Nurdan Haber

Mutlak Vekil Ağabeylere verilen Lütf-u İlâhiyye

Mutlak Vekil Ağabeylere verilen Lütf-u İlâhiyye
19 Şubat 2020 - 12:13

Mutlak Vekil Ağabeylere verilen Lütf-u İlâhiyye…

Hangimiz ve hangi biriniz, daha 11-12 yaşında iken Mehdi as’a Varis olarak tayin edilebiliriz???
Bu Lütf-u İlâhi bir kaç Ağabeyden başka kime nasib olmuş?

“VASİYETNAMEMDİR
Aziz, sıddık kardeşlerim ve vârislerim!
Ecel gizli olmasından, vasiyetname yazmak sünnettir. Benim metrukâtım ve Risale-i Nur’dan olan benim hususî kitablarım ve güzel cildlenmiş mecmualarım vesair şeylerimin bütününü, Gül ve Nur fabrikalarının heyetine, başta Hüsrev ve Tahirî olarak o heyetten oniki

{(*): Kardeşim Abdülmecid, Zübeyr, Mustafa Sungur, Ceylan, Mehmed Kaya, Hüsnü, Bayram, Rüşdü, Abdullah, Ahmed Aytimur, Âtıf, Tillo’lu Said, Mustafa, Mustafa, Seyyid Sâlih.}

kahraman kardeşlerime vasiyet ediyorum. Onlara bırakıyorum ki; emr-i hak olan ecelim geldiği zaman, benim arkamda o metrukâtım, benim bedelime o sadık ve mübarek ellerde hizmet-i Nuriye ve imaniyede çalışsın ve istimal edilsin.” (Emirdağ Lahikası 1)

Yine hangi birimiz ve hangi biriniz, daha 20’li yaşlarında iken, Üstadımızın Mutlak Vekilliğine intihab edilebiliriz?

“Şimdi bütün talebelerin fevkinde diyerek değil, benim en yakınımda hizmetimde olup bir derece tam tarz-ı hareketimi bilenler ve yakından görenler içinde, dört-beş adamı mutlak vekil yapıyorum. Ben ölsem veya hayatta şuursuz kalsam, Nurlara karşı hizmetimin tarzını bilerek tam yapabilsinler. Şimdilik Tahirî, Sungur, Ceylan, Hüsnü ve bir-iki adam daha mutlak vekilim olarak vasiyet ediyorum.” (Emirdağ Lahikası 2)

Üstadımızın bu ifade ve bu vasiyetlerinden sonra, Üstadımıza hakikati halde Cenab-ı Hak tarafından vekil olarak tayin edilen Ağabeyler, hem Risâle-i Nur’un şahs-ı manevisinin mümessili, hem saff-ı evvel Ağabeylerimizin ve diğer bilumum Nur Talebelerinin şahs-ı manevilerinin mümessili ve hem de en evvel bu hizmette söz sahibi yine o Ağabeyler olmaz mı?

Amenna ve saddakna elhak öyledir.

Üstadımız kendi talebelerine öyle kıymet ve ehemmiyet verirdi ki kendi zararına bile olsa, eğer Ağabeyler zahmetten kurtulacaksa herşeye razı olur ve rıza gösterir idi. Biz bu hakikatleri Risâle-i Nur’un bir çok yerinde görüyoruz ve Üstadımızın mübarek lisanından öğreniyoruz.

“Bunu da size kat’iyyen beyan ediyorum: Şahsıma tahkir ve ihanet ve çürütmek ve işkence, ceza gibi ne gelse; -Risale-i Nur’a ve şakirdlerine benim yüzümden zarar gelmemek şartıyla, şimdiki mesleğim itibariyle- kabule karar vermişim.”
(Şualar)

“Zannederdim ki, ben gittikten sonra, burada benim yerimde, bana ettikleri hürmeti onlara edecekler. Ümidim budur ki, köy halkının yüzde doksanı onların kıymetini takdir edecekler. Birkaç insafsızlar tenkid ededursunlar, o tenkidlerden ne çıkar? Bunlara ilişmek, doğrudan doğruya bana ilişmektir.”
(Barla Lahikası)

Üstadımızın, Mustafa Çavuş abi, Süleyman Abi ve diğer Barla’lı saff-ı evvel Ağabeyler hakkında buyurduğu bu ifadeleri, Mutlak Vekil Ağabeyler için de geçerlidir. Zira Barla’lı Sıddıklar hakkında bu ifadelerin sarfedilmesine sevkeden saik, Mutlak Vekil Ağabeylerde de vardır, onlar için de geçerlidir ve asla kabil-i tefrik değildir.

