Nurdan Haber

Kimlerin lisan-ı hali ne söylüyor?

Kimlerin lisan-ı hali ne söylüyor?
29 Temmuz 2020 - 11:27

Kimlerin lisan-ı hali ne söylüyor?

 

“Eğer, sahtekârlıkla taklide çalışan; ötekinden gayet uzaksa, meselâ âdi bir adam, İbn-i Sina gibi birdâhîyi ilimde taklit etmek istese ve bir çoban bir padişahın vaziyetini takınsa elbette hiç kimseyi aldatamayacak. Belki kendi maskara olacak. Herbir hali bağıracak ki: Bu sahtekârdır.” (Sözler)

 

Şimdi “Aklın yolu birdir.” Fehvasınca:

Üstadımızın yıllarca(küçük yaşından itibaren) hizmetinde bulunmuş,

İman ve Kur’an davasında seksen küsur yaşına kadar devam edip türlü imtihanlardan geçmiş,

Ömrünü Üstadımızın meslek ve meşrebi üzerine harcamış(ki Üstadımız Kur’an’a el bastırıp yemin ettirmiş),

Seksen yaşına kadar hiçbir maddi manevi talebi ve beklentisi olmamış,

Ömrü boyunca gittiği ve katıldığı bütün ders ve meclislerde, Risâle-i Nur’u ve Üstadımızın mübarek meslek ve meşrebini nazara vermiş,

Üstadımızın mübarek itimad güven ve teveccühünü kazanmış,

Yine Üstadımız kendisine “Varis” olarak seçmiş,

Yetmemiş kendisine “Mutlak Vekilim” diyerek intihab edip tayin edilen,

Lisan-ı hali ile seksen yıldır bu “Varislik” ve “Mutlak Vekillik” sıfatını, azami ihlas ve sadakat ile bihakkın taşımış ve azami ihlasın verdiği muazzam bir tevazu ve mahviyet ile, aynen Üstadımızın lisan-ı hali gibi “ben hiçbir zaman hiçbir kimseyi nefsime davet etmemişim” diyen,

Hayatı boyunca azami sadakatinden mütevellid, Risâle-i Nur haricinde hiçbir şeye el uzatmayan ve hiçbir derse nefsini karıştırmayıp imtina edip izah bile etmeyen,

Kendisine ilişenler gibi dünyalık mal mülk peşinde koşmayan,

Müsbet hareket ile, azami derecede vatanperverlik hissiyatı ile mütehassis,

Devletini ve milletini her daim düşünüp, fetö gibi oluşumlara karşı her daim devletinin yanında duran,

Bu fitneler zamanında; Risâle-i Nur’un, Üstadımızın, Nur Talebelerinin, meslek ve meşrebimizin, azami bir gayret fedakârlık ve feragat-ı nefis ile kamuoyu nezdinde saffet-i asliyesini ve istikametini herkese gösteren,

Üstadımızın müjdelerinin tahakkuku için canhıraşânesa’yedip gayret eden,

Nur’u İlahinin tamamlanması için bu ilerlemiş yaşına rağmen, herşeyini gecesini gündüzünü sarfedip ihlas ve istikamet üzere çalışan,

Üstadımızın, “Bunlara ilişmek doğrudan doğruya bana ilişmektir” hitabına, yine Üstadımızın ifadeleriyle “Mutlak Vekil” ve “Varis” olması hasebiyle, kendisine ilişilmesi Üstada ilişmek manasını taşıyan,

Üstadımızın;

“Bir şey daha kaldı, en tehlikesi odur ki:

…nefsi, o ilmî enaniyeti cihetinde imtiyaz ister, kendini satmak ister, hattâ yazılan risalelere karşı muaraza ister. Kalbi risaleleri sevdiği ve aklı istihsan ettiği ve yüksek bulduğu halde; nefsi ise, enaniyet-i ilmiyeden gelen kıskançlık cihetinde zımnî bir adavet besler gibi, Sözler’in kıymetlerinin tenzilini arzu eder tâ ki kendi mahsulât-ı fikriyesi onlara yetişsin, onlar gibi satılsın.” (Mektubat)

 

Buyurduğu bu hakikatten, seksen yıllık ömrü boyunca, emanete ihanet hükmünü taşıdığı için şiddetle içtinab eden,

Merhum Hulusi Ağabeyimizin;

“Tabiratınızla, şivenizle okumak bana o kadar zevkli, lezzetli geliyor ki, tarif edemem. Onun için bir harfe dokunmayı azîm bir günah işliyor telakki ediyorum.” (Barla Lahikası)

Buyurduğu üzere, Risâle-i Nur’un saffet-i asliyesine sadakatle seksen sene ömür geçiren,

Üstadımızın, ders okuma tarzından, meslek ve meşrebinden seksen sene boyunca hiçbir vakit taviz vermeyen,

