Nurdan Haber

ALLAH’IN BİRLİĞİNİ DOĞRU ANLAMAK (II)

ALLAH’IN BİRLİĞİNİ DOĞRU ANLAMAK (II)
18 Ağustos 2021 - 7:00

ALLAH’IN BİRLİĞİNİ DOĞRU ANLAMAK (II)

 

NurdanHaber – Haber Merkezi – Özel

“EY İMAN EDENLER, İMAN EDİN!”

(Ehl-i imanın imanını tashih için yazılmıştır.)

TEMEL MEFHUMLAR

 

I. VARLIK YOKLUK DURUMUNA GÖRE SINIFLANDIRMA

Varlık yokluk durumuna göre üç sınıf bulunmaktadır

1. Vacip: Varlığı zaruri, yokluğu imkânsız olanlar. Yani olmazsa olmaz olanlar: Allah’ın zatı ve sıfatları.
2. Mümteni: Varlığı imkânsız olanlar: Allah’tan başka ilâhlar, rablar.
3. Mümkün: Var olması ile yok olması müsavi (eşit) olanlar. Bunlar varlık sahasına çıkmak için vacip
varlık olan Allah’a muhtaçtır.
Mümkünler iki kısımdır
1. Mâdum: Yoklukta bulunup varlık sahasına çıkarılmamış olanlar.

2. Mevcut: Yokluktan alınıp varlık sahasına çıkarılmış olanlar.
Mevcutlar iki kısımdır
1. Hakiki mevcut/mahlûk mevcut (emr-i sabit): Vücut (varlık) sahasına çıkarılmış ve haricî vücut
giydirilmiş olanlar. Bunlar Allah’ın “kudret” ve “tekvin” sıfatlarının tecellisine mazhar olmuşlardır.
2. İtibarî mevcut/mec’ul mevcut (emr-i itibarî, emr-i nisbî, emr-i izafî): Var oldukları hâlde kendilerine
haricî vücut giydirilmemiş olanlar. Bunlarda Allah’ın “kudret” ve “tekvin” sıfatlarının taallûk ve tecellisi
yoktur yani bunlar kudretin alanına girmez ve halk edilmeden vücutta bulunurlar. Bundan dolayı
mahlûk değildirler. Allah’ın ilmi, takdiri ve iradesi dâhilindedirler ancak kudret sahası dâhilinde
değildirler. Nefsülemirde (aslında) mevcutturlar fakat vücutları haricî bir vücut değildir.

Mec’ul, itibarî, nisbî, izafî; “insanların uydurduğu, olmadığı hâlde var saydığı” demek değildir. Bunlar
varlığın farklı bir boyutunda, başka bir formatındadır.

Mahlûklara “yaratılmış” dediğimiz gibi bunlara da “yapılmış” diyebiliriz.
Bu mec’ul-ü meçhulün künhüne vâkıf olmak imkânsızsa da bir nebze anlamak sadedinde şu misali
verebiliriz:

Zeyd’in sürekli limonlu çay içtiğini düşünelim. Bu, onun âdetidir. Şimdi soralım:

– Zeyd’in limonlu çayı var mıdır?

– Vardır. İşte Zeyd, işte limonu ve işte çayı.

– Peki, onun limonlu çay içme âdeti var mıdır?

– Elbette vardır; kimse “yok” diyemez. Bunu herkes biliyor.

– Hani, o nerede?

İşte, düğüm burada çözülüyor. Çünkü âdet Zeyd’e, limona ve çaya benzemiyor. Âdet var olmasına
vardır ama diğer var olanların cinsinden değildir. Âdet tekerrür eden bir fiildeki düzenlilik hâlidir. Evet,
bu, bir “hâl”dir. Allah Zeyd’i, limonu, çayı ve çay içme fiilini kudretiyle yaratmıştır ama çay içme
âdetinin zuhur etmesi için kudretin taallûkuna gerek yoktur. Bu, Allah’ın takdiri ve iradesiyle olur fakat
kudretinin sahasına girmeksizin olur. Vücudu vardır ama bu, haricî vücut değildir ki halk edilmiş olsun.

İnsanların âdetleri olduğu gibi Allah’ın da “sünnetullah” denen âdetleri vardır.

Meselâ, Allah suda bulunan bir maddeyi yukarıya kaldırır ve bunu her zaman yapar. Allah’ın bu âdetine
“suyun kaldırma kanunu”1 denir.

Allah suyu, sudaki maddeyi ve kaldırma fiilini yaratıyor ancak bu kaldırma kanununu yaratması söz
konusu olmuyor. Bununla beraber “Madem yaratılmamıştır, o hâlde böyle bir kanun yoktur.” diyerek
onu inkâr da edemeyiz. “Böyle bir kanun vardır ama hariçte vücudu yoktur. Bu kanun, Allah’ın bu işi
yapmasındaki değişmez tarzıdır, su ve madde arasında kurduğu münasebetin sürekli hâlidir.” deriz.

