Nurdan Haber

Vefatının 60. Sene-i Devriyesinde Bediüzzaman

Vefatının 60. Sene-i Devriyesinde Bediüzzaman
30 Mayıs 2020 - 16:30

Vefatının 60. Sene-i Devriyesinde Bediüzzaman

Anadolu bin seneden beri nice babayiğitlere, nice evliyaya, asfiyaya, müridana dayelik etmiş, ocağından nice alperenler, devrine renk verenler, gönül bağından gül derenler, ak hilali bucaktan bucağa götürenlere ev sahipliği etmiştir. Bu topraklar varını yoğunu davası uğruna yani dini uğruna, yani i’lay-ı kelimetullah uğruna feda eden nice er oğlu erlere beşiklik etmiştir. Yıkılışların, çöküşlerin, devrilişlerin ve değişimlerin ardı arkasına yaşandığı son asır ise, bu inkılapların en dehşetlilerine, en vahşetengizlerine sahne olmuştur. Serdengeçti’nin dediği gibi yıkılmayan kalmamış…

Öyle bir devir gelmiş ki İslam’ın sancaktarlığını yapan, ileri karakolluğunu yapan, bayraktarlığını yapan Anadolu’daki hükümet, dinine diyanetine düşman nesillerin yetişmesine gayret eden bir sisteme “devrim” adını takmış, din ve diyanet namına ne varsa tarumar edilme gayretkeşliğine soyunmuştu. Ardı arkası kesilmeyen devrimlerle devrilmek istenenin Anadolu’nun fikir, tefekkür, ideal, din, dil, kısaca maddi manevi değerlerinin tümünü ifade eden medeniyetinin devrilmesi olduğunu anlamakta hâla zorlanıyoruz. Bu karanlıklardan karanlık, zifiri zulmet devrinde Cenab-ı Hak, kereminden öyle bir nur nasip etmiş ki o zulmetleri paramparça etmiş, küfrün çürük direklerini manen o direkleri tahkim etmek isteyenlerin başına geçirmiştir. Bundan tam 60 sene evvel dünyasını değiştiren Bediüzzaman Said-i Nursi, 80 küsür senelik ömrünün son gününde yanında bulunan Zübeyir, Hüsnü ve Bayram’a son dersini böyle vermişti: “Gardaşlarım hiç endişe etmeyiniz, size katiyen beyan ediyorum ki küfrün, masonların ve komünistlerin beli kırılmıştır. Size katiyen beyan ediyorum ki Risale-i Nur, küfrün belini kırmıştır. Katiyen beyan ediyorum ki Risale-i Nur, Anadolu’da masonların komünistlerin belini kırmıştır. İnşallah bir daha ayağa kalkamayacaklar!” Üç defa tekrar ettiği bu ders mahiyetindeki son cümleleri ne ifade ediyor? El akıbetu lil muttakin hakikatini ilan ediyor, inanıyorsanız şüphesiz üstün olan sizlersiniz ayetini haliyle tefsir ediyor, la galibe illallah davasını kendisinden sonra gelecek olan nesillere bir ümit nasiyesi olarak değil, ebedi bir gerçekliğin ve değişmeyen bir sünnetullah kanununun gereği olduğunu ifade ediyor!

Evet Bediüzzaman galiptir! Küfür yenilmiştir! Nasıl? Neden? Çünkü küfrün 20. Asırda bin seneden beri teraküm etmiş kalelerinin istinat noktalarını perişan edecek ve dağıtacak son sistem silahları (fikir silahlarını) Bediüzzaman keşfetmiştir. Cenab-ı Hak, Kur’an’ın sönmez ve söndürülemez bir güneş olduğunu O’nun kalbi ve lisanıyla asrın idrakine nakşettirmiştir!

Bediüzzaman’ın çileli ömrünün fikir meyvesi olan Nur Külliyatı, iki noktada calib-i dikkattir:

1- Kuran

2- Sünnet

Yani Bediüzzaman’ın en büyük davası, Kur’an ve Kur’an hakikatlerinin ve maksatlarının şerh ve izah ve tefsiri, ikincisi de Nebiler Nebisi Peygamber Aleyhissalatuvesselamın nübüvvetini ispat ve sünnet-i seniyyesine ittibaın ehemmiyeti üzerine temerküz etmiştir!

Bediüzzaman, Peygamber (asv)’ın varisidir.

Bediüzzaman, Kur’an’ın bu asrın idrakine dersi olan Risale-i Nur Külliyatının müellifidir.

Bediüzzaman, kelam ilminin zirvesidir.

Bediüzzaman vatanperverdir.

Bediüzzaman dâhidir.

Bediüzzaman sarsılmayan bir mücahid, taviz vermeyen bir alim, derin bir mütefekkir, zamanı okuyan bir müceddid, zamanın ihtiyaçlarına 02münasip dersleri komprime hülasalar nevinden sunan bir müçtehid, ruh ve kalbin zirvelerini tutmuş bir mutasavvıf, Allah’a kulluğun, ve Allah’tan havfın lezzetini tatmış ve tattırmış bir abid, tattığını anlatabilen bir arif ve nihayet o, Cenab-ı Hakk’ın bu asrın dalalet vadilerinde yolunu şaşırmışlara ihsan ettiği bir hidayet vesilesidir!

Bediüzzaman ciltlerle anlatılsa, hatıralarla yad edilse, minnetlerle büyük büyük toplantılara konu olsa, herhalde o zatın ancak bir yahut iki vechesi nazara verilebilir.. Bediüzzaman’ı tanımak, anlamak, anlatmak ancak ve ancak Risale-i Nur ile mümkündür. Bediüzzaman kimdir, davası, misyonu, meslek ve meşrebi nedir suallerinin cevabı, ancak Külliyat-ı Nurun mütalaasıyla tatminkar cevabını bulur. Zira Bediüzzaman demek, Risale-i Nur demektir. O zatın maksadını anlamak için Sözler’i, Mektubat’ı, Şualar’ı, Lem’alar’ı, maksadına matuf ideallerini, meslek ve meşrebini anlamak için lahikalarını, ilmini, idrakini, fikrini fehmetmek için İşaratu’l İcaz’ı, Muhakematı, siyasetini anlamak için Hutbe-i Şamiyesini, dirayetini görmek için divan-ı harb-i örfisini ve müdafalarını, şahsiyet-i maneviyesini idrak için Sikke-i Tasdik-i Gaybi mecmuası gibi eserlerini tekrar tekrar, müteffikarane okumak elzemdir. Yoksa filan şöyle yazmış, falan böyle demişlerle ancak, Hüsnü Bayramoğlu Ağabeyin de ifadesiyle bir vechesinin bazı noktalarını anlayabiliriz.

Dr.MEHMET RIZA DERİNDAĞ