Nurdan Haber

ABD’den Avrupa’ya İslamofobik destek

ABD’den Avrupa’ya İslamofobik destek
03 Ekim 2015 - 4:59

Nurdanhaber-Haber Merkezi

ABD ve Avrupa’daki İslam karşıtı kişi ve kuruluşlar arasındaki dayanışmaya örnek bir delil daha ortaya çıktı.

Amerikan kaynaklı İslam karşıtı Davit Horowitz Vakfı, Hollandalı ırkçı Geert Wilders’ın partisine 20 bin dolar bağışta bulundu. Vakfın yaptığı bağış resmi belgelerinde ortaya çıktı.

DutchNews’te yer alan habere göre, Horowitz Vakfı Wilders’ın partisine yardım eden dış kuruluşlardan sadece biri…

2013 yılında yürürlüğe giren bir yasayla, Hollandalı siyasi partilerin 4 bin 500 euro üzerindeki dış bağlantılı bağışları açıklamak zorunda. Wilders’ın partisi ise bu yasaya şiddetle karşı çıkmıştı.

Horowitz Vakfı’nın da Wilders’a yaptığı ilk bağış olmadığı belirtiliyor. İddiaya göre 2012 yılında da aynı vakıf, İslam karşıtı eylemleriyle bilinen partiye bağışlarda bulundu. Ancak bu konu hakkında herhangi bir bilgi paylaşmadı.

Horowitz, ABD’de İslam karşıtı eylemleriyle bilinen vakıfların başında geliyor. Horowitz ile birlikte Wilders’a destek veren İslam karışıtı Pamela Galler Wilders’ı defalarca ABD’ye davet etmişti. Geller, ABD Başkanı Obama’nın da gizli Müslüman olduğuna inananlardan biri.

İsrail yanlısı Middle East Forum’un kurucusu Daniel Pipes de 2012’de Reuters haber ajansına verdiği demeçte, Wilders’a destek verdiğini söylemişti.

Irkçı Wilders’ın partisi PVV, Hollanda’da sağlıklı bir üyelik yapısı bulunmamakla suçlanıyor.

İSLAM KARŞITI VAKIFLAR

“Washington merkezli Center For American Progress (CAP) adlı düşünce kuruluşunun ‘Korku şirketi: Amerika’da İslamofobi ağının kaynakları’ raporu, bu endüstrinin nasıl bir ilişki ağı içinde çalıştığı ve finanse edildiğine dair önemli veriler sunuyor.

İSLAMOFOBİ ŞEBEKESİNİ BESLEYEN FONLAR

“Korku şirketi: Amerika’da İslamofobi ağının kaynakları” adlı raporda İslamofobi üreten söz konusu şebeke beş başlık altında incelenmiş. Bunlar, söz konusu ağa bağış yapan kuruluşlar, yanlış bilgi üreten uzmanlar, taban organizasyonları ve dinci sağ, İslam karşıtı propagandanın sağcı medya seçkinleri ve politik oyunculardan oluşuyor. İlk grupta şebekeyi besleyen ana damar olarak en çok bağış yapan 7 vakıftan bahsediliyor.

2001-2009 yılları arasında İslam karşıtı faaliyetler için toplam 42,6 milyon dolar aktaran bu vakıfların isimleri ve bağış portföyleri şöyle:

Donors Capital Fund: Vakfın bağışçı portföyü geniş ve isimleri açıklanmıyor. O yüzden mali olarak izini sürmek kolay değil. Vakıf, 2007-2009 arasında İslamofobi üreten düşünce kuruluşlarına tam 21 milyon 318 bin 600 dolar katkıda bulunmuş. Başta Clarion Fund olmak üzere Daniel Pipes’in yönettiği Middle East Forum adlı düşünce kuruluşu ve Davit Horowitz Freedom Center, söz konusu vakfın mali olarak desteklediği kuruluşlar olarak öne çıkıyor. Donors Capital Fund (DCF), İslamofobik olmayan fakat muhafazakâr olarak bilinen kuruluşlara da 2009 yılında 60 milyon dolar bağış yapmış. Bunlar arasında Amerika’yı saldırgan bir dış politikaya teşvik ettiği bilinen Washington merkezli Amerikan Enterprise Institute (AEI) de var. AEI’in kıdemli üyelerinden Christopher DeMuth, aynı zamanda Donors Capital Fund’un yönetim kurulu üyesi. DCF’nin yönetim kurulunda Amerika’nın önde gelen muhafazakâr düşünce kuruluşlarından başka isimler de bulunuyor.

