Nurdan Haber

HÜSNÜ BAYRAMOĞLU AĞABEYİMİZİN ÜSTADIMIZ SAİD NURSİ HAZRETLERİYLE LATİF BİR HATIRASI..

HÜSNÜ BAYRAMOĞLU AĞABEYİMİZİN ÜSTADIMIZ SAİD NURSİ HAZRETLERİYLE LATİF BİR HATIRASI..
16 Mart 2020 - 12:06

Yüz senelik bir mesafede Hazret-i Mevlâna Zülcenaheyn Hâlid Ziyaeddin kendi cübbesini, o cübbeye sarılan bir sarık ile pek garib bir tarzda bana giydirmek için gönderdiğini bazı emarelerle bana kanaat geldi. Ben de o mübarek ve yüz yaşında cübbeyi giyiyorum. Cenab-ı Hakk’a yüzbinler şükrediyorum.

Hüsnü abimizin Üstadımızı ilk ziyaretlerinden…

Hüsnü abi 13 yaşında, kardeşi Yılmaz abi 11 yaşında iken Üstadımız Hazretlerini Afyonda ziyarete gidiyorlar. İlk gün ziyaretinde 2 saat görüşüyorlar, ikinci gün tekrar vedalaşmaya gidiyorlar.

Üstadımız kapıyı kendisi açıyor. Yeni namazı kıldım tesbihat yapıyordum, sizi beklettim diyor. Kapıda polis bekliyor.Üstadla görüştürmez diye çok korkuyorlar. Tam Üstadımız kapıyı açınca yaklaşmakta olan polis geri çekiliyor.

Üstadımız Hüsnü ve Yılmaz abileri içeriye alıyor. Kapıyı örtüyor. Trene yetişmek için ayaküstü vedalaşmak istiyorlar.

Üstadımız; son olarak şöyle diyor:

’’Biz inayet altındayız. Risale- i Nuru okumaya yazmaya devam edin hiç endişe etmeyin, siz hizmete devam edin, Risale-i Nur parlayacak, inkişaf edecek.Safranbolu‘daki bütün Nur Talebelerine ve peder ve validelerine selam ve dua ettiğini söylüyor.’’Nur hizmetinde istikamette devamlarını ve Risale-i Nur ile meşguliyetlerini tebrik ediyor.

Tam ayrılıp çıkmak üzereyken Üstadımız üzerindeki cübbeyi gösterip diyor ki;

Bu benim üzerimde olan Mevlana Halid Hazretlerinden bana intikal eden bu cübbemi size giydirmek istiyorum. Sizin boyunuz kısa, ben de Şafiiyim. Cübbe yere değecek. Tekrar yıkamak icab edecek. Külfet olacak. Ne yapalım diye size soruyorum.

Hüsnü abi ve Yılmaz abi de Üstada karşı adap gereği cevap veremiyorlar, susuyorlar.

Üstadımız madem müşkilat olacak cübbemi açayım içine girin diyor. Biriniz bir koltuğumun altına, diğeriniz diğer koltuğumun altına girin diyor. Başları tam mübarek koltuklarının altına denk geliyor. Cübbeyi kapatıyor. Kucaklayıp sarıyor. Bir müddet kaldıktan sonra açıyor ve onları çıkartıyor. Bu muhim cübbeyi giymek size nasip oldu. Aynen giymiş gibi oldunuz diyor. Bu sevinçle kendilerinden geçiyorlar. Üstadla vedalaşıp,ayrılıyorlar.

Fotoğraftaki cübbenin mahiyeti budur. Yıllar sonra Üstadın üzerilerine giydirdiği cübbeyi kendilerine giymek böylece tekrardan nasib oluyor. Allah nice yıllar sağlık ve afiyetle hizmet edebilmeyi kendilerine nasib eylesin. Amin

Nurdanhaber

Alem-i İslamBediüzzaman'danDerslerDünyaGenelGündemHizmetİslamİslam ve HayatNur TalebeleriRisale-i NurRisale-i Nur DünyasıSon DakikaSürmanşetTürkiye
Hindistan Nur Talebelerinden Hüsnü Ağabey’e Mektup
Alem-i İslamGenelGündemİslamİslam ve Hayat
Tanıkların Dilinden İslamofobi
Alem-i İslamAli Kemal PekkendirHizmetİslamRisale-i Nur
Risale-i Nur’u Okuma ve İzah Etme Konusu
Alem-i İslamGenelİslamİslam ve HayatTürkiye
Muhteşem Bir Sela!
Alem-i İslamGenelGündemHizmetİslamİslam ve Hayat
AZERBAYCANDAN MEKTUP VAR