Nurdan Haber

BEDİÜZZAMAN SAİD-İ NURSİ’NİN DÜNYAYA GELECEĞİNİ KEŞFEN HİSSEDİP HABER VEREN BÜYÜK VELİ İNSANLAR

BEDİÜZZAMAN SAİD-İ NURSİ’NİN DÜNYAYA GELECEĞİNİ KEŞFEN HİSSEDİP HABER VEREN BÜYÜK VELİ İNSANLAR
Avatar
Nurdan Haber( ismail@nurdanhaber.com )
12 Mart 2020 - 12:35

Bediüzzaman Said-i Nûrsi, şu dünya menziline ayak basmaya yaklaşırken veya ayak bastığı günler, onun geleceğini ve hatta geldiğini hissedip haber veren ehl-i velâyetin müjdeli ihbarları sarih gibidir.

Elbette, Bediüzzaman gibi garîb, bedi’ bir dürr-i yektayı, harika acîb bir mahiyeti keşfedip bildirmeleri lâzım idi.

Evliya denilen keskin basiretli, nûranî kalbli ve hassas ferasetli insanlar arasında, geçmişte de bu kabil ihbarlar vaki’ olmuş mudur?

Evet olmuştur. Burada bir tek nümûne kaydederek, geniş malûmatı “Tabakât-ı Sofiye” ismi altında intişar eden ve Evliyanın menkıbelerini anlatan kitaplara havâle ediyoruz.

İşte, şeyh-ül İslâm Ahmed-i Namikî El-Camî şöyle buyurmuştur: “Her dörtyüz senede mühim bir Ahmed gelir.. Fakat binin başında gelecek Ahmed, en mühimmidir.(1)” ihbarıyla, İmam-ı Rabbani (K.S.)’yi haber vermiştir

Dikkat edilirse, bu ihbarda, şehadet âlemine ayak basmış bir insanın geleceği veya geldiği haber verilmiyor, belki dörtyüz küsûr sene gibi uzun bir mesafeden, gelecek olan bir insan bildiriliyor.

Şimdi, Bediüzzaman’ın geleceğini haber veren’ büyük velilerin ihbarlarını sıralıyoruz:

1- Bitlisli Kayser Hoca: (şu anda İstanbul’da) 11.12.1983’te İstanbul’un Bahçelievler semtinde bir evde, büyük bir cemaatin huzurunda aşağıdaki hâtırayı anlatmıştı: “Ben, kırk sene kadar meşhur Gavs-i Hizan’ın köyü olan “Gayda”(2) da imamlık yapmış olan Molla Hacı Efendi’den bizzât duydum. 0 da Gavs-i Hizan’ın halifelerinden Molla Halid-i Erukî’den duymuş. Molla Hacı dedi ki: Bediüzzaman Hazretleri henüz dünyaya gelmeden Gavs-i Hizan’ın müridlerinden olan babası Sofi Mirza, bir gün Geyda’dan geçerken (başka bir rivayette doğrudan Gavsı ziyaret kasdiyle) dergâha gelmiş.. Gavs ise, o saatte kendi hâs halifeleriyle hususi sohbet ediyorlarmış. Sofi Mirza mutlaka Gavsı ziyaret edeceğini söylemiş. Müridleri ve talebeleri: “Gavs şu anda kimseyi kabul etmez, hususi sohbettedir” demişlerse de, Sofi Mirza ısrarında devam etmiş ve “Eğer siz Gavs’a haber vermezseniz, ben kendim gidip kapıyı çalacağım” demiş. Müridleri: “Öyle ise haydi git çal!” demişler.

Filhakika Sofi Mirza gidip Gavs’ın hususi sohbetgâhının kapısını çalmış ve içeri girmiş. Gavs Hazretleri(3) Sofi Mirza’yı görür görmez ayağa kalkmış ve hürmetle karşılayıp onu kucaklamış, koluna girmiş, getirip kendi yerine oturtmuştur.

Sofi Mirza Gavs ile birşeyler konuşmuş. Gavs ise, hep onu tasdik ederek “beli! beli!” diye cevap vermiş. Nihayet Sofi Mirza izin isteyerek kalkmış, gitmiş.

Sonra, Gavs’ın halifelerinden başta Molla Halid-i Erukî hayretlerini gidermek üzere, Gavs Hazretlerine: “Kurban, bu fakir adamda ne var ki bu kadar iltifatlarda bulundunuz? bize göre siz bu fakir Sofi Mirzo’ya(4) fazla iltifat ettiniz, yahut bize fazla geldi:” demişler.

Gavs Hazretleri ise, gayet ciddîleşir, halifelerine hitaben: “Efendiler! Bu fakir Sofi’nin sulbundan öyle bir çocuk dünyaya gelecektir ki, yüz kutbiyyet, onun derecesine yetişemez” demiş.

Mufassal Tarihçe-i Hayat 1 – 37/38

Alem-i İslamBediüzzaman'danDerslerDünyaGenelGündemHizmetİslamİslam ve HayatNur TalebeleriRisale-i NurRisale-i Nur DünyasıSon DakikaSürmanşetTürkiye
Hindistan Nur Talebelerinden Hüsnü Ağabey’e Mektup
Alem-i İslamGenelGündemİslamİslam ve Hayat
Tanıkların Dilinden İslamofobi
Alem-i İslamAli Kemal PekkendirHizmetİslamRisale-i Nur
Risale-i Nur’u Okuma ve İzah Etme Konusu
Alem-i İslamGenelİslamİslam ve HayatTürkiye
Muhteşem Bir Sela!
Alem-i İslamGenelGündemHizmetİslamİslam ve Hayat
AZERBAYCANDAN MEKTUP VAR