SON DAKİKA

Nurdan Haber | Müjdeler Verir Risale-i Nur Odaklı Dini Haberler

ULU ÖNDERİMİZ; İyi ki varsın.

ULU ÖNDERİMİZ; İyi ki varsın.
Ahmet Kemal Öncü( ahmetkemaloncu@nurdanhaber.com )
11 Kasım 2019 - 15:08

ULU ÖNDERİMİZ

İyi ki varsın.

Sen olmasaydın insanlığın hâli nice olurdu!

Senin doğum gününü kutlamak için sağlam bir hadîse değil sağlam bir kalbe ihtiyaç vardır. ( M.Çiçek)

Değil mi ki sen Alemlerin Efendisi (SAV) bu günde dünyaya geldin, o gün bizim için özeldir, ayrıcalıklıdır, günlerin “efendisidir.”

Hatırın ve hatıran herşeyden âlâdır, o kadar.

Seni anar, seni yad eder, hasretle ve hürmetle senin tüm insanlık için şifa olan özelliklerini tekrar ve tekrar zikrederiz.

Elbetteki vasıfların bir gecede saymakla bitmez.

Bir kandil, bir ay, bir yıl bize seni öğretmeye yetmez; ne varki senin sevgini kalplerimizde yeniden alevlendirebilir.

Bize getirdiğin Kitab’ı bir daha hatırlatabilir ve o Kitap’ta harf harf, hece hece, satır satır anlatılan güzel ahlakına dikkatimizi çekebilir.

Ey Ulu Önderimiz,

Allah’a kul olmayı da, kula kul olmamayı da sen öğrettin.

Sadece sen.

İyi ki doğdun, iyi ki varsın!

******

Kıymetli kardeşlerim.

Bildiğiniz gibi Peygamberimiz bu ayda dünya geldi.

Rabiül Evvel ayı.

Bu bir fırsat.

Abartmadan, işi “folklorik” bir zemine çekmeden bu ayda yani “milâdünnebi, mevlidi nebevi ayında bu fırsatı yakışanıyla değerlendirebiliriz.

Nasıl mı?

Çocuklarımızla, büyük küçük bir araya gelip Allah Rasülü’nün hayatını, neler yaptığını, insanlık için nasıl bir güneş olduğunu konuşarak.

Allah Rasülü’nün dertlere derman, gönüllere şifa ahlakını anarak, yad ederek.

Sahabei Kiram’ın ( Can Dostlarının) Allah Rasülü’ne olan sevgi ve bağlılıklarını okuyarak, dinleyerek.

Kuran’da Allah’ın O’nu nasıl övdüğünün altını bir kere daha altın harflerle çizerek.

Tarih boyunca günümüze kadar Ümmeti Muhammed’in alimlerinin, ariflerinin, abidlerinin, mücahidlerinin, kumandanlarının, reislerinin, meliklerinin, erlerinin ve kadınlarının bu dini bize nasıl, hangi bedellerle intikal ettirdiklerinin farkına varıp yüreklerimizin yanmasına, gözlerimizin yaşarmasına izin vererek.

Elde tesbih, dilde salâtü selam iksiriyle kalpleri cilalayarak.

Seccade ile nihayetsiz bir dostluk antlaşması imzalayarak.

İstiğfarlarla kürek çekip “İlâhi mağfiret limanına” demir atarak.

Bir daha günahlara tevessül etmeyeceğimize dair yemin ederek.

İyi bir insan, güzel bir müslüman, adam gibi bir baba, melek gibi bir anne, sevilesi bir evlat olmaya and içerek.

Kuran ehli, sünnet ehli olmaya yeniden karar vererek.

İlim ve zikir meclislerinde tek yürek olanlarla fena aleminde fani, akıl aleminde bâki kalarak.

Hasılı Muhammed ümmeti olduğunun bilincinde, bu eşsiz nimete şükretmenin acziyetiyle mahcup olan ruh halini hücre hücre tüm bedeninde yaşayarak.

“Yarabbi! Sana ve senin Rasülüne sâdığım ve bu sadâkatimden de asla vazgeçmem” diyerek halini, biatını, kulluğunu kıyam ile, rüku ile, secde ile arzederek değerlendirebiliriz.

Yolunuz tüm bağnazlıklardan ve sarhoşluklardan uzak, tüm putlardan ve putperestliklerden berî, hiç bir süfli, bayağı, düşük, sefih ahlaka bulaşmamış Ulu Önderimiz Hazreti Muhammed’in yolu olsun.

O’nu baş tacı yaptığınız her ânınız mübarek olsun.

Hürmet ve muhabbetlerimle.
Kardeşiniz Ahmet Kemal Öncü/İstanbul/Mauritius/Afrika