İşte, sünnetullah kanunları mahlûk olmayıp böyle mec’ul, itibarî, nisbî, izafî bir hâldir. Evet, bunlara
“mahlûk” denmiyor, “hâl” deniyor.

Varlık ve yokluk üzerine bir mülâhaza

1 Buna “tabiat kanunu” veya “Arşimet Kanunu” diyenler de vardır. “Tabiat kanunu” diyenler suyun bu tabiatının
Allah’ın takdiri ve iradesiyle olduğunu ve kanunların ise fail ve hâlık olmadığını, fail ve Hâlık’ın ancak Cenab-ı Hak
olduğunu bilmeli ve bu manayı kastetmelidir. “Arşimet Kanunu” diyenler de bu kanunun Arşimet tarafından
konulmadığını, bunun mahiyetini ilk defa anlayan insanın Arşimet olduğunu düşünmelidir.

Varlık ve yokluk, kavranması hayli müşkül olan sırlı mefhumlardır.
Bütün varlar varlık sayesinde var, bütün yoklar yokluk yüzünden yoktur.

Cümle hayır, iyilik, güzellik ve nimetlerin temeli varlık; cümle şer, kötülük, çirkinlik
ve mahrumiyetlerin temeli yokluktur.

Varlık hayır, iyilik ve güzellik olduğu için bütün varlar hayırlı, iyi ve güzeldir.
Yokluk da şer, kötülük ve çirkinlik olduğu için bütün yoklar şerli, kötü ve çirkindir.

Varlığın ortadan kalkması hâlinde onun üzerinde duran bütün hayır, iyilik ve
güzellikler de ortadan kalkar ve onların yerini şer, kötülük ve çirkinlikler alır.

Yokluk da ortadan kalktığı takdirde onun üzerinde duran bütün şer, kötülük ve
çirkinlikler de ortadan kalkarak onların yerini hayır, iyilik ve güzellikler alır.

Varlık mutlak manada güzeldir. Yani ki her bir şey bizzat güzelse zaten güzeldir.
Yok değilse neticeleriyle güzeldir. Nazarımıza çarpan çirkinliklerde de güzel bir taraf
vardır.

En şerir şeytan, en korkunç ölüm ve en müthiş cehennemde dahi güzellikler
saklıdır.

Zira şeytan olmasaydı imtihan olmazdı, imtihan olmasaydı ebedî saadet olmazdı.
Ölüm olmasaydı dünyanın kahrı çekilmez olurdu.

Cehennem olmasaydı ne adalet kalırdı ne cennet olurdu.

Yokluk ise mutlak manada çirkindir hatta korkunçtur. Yokluğun boşluğunda,
girdabında ve kıskacında olmak tarifi bilâmümkün bir azaptır ki İblis’in bile ödünü
patlatıp onu ebedî cehenneme razı etmiştir.

Vücudun en güzel tarafı ise şudur ki o olmasaydı bütün güzelliklerin aslı ve madeni
olan Cenab-ı Vacibü’l-Vücud’u dünyada bilemez, cennette göremezdik. Evet,
yoklukta kalıp varlığa çıkmasaydık güzeller güzeli olan o Cemil-i mutlakı nasıl
tanıyacaktık?!

Bizi yokluk karanlığından vücut aydınlığına çıkaran Vacibü’l-Vücud’a mevcudat
adedince hamdüsenalar olsun…

( Devamı Gelecek )

ÂDEM SIYAM

 


Kaynak: Nurdan Haber


 

Alem-i İslamBediüzzaman'danDr. Mehmet Rıza DerindağDünyaGenelGünün Hadisiİslam ve HayatMisafir YazarlarNur TalebeleriTürkiyeYazarlarımız
Leyle-i Regaib Özel 5.000 Hatim Programı
Alem-i İslamBediüzzaman'danDünyaGenelGündemGünün DersiGünün Hadisiİslam ve HayatNur TalebeleriTürkiyeYazarlarımız
Genç Hafızlardan Şehitlerimiz İçin Dualar ve Kur-an’ı Kerim Tilavetleri
Alem-i İslamDerslerDünyaEkonomiFıkıh & HadisGenelGündemGünün DersiGünün DuasıGünün HadisiHayatHizmetİslamİslam ve HayatKartpostal - VecizeNur TalebeleriRisale-i NurRisale-i Nur DünyasıSorularla RisaleSual-CevapTürkiyeYazarlarımız
Boğaziçi Üniversitesi Öğrencileri ile Risale-i Nur Dersi” ŞUALAR’DAN 9.DERS ( 9. ŞUA )