Richard Mellon Scaife Foundations: Bağış zincirinin bir diğer finansörü olan kuruluş, ‘sağın fonlama babası’ olarak bilinen ve bankacılık, petrol ve alüminyum sektörlerindeki servetiyle Forbes dergisinin ‘en zenginler’ listesinde 993. sırada yer alan bir milyarder, Richard M.Scaife tarafından yönetiliyor. Vakıf, 2001-2009 arasında büyük kısmı Davit Horowitz Freedom Center’a olmak üzere İslamofobik gruplara 7 milyon 875 bin dolarlık yardımda bulunmuş.

The Lynde and Harry Bradley Foundation: Otomasyon ekipmanı sektöründe milyarca dolarlık yatırımı olan iki kardeşin kurduğu bir vakıf. Ana akım muhafazakâr kuruluş ve gruplara milyon dolarlık bağışlar yapıyor. The Bradley Foundation’ın 2001-2009 arasında İslamofobik düşünce kuruluşlarına yaptığı yardım miktarı 5 milyon 370 bin dolar. Bu vakfın bağışlarından aslan payını 4 milyon 250 bin dolar ile David Horowitz Freedom Center alıyor. The Bradley vakfı, aynı zamanda İslami düşünce ve değerleri açıklamaya çalışan organizasyonlara da destek oluyor. Mesela ‘toleransı geliştirmek ve Müslümanların kendi içinde ve diğer insanlarla arasındaki fikir alışverişine katkıda bulunmak’ amacıyla kurulan ‘American İslamic Conference’, vakfın desteklediği bir organizasyon.

The Newton D. & Rochelle F. Becker Foundation: Vakıf kendi misyonunu “İsrail’e ve Yahudilere karşı taraflı davranan medya ile mücadele eden Yahudi kurum ve programlarına yardım faaliyetinde bulunmak” şeklinde ifade ediyor. Vakfın, 2001-2009 arasında İslamofobik kuruluşlara yaptığı bağış miktarı 1 milyon 136 bin dolar.

Russel Berrie Foundation: Vakıf amacını “Yahudi toplumsal hayatının zenginliği ve devamlılığını geliştirmek, dinî anlayış ve çoğulculuk ruhunu beslemek ve terörizme karşı farkındalık oluşturmak” şeklinde açıklıyor. Bu vakfın aynı dönemdeki bağış miktarı 3 milyon 109 bin dolar.

Anchorage Charitable Fund and William Rosenwald Family Fund: Aralarında Hudson Institute ve American Enterprise Institute gibi düşünce kuruluşlarının bulunduğu pek çok ana akım muhafazakâr kuruluşa fon aktarıyor. The Anchorable Fund 2001-2009 arasında büyük bölümü Daniel Pipes’in Middle East Forum’una olmak üzere İslamofobik organizasyonlara 2 milyon 818 bin 229 dolarlık yardımda bulunmuş.

Fairbrook Foundation: Merkezi Califor-nia’da. Hudson Institute gibi ana akım muhafazakâr kuruluşlara binlerce dolar yardımda bulunan vakfın İslamofobik organizasyonlara 2004-2009 arasında yaptığı yardım miktarı 1 milyon 498 bin 450 dolar.

