SON DAKİKA

Nurdan Haber | Müjdeler Verir Risale-i Nur Odaklı Dini Haberler

Bediüzzaman ve Diyanet Reisi Ahmed Hamdi Akseki

Bediüzzaman ve Diyanet Reisi Ahmed Hamdi Akseki
12 Kasım 2019 - 9:06

Bediüzzaman ve Diyanet Reisi Ahmed Hamdi Akseki

{Ahmed Hamdi Akseki, Antalya-Elmalı kazası, Güzel nahiyesine bağlı Akseki köyünde doğmuştur. Medrese tahsilini İstanbul’da bitirmiş, T.C.Hükümetlerinde 1924-1939 arası, Diyanet müşavere kurulu azalığı ve başkanlığında, 1939-1947 arası Diyanet Reis muavinliği…1947-51 arası Diyanet reisliği yapmış ve 1.9.1951 tarihinde vefat etmiştir. Allah Rahmet eylesin. (Bkz. Diyanet Dergisi, Sayı: 336) }

Diyanet Reisliği’ne geçtikten sonra, Hazret-i Üstâd ve Risale-i Nurla 1947’lerde başlıyarak, çok yakından alâkadar olmaya başladı. Üstâd Bediüzzaman’la bazı muhaberelerde bulundu ve o tarihlerde Nur risalelerinden iki takımı ısrarla istemişti. Hazret-i Üstâd da, 1949’da Afyon hapsinden çıktıktan sonra, 1950 başlarında kendisine iki Nur takımı hazırlatmış ve göndermişti. O da bu kitapları hususî şekilde cildleterek, bir takımın üstünde kendi ismini yazdırmış ve hususî kütübhanesine koymuş. Diğer takımı da Diyanet Dâiresi kütübhanesine hediye etmiştir.

{Nur’un mezkûr o iki takımı, halen de Diyanet dairesi kütübhanesinde mevcuttur.}

Daha sonra da vefatından az önce, kendi zengin olan kütübhanesini de içindeki bir takım Nur risaleleriyle birlikte Diyanet’in kütübhanesine hediye ile devretmiştir.

Merhum Ahmed Hamdi Efendi’den iki Rivayet ve Nakil

1- Hazret-i Üstâd’ın yakın talebelerinden Abdullah Yeğin Ağabey anlattı: (2. baskıda Abdullah Yeğin Ağabey hatırasını ufak bazı düzeltmelerle tashih etti.)

“Biz 1948 veya 49’da, birkısım üniversite talebeleriyle Ahmed Hamdi Efendi’yi, Keçiören’deki evinde ziyaret etmiştik. Bizi kütübhanesinin bulunduğu salonda kabul etti. Üstâd Bediüzzaman hakkında bazı şeyler sormak istedik. Bunun üzerine Ahmed Hamdi Efendi konuşmaya başladı: “Ben size Bediüzzaman Hazretlerinin nasıl bir âlim, nasıl harika bir zekâya sahip olduğunu şöyle kısaca anlatayım” diyerek kütübhanesinden kalın cildli iki kitabi göstererek dedi ki: “Bu kitabı görüyormusunuz, işte Bediüzzaman Hazretleri bu iki kitabı iki kere okusun, hepsini ezber edebilecek harika bir hafızaya, o nisbette de zekâya mâlik ve sahiptir.” dedi.. ve bize: “Risale-i Nurları hiç çekinmeden okuyunuz, yegâne okunacak eserdir. Ancak zaman naziktir.” diye tavsiyede bulundu.

2- Kastamonu’da Üstâd Bediüzzaman’ın komşusu şevket isminde bir tüccar ile Merhum Ahmed Hamdi Efendi arasında cereyan etmiş bir hadise ve hatırayı rivayet eden Tillolu Merhum Tahsin Efendi’dir. Tahsin Efendi, Üstâd Hazretleri’yle Kastamonu’da tanışmış, bazı hizmetlerinde ve Nurlar’ın yazı işinde bulunmuş bir zattır… şöyle anlattı:

Üstâd’ın ev komşusu olan tüccar şevket Efendi, komşu olduğu halde Hazret-i Üstâd’ın ziyaretine hiç gelmemiş ve görüşmemişti. Bu zat bir ara İstanbul’a ticari iş için gitmiş, oradan da bir kaç günlüğüne Yalova’ya teneffüs kastıyla gitmiş. Yalova’daki bir otelin bir odasına kalabalık insanların girip çıktığını görmüş. “Burada ne var” diye sormuş. Aksekili Ahmed Hamdi Efendi’nin o odada misafir olduğunu söylemişler. Kendisi de, gideyim ben de bir ziyaret edeyim demiş, varmış elini öpmüştür. A. Hamdi Efendi hemen kendisinin nereli olduğunu sormuş. O da “Kastamonuluyum” der demez, Hamdi Efendi kendisine yer göstermiş ve oturmasını söylemiştir. Ziyaretçiler biraz azalınca, Ahmed Hamdi Efendi tüccar şevket Efendi’ye: “Kastamonu’da çok büyük bir zat vardır, sen onunla görüştün mü?” diye sormuş.

şevket Efendi ise; “O zat benim ev komşum olduğu halde, maalesef hiç görüşemedim.” demesi üzerine, Ahmed Hamdi Efendi ona: “Hata etmişsin, çok hata etmişsin!.” Diyerek, Hazret-i Üstâd’ın yüce kemalâtını lâyık olduğu veçhiyle sena etmeye başlamış ve tekrar şevket Efendi’ye dönerek: “Bediüzzaman gibi bir zat Kastamonu’da, üstelik ev komşun olsun da görüşmezsin!” şeklinde sitem etmiştir.

Bunun üzerine şevket Efendi, Kastamonu’ya döner dönmez, ilk işi beni bulup Hazret-i Üstâd’ın ziyaretine gitmek oldu.

NurdanHaber