Şimdi bu hizmette bazılarına hürmet edilip hukukları gözetilse, ama Mutlak Vekil Ağabeylere hassaten Hüsnü Ağabeyimize gereken sadakat gösterilmezse ve hukukları muhafaza edilmezse ve aleni bir şekilde yapılan karalama girişimlerine karşı dik durarak gereken sahabet ve sıyanet gösterilmezse; bu vaziyet, Üstadımızın bu ifadelerini istediğine tatbik edip istemediğine tatbik etmemek manasını çıkarmaz mı? Ve bu hal aslında Nur’lardaki bu ifadeleri hiç anlamadığımızı ve o yüksek şahs-ı maneviden ne denli uzak düştüğümüzü göstermez mi?

Bu hizmette, kim ne kadar Âlim olursa olsun, kim ne kadar bu hizmette yorulup koşturup yıpranırsa yıpransın, kim ne kadar vakıf olarak mücerred olarak kalırsa kalsın, allame-i cihan da olsa(maksad hiç kimseyi tahkir edip yermek değildir), Hüsnü Âğabeyimizin hizmetinin küçük bir safhasının yerini bile tutamaz ve o kıymette olamaz. Zira aradaki keyfiyet farkı seradan süreyyaya kadardır.

Siz ne kadar hizmet ederseniz edin, mahşerde Saff-ı Evvel Ağabeylerin(bahusus şimdi Hüsnü Ağabeyimizin) fersah fersah arkalarında ta gerilerde kalarak arka sıralarda durarak haşredileceksiniz.
Değil Ağabeylere orda aynı safta arkadaşlık etmek, belki bir cihette azar işitip tokat yiyeceksiniz.

Tarihçe-i Hayat’ta Ağabeyler hakkındaki şu ifadeler çok manidardır;

“Ne mutlu ki, otuz seneden beri Nur talebeleri ağabeylerimiz bu nimetlere mazhar olmuşlar. Maalesef bizlere ki, bizler bu şereflere nâil olamadık ve olamayacağız da. Zira bunları kazandıran devir kapanmak üzeredir.” (Tarihçe-i Hayat)

Bazı lütuflar vardırki sayılı bazı şahıslara hastır. Ve başka hiç kimseye verilmemiştir. Şah-ı Geylani hazretlerinin haber verdiği 15-16 Ağabeyimiz ve Mutlak Vekil ve Varis Ağabeylerimizde aynen böyle bir lütfa mazhar ve böyle bir ikrama ma’kes ve böyle eşsiz bir lütfa nail olmuşlardır.

Herkesin bu hizmette Takdir-i İlâhi ile, sadakati ihlası takvası sebat ve gayreti nisbetinde derecesi vardır. Dost Kardeş Talebe gibi.
Mutlak Vekil Ağabeylerimizin ise, Dost Kardeş ve Talebelik makamlarında Saffı Evvel Ağabeylerden olduklarını bilip öylece hareket etmek gerektir.

Bizler ne olursa olsun (biiznillah) Hüsnü Ağabeyimiz ile her daim beraberiz ve baraber kalacağız.
Hizmetteki kusur ve günahımız, o Vekil ve Varis Ağabeyimize layıkı vechile hizmet etmekten bizi alıkoysada, hiç olmazsa âcizane fakirâne zelilâne dualarımızla Hüsnü Ağabeyimizin yanındayız ve takatimiz yettikçe bu hakikatleri neşredeceğiz.

ﺍَﻟْﻤَﻠﺎَﻡُ ﻋَﻠٰﻰ ﻣَﻦِ ﺍﺗَّﺒَﻊَ ﺍﻟْﻬَﻮٰﻯ ﻭَﺍﻟﺴَّﻠﺎَﻡُ ﻋَﻠٰﻰ ﻣَﻦِ ﺍﺗَّﺒَﻊَ ﺍﻟْﻬُﺪٰﻯ

Bütün levm ve itab ve nefret, heva hevese tâbi olanlara olsun. Selâm ve selâmet Hüda’ya tâbi olanların üstüne olsun.

Mesut Güler

Alem-i İslamBediüzzaman'danDerslerDünyaGenelGündemHizmetİslamİslam ve HayatNur TalebeleriRisale-i NurRisale-i Nur DünyasıSon DakikaSürmanşetTürkiye
Hindistan Nur Talebelerinden Hüsnü Ağabey’e Mektup
Alem-i İslamGenelGündemİslamİslam ve Hayat
Tanıkların Dilinden İslamofobi
Alem-i İslamAli Kemal PekkendirHizmetİslamRisale-i Nur
Risale-i Nur’u Okuma ve İzah Etme Konusu
Alem-i İslamGenelİslamİslam ve HayatTürkiye
Muhteşem Bir Sela!
Alem-i İslamGenelGündemHizmetİslamİslam ve Hayat
AZERBAYCANDAN MEKTUP VAR