PSİKOLOJİK HAREKAT UZMANLARI

Frank Gaffney: 1988 yılında kurduğu Center for Security Policy’nin (Güvenlik Politikası Merkezi) başkanlığını yürütüyor. Merkezin 2009 yılındaki geliri 4 milyon dolardı. Gaffney bu düşünce kuruluşundan yıllık 300 bin dolar maaş alıyor. Kuruluşun üyeleri arasında Richard Perle gibi neo-con politikacılar da var. Raporda (CAP) Gaffney’in temel iddiaları üzerinden ürettiği paranoyalarla 1950’lerin senatör Mc Carthy’si türünden taktikleri tekrar etmeye çalıştığına dikkat çekiliyor. 2010 yılında hazırladığı raporda şeriatın Amerika için bir tehdit olduğunu iddia eden Gaffney, camileri ‘fitne üretilen yerler’ olarak ‘Truva atı’na benzetiyor. Gaffney, New York’taki Park51 projesine militan muhalefetinin yanı sıra Amerika’nın pek çok yerinde cami karşıtı kampanyalarda ön saflarda görülüyor. Norveçli katil Breivik, manifestosunda Gaffney ve Center for Security Policy’den 7 yerde bahsetmiş.

David Yerushalmi: Society of Americans for National Existence (Ulusal Varoluş için Amerikalılar Topluluğu) adlı düşünce kuruluşunun başındaki isim. Sadece Müslümanlara karşı değil, göçmenlere ve siyahilere karşı da ırkçı fikirleriyle biliniyor. 2006’da yazdığı bir makalede siyahiler için ‘insanlar içinde en canileri’ tabirini kullanmış. Robert Spencer tarafından yönetilen Stop İslamisation of America grubuyla ve onun medya ayağını temsil eden Pamela Geller ile yakın ilişki içinde. İslam medeniyeti ile Yahudi-Hıristiyan medeniyetinin savaş içinde olduğunu iddia eden Yerushalmi, dinlerine bağlı Müslümanları da düşman ilan ediyor. Kendisinin en büyük marifeti Amerika’nın şeriat haritasını oluşturmak ve eyalet senatolarında hayalî bir şeriat tehdidine karşı yasalar çıkarmak için çalışmalar yürütmek. Yerushalmi, İslam’ın bütün Müslümanlara Amerikan anayasal düzeninin yerine şeriat temelinde yeni bir politik sistemi getirmeyi emrettiğini iddia ederek bu tehdide karşı yasal düzenlemeler yapılması gerektiği konusunda propaganda faaliyetleri yürütüyor. Amerikan değerleri ve özgürlüklerine en büyük tehdidin şeriattan geldiği yönündeki temelsiz paranoyayı yaymaya devam ediyor.

Daniel Pipes (Middle East Forum): Pipes, 3 yılı Mısır’da olmak üzere 6 yıl Amerika’nın dışında (Türkiye dâhil) araştırmalar yapmış, Harvard tarih doktoralı bir akademisyen. Daha sonra pek çok resmî makamda görev alan Pipes, 1990’da Middle East Foru m adlı düşünce kuruluşunu ‘Amerikan menfaatlerine katkı sağlamak’ misyonuyla kurmuş. MEF’in 2009 yılı geliri 3 milyon dolar olarak beyan edilmiş. Kuruluşun artan fonlarıyla birlikte Pipes’in Amerikan Müslüman realitesiyle bağının koptuğu, gittikçe daha aşırı ve temelsiz gözlemler yapmaya başladığı ifade ediliyor. Breivik’in manifestosunda kendisine ve MEF’e 18 yerde atıf yaptığı tespit edilmiş. Kendi web sayfasından Barack Obama’nın Müslüman olduğuna yönelik tezvîrâtına devam ederken İslamofobi şebekesinin tedirginlik verici ‘şeriat tehdidi’ retoriğini tekrar ediyor. Arapça eğitiminin kaçınılmaz bir şekilde Pan-Arabist ve İslamcı bir dil ile yüklü olduğunu iddia ederek New York’taki laik bir Arap okuluna karşı başlatılan kampanyaya destek vermiş. Periyodik yayınlar, web sayfaları, projeler, kampanyalarla birlikte Pipes’in İslam karşıtı eylemler konusunda sicili hayli kabarık. Pipes, geçen hafta AKŞAM gazetesinde yer alan röportajında AK Parti hükümetinin uzun vadede şeriatı getirmeyi hedeflediğini iddia etti.

