Nurdan Haber

Hazreti Hüseyn’i bir de Molla Câmi’den okuyalım!

Hazreti Hüseyn’i bir de Molla Câmi’den okuyalım!
22 Ekim 2015 - 12:36

Molla Câmî, Şevâhidü’n Nübüvve’sinde Peygamber Efendimiz Aleyhisselam’ın, O’nun dört halifesinin ve on iki imam hazerâtının ve ashabın büyüklerinin hal tercümelerini anlatır. Bu şaheserin Hz. Hüseyn bölümünün lezzetine doyulmaz.

Nakşibendiyye yolunun köşe taşlarından ve bilinen simalarından Molla Câmî, telif ettiği eserlerle muhtelif konulara temas etmiş velud bir müelliftir aynı zamanda. En bilinen eserlerinden biri olan Şevâhidü’n Nübüvve’sinde Peygamber Efendimiz Aleyhisselam’ın, O’nun dört halifesinin ve on iki imam hazerâtının ve ashabın büyüklerinin hal tercümelerini anlatır. Bu şaheserin Hz. Hüseyn bölümünün lezzetine doyulmaz.

Bugün materyalizmle törpülenen aklımızın şerh koyabileceği türden hârikulâdeliklere yer verir eserinde. Bu aşınmaya maruz kalmamış kişilerin Şevâhidü’n Nübüvve’den alacağı haz tarife sığmaz. Böylesi kitapları, içinde bulunduğu zamanın seküler dayatmasından rahatsız olan vicdanlara tavsiye ederim.

 

Hz. Hüseyn Efendimizin doğumu

Hazret-i Hüseyn Efendimiz, oniki imâmın üçüncüsü ve imâmların atasıdır. Künyesi Ebû Abdüllah’tır. Lakabları, şehîd ve seyyiddir. Hicretin dördüncü senesinde Şa’ban ayının dördünde, salı günü, Medîne-i Münevvere’de doğar. Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem onun ismini Hüseyn koyar.

Molla Cami’nin aktardığına göre, Hazret-i Hüseyn Efendimizin mübârek yüzünde öyle bir nûr parlarmış ki, karanlık bir gecede bir yere otursa, mübârek alnından ve yüzünden parlayan nûrun aydınlığında, yolu görürlermiş. Mübârek göğsünden ayaklarına kadar olan kısmı, Resûlullah Aleyhisselâm Efendimiz’e benzermiş. Resûlullah Aleyhisselam Efendimiz’in “Hüseyn benden, ben de Hüseyn’denim, Allahü teâlâ Hüseyn’i seveni sever.” buyurduğu sahih kaynaklarca rivayet edilmiştir.

 Hz. Hüseyn Efendimizin doğumuyla alakalı İbni Abbâs’ın naklettiği şu olayı eserine alır Molla Camî. Resûlullah Efendimiz sabah namazını kıldırdıktan sonra, mübarek yüzünü arkadaşlarına çevirirmiş. Mübarek yüzünü gören arkadaşlarının gamı, üzüntüsü gider, mesrur olurlarmış. Bir gün sabah namazından sonra yüzünü dönmeden Hz. Ali ile birlikte mescidden çıkarlar. Doğruca Hz. Fâtıma Annemizin evine giderler. Meğer Hz. Hüseyn doğmuş. Peygamberimiz aleyhisselam Hz. Ali’ye kimseyi içeri almamasını söyler. Hz. Ali ve ashab-ı güzin hazeratı dışarıda beklerken yüz yirmi dört bin melek Hz. Hüseyn Efendimiz’in doğumunu tebrik ederler. Daha sonra ashab-ı güzin hazeratı içeri davet edilir ve olanlar Peygamber Efendimiz tarafından anlatılır.

 

“Allah’ım, Hüseyn’i ağlatanı afv etme”

 Yine kitaptaki bir diğer İbn Abbas rivayetine göre; bir gün ashab-ı kirâm Resûlullah Efendimiz’in huzûrunda oturuyorlarken bir kişi gelip, Efendimiz’e bir elma verir. Hazret-i Hasan ve Hazret-i Hüseyn oradadır. Resûlullah Efendimiz elmayı birine verip, diğerini mahzûn etmek istemez. O sırada Cebrâîl aleyhisselâm gelip, ‘Yâ Rasulallah emr et güreşsinler, hangisi gâlib gelirse elmayı ona verirsin’ diye bir teklif getirir. Resûlullah, güreşmelerini emreder. Efendimiz iki kardeşin mücadelesinde Hz. Hasan’a tabiri caizse tezâhürat eder, ‘Tut yâ Hasan’ der. Ashab-ı güzin hayret ederler, ‘büyüğüne mi tut diyorsunuz’ diyerek taaccüb ederler. Efendimiz Aleyhimesselam cevaben, ‘Cebrail de Hüseyn’e tut diyor’ buyurur. Güreş uzar ve galib çıkmaz. Cebrail Aleyhisselam cennetten bir elma daha getirir. Onu da Efendimiz Hz. Hüseyn’e verir.

