Nurdan Haber

Sadakatle davaya adanmış bir ömür

Sadakatle davaya adanmış bir ömür
26 Kasım 2019 - 11:11

NurdanHaber-ÖZEL

Benim seksen küsür yaşımda, yetmiş senelik hizmet hayatımda hiçbir iddiam olmamıştır. Her şeyimi Nur hizmetine feda ve vakfetmişim. Şahsımın ehemmiyet ve kıymeti yoktur, ehemmiyet ve kıymet Risale-i Nur’dadır.

Her derste, her toplanmada ve fırsatını bulduğum her mecliste Risale-i Nur’a sadakat, kanaat ve sebat derslerimizi okuyoruz. Risale-i Nur makam dağıtmıyor ki postnişinlik davamız olsun, Risale-i Nur bizden tam sadakat ve daimi, sarsılmaz sebat istiyor. Bir şahsa davet, bir şahsın yahut bazı eşhasın inhisar-ı fikrine kapılıp adeta mürid ve şeyh münasebeti içine girmek Nur’un düsturlarına muhalefet etmektir. Hem o şahsa zarardır hem onu öyle yayana zarardır. Artık yeter bırakın şunu bunu, bırakın şahısları, bırakın artık şu abi bu abi, falanca abinin dersi gibi sözleri, artık Risale-i Nur’a dönün.

Risale-i Nur dairesi içinde bir ferd çıkıp sahsiyet davasıyla baş olmak dava edemez! On kişi yirmi kişi yüz kişi bir araya gelip artık cemaat bizim sözümüzü dinlesin de diyemez. Diyenlerin hali meydandadır. Fakat elhak Üstadımızın saff-ı evvel talebeleri ve bilhassa Hulusi ve Sabri Efendiler bizzat Üstadımız tarafından numune-i imtisal olarak ifade edilmiş ve sizler de böyle olmalısınız diye Barla Lahikasının mukaddimesinde 0 Ağabeylerde ki hassaları izah etmiştir. Ben bütün hayatımda şahsıma kimseyi çağırmamış, kimseye benim dediğimi yapmalısınız dememişim, Üstadımız ne diyor. Risale-i Nur ne diyor ona bakmış onu nazara vermişim!”
Bediüzzaman Hazretlerinin Talebe Ve Hizmetkârı Hüsnü Bayramoğlu