Robert Spencer: Şebekenin başka bir önemli figürü. North Carolina Üniversitesi’nde dinî araştırmalar masteri yapan Spencer, 1980’den beri İslam ilahiyatı, hukuk ve tarihi çalıştığını söylüyor. Amerikan ordusunun değişik birimlerinde İslam ve cihat konusunda seminerler vermiş. Bazı kitapları FBI’ın ‘İslam hakkında okunması tavsiye edilen eserler’ listesinde yer almış. Fakat söz konusu kitaplar artık o listede yok. Spencer, David Horowitz Freedom Center adlı kuruluşun bir alt programı olan Jihad Watch (Cihat İzleme) adlı web sitesinin yöneticiliğini yapıyor. Kendi yazdığı Stealth Jihad (Gizli Cihat) kitabının alt başlığı ‘Radikal İslam, silahlar ve bombalar olmadan Amerika’yı nasıl altüst ediyor’ adını taşıyor. Spencer’in yazdığı İslam karşıtı kitaplar Amerika’da çok satanlar listesine girmiş. Spencer aynı zamanda İslam karşıtı aktivist Pamela Geller ile birlikte American Freedom Defense İnitiatıve (Amerika Özgürlüğü Müdafaa Girişimi) ve Stop İslamisation of America (Amerika’nın İslamlaşmasını Durdurun) adlı grupların kuruculuğunu yapmış. Breivik’in manifestosunda Spencer ve blogunun ismi tam 162 yerde zikrediliyor.

Steve Emerson: İslam tehdidi paranoyası üreten ağın medya ayağından önemli bir isim. Investigative Project on Terrorism (Terörizmi Tahkik Girişimi) adlı düşünce kuruluşu ve web sayfası aracılığıyla ‘İslamcı nüfuz’ tehlikesini ortaya koymak adına gazetecilik yapıyor. CNN’de araştırmacı gazeteci olarak çalışan Emerson, terörizm konusuna odaklanan yazılar yazdı. CNN’den ayrıldıktan sonra ‘Amerika’da Cihat’ adlı bir belgesele imza attı. Ödüllü belgeseli ‘Amerika’da Araplara karşı kitle histerisi’ oluşturduğu gerekçesiyle pek çok eleştiriye maruz kaldı. 1995’te gazeteciliği bıraktıktan sonra İslamcı ve Ortadoğu kaynaklı terörist gruplar hakkında dünyanın en geniş çaplı veri ve istihbarat kaynağı olduğunu iddia ettiği IPT’yi kurdu. Emerson’un ABD hükümetinin değişik birimlerine, kongre üyelerine ve bazı komitelere özel brifingler verdiği biliniyor. IPT’nin fon kaynakları karışık ilişkiler içerisinden takip edilebiliyor. CAP raporunun bahsettiği vakıflar Emerson’a kaynak aktarıyor. İsmi Breivik’in manifestosunda 2 kez geçiyor.

Dünya bülteni

 

Alem-i İslamBediüzzaman'danDr. Mehmet Rıza DerindağDünyaGenelGünün Hadisiİslam ve HayatMisafir YazarlarNur TalebeleriTürkiyeYazarlarımız
Leyle-i Regaib Özel 5.000 Hatim Programı
Alem-i İslamBediüzzaman'danDünyaGenelGündemGünün DersiGünün Hadisiİslam ve HayatNur TalebeleriTürkiyeYazarlarımız
Genç Hafızlardan Şehitlerimiz İçin Dualar ve Kur-an’ı Kerim Tilavetleri
Alem-i İslamDerslerDünyaEkonomiFıkıh & HadisGenelGündemGünün DersiGünün DuasıGünün HadisiHayatHizmetİslamİslam ve HayatKartpostal - VecizeNur TalebeleriRisale-i NurRisale-i Nur DünyasıSorularla RisaleSual-CevapTürkiyeYazarlarımız
Boğaziçi Üniversitesi Öğrencileri ile Risale-i Nur Dersi” ŞUALAR’DAN 9.DERS ( 9. ŞUA )