Nurdan Haber | Müjdeler Verir Risale-i Nur Odaklı Dini Haberler

ÜSTÂD’IN ŞAHSÎ VE HUSUSÎ HAYATI-2

ÜSTÂD’IN ŞAHSÎ VE HUSUSÎ HAYATI-2
20 Mart 2020 - 12:24

Giyimi ve Temizliği

Üstâd’ın giyim ve temizliği de erişilmez biçimdedir denilebilir. Giydiği her şeyini haftada en az bir defa mutlaka yıkar, temizler veya temizlettirirdi. Giydiği şeyler hem eski-meski, hem de çok ucuz şeylerdendi. Yedi sene zarfında çamaşır, çorap ve ayakkabı gibi şeyler için sadece yedi banknot ile idare ettiğini, Onaltıncı Mektub’ta kendisi beyan etmişlerdir. Hem eski olarak satın aldığı bir paltoyu da, on sene müddetinde giydiğini kaydetmişlerdir.

Van’dan sürgün olarak çıktıktan, tâ Eskişehir hapsine kadar olan on senelik hayatında, her şey dahil tüm masrafları sadece yüz banknottur.

Hazret-i Üstâd’ın iç çamaşırları daima kalın bezdendi. İç çamaşırları uzun ve geniş olurdu. Çorapları da daima beyaz pamuk ipliğinden yapılmış çoraplardı. Ayakkabıları ise, yaz kış hep mest lastiklerindendi. Ayağına giydiği şalvar, Diyarbekir tipi, hâki renk kumaştandı. Cübbesi kısa kollu aba tipi siyah bezdendi. Yakalı gömlek hayatında hiç giymemiştir. Her 15 günde bir, mübarek saç ve bıyığına kına yakarlardı. Mübarek saçları epey uzundu.

Hazret-i Üstâd Barla’da iken, namaza duracağn zaman -Hacı Hulusi Bey’in rivayetiyle- Üst üste giydiği iki çift beyaz pamuk çorabından, üsttekini çıkarır, alttaki temizini ayağında bırakır, öyle namaz kılardı.

Abdestini, hiç el değmemiş sudan alırdı. İbriğinin ağzına başkasının bir parmak ucu da temas etse, onu döktürür taze sudan getirttirirdi.

Yaz aylarında talebe ve dostlarının bazen karşılığı verilerek hediye olarak getirdikleri meyve çeşitlerini, evvelâ bir kaç gün müze gibi odasının duvarlarına astırır, onları tefekkürle seyreder dururdu. Bürüşüp bozulacağı zaman yemeye başlardı. Bazı seneler o meyveler iki ay kadar dururdu…

İffet ve Nezaheti

Bu meselede söz söylemek zaid olur. Zira Bediüzzaman’ın hem memleketteki gençlik devresi hayatında, hem İstanbul’daki şa’şaalı içtimaî hayatında, hem de sair zamanlarda; iffetin, nezahetin zirve-i balâsında olduğu binlerce değil, milyonlarca insanların şehadetiyle sabittir. Bu hususda da bu kitabın bazı yerlerinde bir kısım vesika ve belgeler dercedilmiştir. Onlara iktifaen burada bunu bu kadarıyla bırakıyoruz.

Mufassal Tarihçe-i Hayat 2 – 948/949