Kendisinde böyle daha nice, istikamet, ihlas, sıdk, doğruluk ve sadakatli halleri, lisan-ı halinden terennüm ettiğimiz HÜSNÜ BAYRAMOĞLU AĞABEY’imizitenkid edenler,

İstikbale dair Üstadımızın verdiği “Ayasofya’nın açılışını ben göremiyeceğim ama Hüsnü görecek”(halbuki bu ihbardaki keramet Üstadımızındır) müjdesine inanmayanlar, yerden göğe kadar haksız ve sahtekârdırlar…

 

Sahtekârdırlar,

Zira;

Bu sahtekârların hangisi veya hangileri, Üstadımızın mübarek hizmetinde yıllarca bulunmuşlar?

Bu sahtekârların hangisi veya hangileri istikamet ve sadakat ve ihlas üzere tavizsiz seksen sene hizmet etmişler?

Bu sahtekârların hangileri, meslek ve meşreb üzerine Üstadımıza yemin etmişler(halbuki Üstadımızın meslek ve meşrebine şiddetle muhalefet ediyorlar)?

Bu sahtekârların hangisi veya hangileri, Risâle-i Nur’u kullanıp kitap yazarak, para mal mülk devşirmeyi terk edebilmişler(halbuki Risâle-i Nur’u ve Üstadımızı kazanç kapısı yapmışlar)?

Bu sahtekârların hangisi veya hangileri, gittikleri yerlerde Üstadımızın ders tarzını meslek ve meşrebini ve dahi Risâle-i Nur’ları nazara vermişler?

Bu sahtekârların hangisini veya hangilerini, bizzat Üstadımız “Varis” ve “Mutlak Vekil” olarak tayin etmiş?

Bu sahtekârların hangisi veya hangileri, fetönün, Üstadımıza, Risâle-i Nur’a ve Nur Talebelerine yaptığı ihaneti kınamışlar veya karşı durmuşlar(halbuki fetöye methiye diziyordular)?

Bu sahtekârların hangisi veya hangileri, Risâle-i Nur’u basım hakları ve şer’an izinleri olmadığı halde, sırf para ve gelir kapısı olduğu için basmaktan vazgeçebilmişler?

Bu sahtekarların hangisi veya hangileri, Üstadımızın izni olmadığı halde, Üstadımızı dinlemeyip, bastıkları kitaplarda sahife kenarına ve altına lügatçe koymaktan vazgeçebilmişler(halbuki sahte sadakat tellalı olmuşlar)?

Bu sahtekârların hangisi veya hangileri, fetönün yaptığı ihaneti devam ettirmekten vazgeçebilmişler(halbuki bunlar bastıkları kitaplara dipnot bile eklediler)?

Bu sahtekârların hangisi veya hangileri, sözlerköşkü hayalhanem gibi gayr-ı İslâmi ergen oluşumlarına destek olmaktan vazgeçmişler ve İslâm’a ve Üstadımızın bıraktığı davaya ihanettir diyebilmişler(halbuki maddi manevi destek vererek bu ergenleri İslâmi olmayan yaşantılara özendirdiler)?

 

Daha bunlar gibi nice sahtekârlık, sadakatsizlik, istikametsizlik, ihlassızlık halleri, lisan-ı hallerinde tezahür etmektedir.

Şimdi kişinin lisân-ı hali, onun ne olduğunu gösterdiği ve

“Âyinesi iştir kişinin lâfa bakılmaz,

Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde.”

Hakikatince, bu sahtekârların sinek gibi vızıltılarının sinek kanadı kadar değeri yoktur.

Bunların herbir halleri bağırıyorki; “Bunlar sahtekârdırlar.”

Vesselam.

Mesut Güler

Alem-i İslamDünyaGenelGünün Dersiİslam ve HayatNur TalebeleriTürkiye
Hüsnü Ağabey ile Risale-i Nur Dersi
Alem-i İslamBediüzzaman'danGenelGündemİslam ve HayatNur TalebeleriYazarlarımız
Said Nursi’ye Göre Çocuğun En Önemli Hakkı
Alem-i İslamDünyaGenelGündemİslam ve HayatNur TalebeleriRisale-i NurRisale-i Nur DünyasıSon DakikaSürmanşetTürkiye
Hüsnü Ağabey’den Mevlid-i Nebi Tebrik Lahikası
Alem-i İslamDünyaGenelGündemİslam ve HayatNur TalebeleriSon DakikaSürmanşetTürkiye
4. Uluslararası Bilimler Işığında Yaradılış Kongresi Devam Ediyor
Alem-i İslamDünyaGenelGündemİslam ve HayatNur TalebeleriTürkiye
Yeryüzü, Yeniden İslam’ın Huzur Veren İlkelerini Aramaktadır