Nurdan Haber

Ümitsizlik Kanserine Bir Tiryak

Ümitsizlik Kanserine Bir Tiryak
Avatar
Muhammed Numan ÖZEL( numanozel@nurdanhaber.com )
02 Şubat 2020 - 13:34

“O yeistir ki, kuvve-i maneviyemizi kırmış. . . Yeis; ümmetlerin, milletlerin “seretan” denilen en dehşetli bir hastalığıdır. Ve kemalâta mani..[1]

Hakikaten insanı maddi ve manevi olarak hareket ettiren şey ümittir. Bir şeyleri yapabileceği, becerebileceğine olan ümidi.. Ümit arabanın yakıtı gibidir. Kararlılıkla insan karar verip hareket etmesi kontağın çevrilip arabanın çalışması gibidir. Artık karar verildikten sonra süreç başlamıştır. İnsan kararları, azmi, idealleri uğurunda hareket ederek ümitlerinin tahrikatıyla emellerine ulaşabilir.

Ümidini kaybeden kimseler deposu boş, gaza bastığında hareket etmeyen hatta aküsü bile bitmiş olan bir araba gibidir. Şeytan insanları kendi safına Allah’ın safından çekebilmek için önce günahları işletir ve alışkanlık haline geldiğinde artık terk edilemez olarak insan  benimsemesiyle şeytan öldürücü hamlesini yaparak insanın en kuvvetli ve önemli olan ümidini tarumar ederek kendi safına alır. Yani insan hayatta herhangi bir şeye karşı ümidini yitirmişse o insan artık şeytana hazır yem haline gelmiştir.

Lakaydlık, sefaheti, sefahet ise günahı, Günah ise yeisi, yeis ise inkısar-ı hayali, inkısar-ı hayal ise insanı maddi ve manevi dumura uğratır. Dumura uğrayan insanlar ise tedenniye ve sıkıntıya mübtela olurlar.

Ümidini kaybetmeyen, yeis kanserine yakalanmamış olan insanlar, hayat enerjisini ve hayatının içerisini doldurduğu manaları daha güzel kullanarak hayattan daha fazla lezzet alarak hayatın keyfini sürebilir.

Ümit sahibi insanlar, âmak-ı fikriyatlarında o işin en ince ayrıntılarını da düşünerek ve hedeflenen neticeye ulaşmanın getirilerini peşinen göz önüne alarak ümit ve kendine güven içinde hareket ederler.

Mazi, hal, istikbal üçgeninde ilk iki kavşak geçilmiş ve her an’ımızda istikbalden gelip hal’e uğrayarak maziye dökülüyor. Maziye dökülen her şey hakiki istikbalimiz olan ahrette karşımıza tekrar çıkacaktır. Sadece tekrar hal’e uğramak üzere intizar ediyor. Rabbim anlarımızdan bizi pişman etmesin, amin.

Ümit, istikbale sürur ile bakabilmek demektir. Ümidini yitiren insanların istikbale dair planları da mevzubahis olamaz. Çünkü istikbal demek ümit demektir. Ümitvar olarak istikbale bakmak mümin olmanın şiarıdır.[2]

Alçak nefis tarafından her şeyi karanlıklı gösteren küfür zulmetiyle..[3] insan hadiseleri yorumlarsa yani olan şeylere Allah’ın nazarıyla bakmazsa ve hikmet perdesini okuyamazsa o insan Allah’ın rahmet ve merhametini sorgulayarak küfre kadar gidebilir. Şu anda toplumumuzda maalesef ki, günlük hadiseler neticesinde ümidi ve fikri igdiş edilmiş insanlar karamsarlık göstererek Allah’ın rahmetini sorgular hale gelmektedir. Bu gerçekten elim bir vaziyettir. Ümidini hayattar eden kimse istikbale de güven içirisinde şecaatle yürüyebilir.

Rabbim havf ve reca müvazenesini kurabilenlerden eylesin, amin.

Selam ve dua ile

Muhammed Numan özel

 

 

[1] Hutbe-i Şamiye 44

[2] Zümer suresi 53. Ayet meali

[3] İşarat-ül İ’caz 162