 Hazret-i Hüseyn Efendimiz bir gün Resûlullah Aleyhisselamın yanındadır. Annesi Hz. Fatıma’ya gitmek, eve dönmek ister. Fakat hava yağmurludur. Resûlullah Efendimiz dua buyurur ve yağmur bir müddet kesilir. O aralıkta Hazret-i Hüseyn evine varır.

 Bir başka gün ise Resulullah Efendimiz namaz kıldığı sırada kulağına bir çocuk ağlaması gelir. Namazını uzatmadan dışarı çıkar ve sebebini sorar. O civardan birinin çocuğu bir sebepten ötürü ağlamaktadır. Efendimiz; “Bir çocuk ağlaması duydum. Onu Hüseyn zannettim” der ve “Allah’ım, Hüseyn’i ağlatanı afv etme” diye dua buyurur.

Hazret-i Hüseyn Efendimiz’in katillerinden ve onlara arkadaşlık edenlerden bir belâya düşmeden ve rezîl olmadan ölen olmadığını söyler Molla Camî Hazretleri. Eserinde Abdülmelik bin Umeyr adında birinin anlattığı şu hadiseye yer verir: “Ubeydullah bin Ziyâd’ı Kûfe’de bir köşkte otururken gördüm. Emîr-ül Mü’minîn Hazret-i Hüseyn’in mübarek başı önünde idi. Sonra Ubeydullah bin Ziyâd’ın kesilmiş başını Muhtâr’ın önünde gördüm. Muhtâr’ın başını, Zübeyr’in oğlu Mus’ab’ın önünde, Mus’ab’ın başını da Abdülmelik bin Mervân’ın önünde gördüm. Bu hâdiselerin hepsi kısa bir zamanda, bir asr içinde vukû’ buldu.”

 Yine Molla Cami’nin kitabına aldığı bir diğer nakle göre Şemr bin Zilcûş, Hazret-i Hüseyn’in yükleri arasında bir miktar altın bulup alır. Bir kısmını kızına zînet yaptırmak için bir kuyumcuya verir. Kuyumcu altını ateşe koyunca, altın eriyip yok olur. Şemr bunu duyunca, kuyumcuyu yanına çağırıp geri kalan altını da verir ve gözü önünde ateşe koymasını ister. Kuyumcu o altını da ateşe koyar, altın yine eriyip yok olur. Hiçbir şey kalmaz.

 Kerbelâ vahşetine katılanlardan bir grup Hazret-i Hüseyn Efendimize ait bir kaç deveyi kesip pişirirler. O kadar acı olur ki, hiçbiri bir lokma yiyemez. Hazret-i Hüseyn’in mübarek başını taşıttıkları deveyi de keserler. Eti, acılığyla meşhûr sabr otundan dahâ acı olunca o eti de ateşe atıp yakarlar.

Şevahidü’n Nübüvve’de anlatılanlar burada bahsettiklerim kadar değil. Hz. Hüseyn Efendimizin daha bir çok faziletinden, kerametinden bahsediliyor kitapta. Hz. Hüseyn’in maruz kaldığı zulme kederlenmenin, ağlamanın, O’nu çokca sevmenin yalnızca belli bir gruba ait olduğunu sananlar için Nakşibendiyye’nin büyük şahsiyetlerinden biri olan Molla Cami, zanları yıkan bir yüce zat olarak yanıbaşımızda şah eseriyle duruyor. Ehl-i Beyti Mustafa sevgisi imandandır. Sevelim.

TRT

Alem-i İslamBediüzzaman'danDr. Mehmet Rıza DerindağDünyaGenelGünün Hadisiİslam ve HayatMisafir YazarlarNur TalebeleriTürkiyeYazarlarımız
Leyle-i Regaib Özel 5.000 Hatim Programı
Alem-i İslamBediüzzaman'danDünyaGenelGündemGünün DersiGünün Hadisiİslam ve HayatNur TalebeleriTürkiyeYazarlarımız
Genç Hafızlardan Şehitlerimiz İçin Dualar ve Kur-an’ı Kerim Tilavetleri
Alem-i İslamDerslerDünyaEkonomiFıkıh & HadisGenelGündemGünün DersiGünün DuasıGünün HadisiHayatHizmetİslamİslam ve HayatKartpostal - VecizeNur TalebeleriRisale-i NurRisale-i Nur DünyasıSorularla RisaleSual-CevapTürkiyeYazarlarımız
Boğaziçi Üniversitesi Öğrencileri ile Risale-i Nur Dersi” ŞUALAR’DAN 9.DERS ( 9. ŞUA )