensilvanyaya kaçmış devlet düşmanı o terörist ısrarla bu iki kısım tarafından Bediüzzaman’ın devamı diye lanse ediliyor pazarlanıyor ve palazlanıyor ve bu tahrif üzerinden Nur talebeleri ve Nur risaleleri töhmet altında kalıyordu buna karşı bir ikaz ve bir ihtar lazımdı! Devletin bütün protokolü ve bütün ehlihak cemaatlerin başlarının olduğu ortamda Bediüzzaman’ın varisi vekili Bediüzzaman’ı ziyaret etmeye içtinab etmiş fetö değildir! Onun varisleri Abdullah Yeğindir, Seyyid Salihtir, Said Özdemirdir ve şimdi Sayın Cumhurbaşkanımızın yanında oturan Hüsnü Bayramoğlu onun son vasiyetinde mutlak vekilim dediği ve bütün vasiyetnamelerinde varisi olan evladı olan Zattır, fetö denen alçak Bediüzzamanı korkusundan ziyaret dahi etmezken 20 yaşındaki Hüsnü Bayram kelle koltukta kefen boynunda Bediüzzamana hizmet etmiştir, Bediüzzamanın davasının devamı da Risalei Nurun naşirleri de bu ağabeylerdir diye haykırılması lazımdı ve o yapıldı. Büyük bir fitnenin önüne geçilmiş oldu. Bundan sonra da bu Ağabeyler eskiden olduğu gibi Bediüzzaman’ın hizmetkarı ve talebesi olarak zaman zaman lahikalar yayınlamaya devam ettiler. Şimdi bu varis ve vekillerden sadece birisi hayatta. Hüsnü Bayramoğlu. Gecesi gündüzü hep iman Kuran hizmeti. Derdi tasası hizmet-i imaniyenin selameti.. hizmetin yanlış tahriflerden muhafazası.. ehli dalalete ehli gaflete alet olabilecek durumlardan kurtarılması. Üstad Bediüzzaman’ın gözünün nuru bir Zat, son vekili ve varisi hayatta… ömrünü bu davaya vakfetmiş, hapis yatmış, dayak yemiş, çile çekmiş bir Zat, bugün aramızda ne olur dikkat edin diyor, baba şefkatiyle ikaz ve ihtar ediyor fakat biz 86 yaşına gelmiş Üstadımızın bu son emanetine hayasızca, ahlaksızca, edepsizce, hadsizce, küstahca, ukalaca canavar hayvan gibi saldıranları müşahede etmekteyiz! Bu nasıl bir insafsızlıktır! Kim bunların arkasındadır? Ne zaman uyanacaklar! Bütün cemaatler ikaz ediyor, meşveret cemaati bunlardan uzak durun diyor, hatta bunları cia ve yahudilerin işi diye bütün Türkiyedeki istişarelerinde ilan ediyor, ehli tarikat bu ilimden bihaber gençlerin laubaliliklerinden tiksinip ikaz ediyor, ehli siyaset bunların arkasında kirli ilişkiler var deyip ihtar ediyor, ve Hüsnü Ağabey şefkatinden, sahabetinden bunları yanına çağırıyor, aman kardeşim diyor, dikkat diyor, kullanılıyorsunuz diyor, aldatıyorlar aldanmayın diyor.. bunlar kalkıp özür yerine kendimize çeki düzen verelim demek yerine Ağabeyin yanında münafıklar var Ağabeyi aldatıyorlar diyorlar.. Bediüzzamanın yanında münafıklar vardı onu aldatmışlardı şimdi de talebelerini mi aldatıyorlar.. bu nasıl bir haysiyetsizliktir! Anlamıyorlar! O kadar nefislerine itimad ediyorlar ki … Acınacak bir hal, ibret alınması lazım gelen bir hadise!

Dr. Mehmet Rıza Derindağ