Acilde Hastalık Hikâyeleri

Nurdan Haber Haber Merkezi | |

Nurdanhaber – Prof. Dr. Sıtkı GÖKSU

Anlatılan konunun hikâyeler suretinde yazılmasının sebebi, anlamayı kolaylaştırma ve kıssadan hisse nevinden hikayelerin hakikatına ulaşmaktır.

Kur’an’daki kıssalar zalim kavimlerin azabını ve Allah’ın şefkat ve merhameti ile peygamberlerin kurtuluşlarını gösterdiği için binler defa dahi tekrarlansa o kıssalara ihtiyaç ve şiddetli arzu vardır.

Peygamberimiz ümmiliğiyle beraber (ilmi tahsil görmemesine rağmen) geçmişin gizli derinliklerine girerek hazır ve şahit olma gibi daha önce gelmiş peygamberlerin hallerini ve sırlarını açıklar. Peygamberimiz Tevrat, Zebur ve İncil gibi geçmiş kitapların ittifak-birlik noktalarında doğrulayıcı ve ihtilaf-anlaşmazlık noktalarında tahsis eden-yanlışları düzelten olarak peygamber kıssalarını ve peygamberlerin hallerini bize hikaye eder. Bu durum Peygamberimizin doğruluk ve peygamberliğini netice verir, gösterir.

Hikâyelerle eğitim; bireylere bilgiyi yorumlama, bulguları değerlendirme, kendi düşüncelerini oluşturma ve fikirlerini sunma fırsatı sağlar. Hikayeler öğrenmeye olan ilgiyi artırıp keyif alarak, zevk alarak öğrenmeye yardımcı olur.

Hikayeler tıp eğitiminde kullanıldığında hekimlerin insani değerleri özümsemelerini sağlayarak hastalarını daha iyi anlayan, onlarla empati kurabilen, hemhal olabilen kişiler olmalarına imkân sağlar. Hem hekimlerde hem de hasta ve hasta yakınlarında öğrenilen bilgilerin kalıcılığının artmasını sağlar. Böylece hikâye eğitim ve hastaların tedavisi aşamasında katkı sağlar.

Acilde Hastalık Hikayeleri” ile ilgili Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp AD Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cuma Yıldırım’ın “Eğitimde Hikâyenin Gücü Sempozyumu” sempozyum kitapçığındaki beş hikayeyi bu yazımızda sizlerle paylaşacağım.

HİKÂYE 1: ZEHİRLENEN DAMAT

22 yaşında erkek hasta. Acile şuur kaybı ile gelir. Nişan merasiminde aniden bayılmıştır. Kafasını çırpmış. Beyin içi kanaması vardır. 6 ay sonra…

    • Aslında 2 yıl önce nişanlanırlar. Nişanlılık bir süre devam ederken aile içi bir kavga sonucu nişan atılır. Bayılma olayının olduğu toplantı barışma toplantısıdır.

    • Kız tarafı damat adayının çayına yurt dışından gelen ve hala ne olduğunu bilmediğimiz bir zehir katar. Çayı içen damat adayı zehirin etkisiyle düşüp kafasını çarpar.

HİKÂYE 2: BU KADIN NEDEN ÖLDÜ?

26 yaşında bayan hasta acile ani kalp durması ile gelir. Olay hasta evde yalnızken olur. Eşi şehir dışında çalışır. Her türlü müdahaleyi yaparız. Ancak dönmez. Hasta yakınlarına hastalarının öldüğünü haber vermek için dışarı çıktığımda 6 yaşında bir erkek çocuğu ‘Doktor amca annemin durumu nasıl. Ne zaman çıkacak?’ der.

Tekrar içeri girip müdahaleye devam ederiz. Yaklaşık 1 saat sonra hastanın kalbi çalışmaya başlar. Yoğun bakıma yatırılır. 4 gün sonra taburcu. Altı ay sonra tekrar aynı hasta aynı klinikle gelir. Yine kalbi çalışır. Yine yoğun bakım. Yine taburcu. 6 ay sonra yine…

Hastanede komisyon kurulur. Günlerce sebebi araştırılır. Ancak hiçbir sebep bulunamaz. Bir yıl sonra odama iki bayan gelir. Benimle özel bir konuda konuşmak istediklerini söylerler.

Bayanlar aynı hasta ve annesidir. Eşi ile kavgalı olduklarını, eşinin şehir dışına çalışma bahanesi ile gittiğini, ancak eve gizlice tekrar gelip zorla kendisine iğne yaptığını sonra tekrar gittiğini söyler. Boşanma davası açılır. ‘Benim koca aleyhine şahitlik yapmamı’ isterler.

HİKÂYE 3: ‘TEYZENİZ BUGÜN BİRAZ HASTA’

75-80 yaşlarında karı koca. Acilin karşısında oturuyorlar. Her sabah aynı saatte acile tansiyon ölçtürmeye gelirler. Bir sabah erkek yalnız gelir. Doktor sorar ‘Amca teyze nerede?’

El Cevap ‘Evladım teyze bugün biraz hasta. O nedenle gelemedi’

HİKÂYE 4: HEMŞİRE BAĞIMLI OLURSA

22 yaşında bayan hasta. Acil hemşiresi. Acilde verdiğimiz hiçbir ağrı kesici ağrılarını kesmez. Takibe alırız…İ laç bağımlısı… Tedavi etmek isteriz. Ancak kendisi ve babası acile gelip bizimle kavga ederler. Bizi dava edeceklerini söylerler.

Kendi hastanemizde normal bir idrar tahlili çalışılmış, altına daktilo ile ‘İdrarda uyuşturucuya rastlanmadı’yazılmıştır. Halbuki biz gerçek tahlil sonucunu görebiliyoruz.

Hemşire fark edildiğini anlayınca nakil aldırıp başka bir kuruma gider.

HİKÂYE 5: ACİLDEN HASTA KAÇIRMA

28 yaşında erkek hasta. Ateşli silah yaralanması. Sol ayak diz altı kopmuş.

Muayene sırasında acilde bir karışıklık olur.

Bir hasta daha gelir. O da kurşunlanma. Bu hastayı vuran taraf.

Birazdan hasta yakınları acili basıp öldürmek için bu ilk hastayı aramaya başlarlar.

Öldü numarası yaptırıp ilk hastayı cenaze torbasına koyarız. Morg kapısından başka bir hastaneye kaçırırız.

Sonuç olarak; İnsanlar hastaneye ya da doktora geldiklerinde özel olmak/özel hissetmek isterler. Duymak istediklerini söylememizi isterler. Ancak biz hekim olarak her zaman onlara duymak istediklerini söyleyemeyiz. Çünkü hayatın gerçekleri farklıdır.

(Prof. Dr. Cuma Yıldırım, “Eğitimde Hikâyenin Gücü Sempozyumu” sempozyum kitapçığı. Acilde Hastalık Hikâyeleri s. 43-50, Malatya 2018)



Etiketler: , ,
Kategoriler: Prof. Dr. Sıtkı Göksu

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?