Nurdan Haber

Hüsnü Ağabey’e Anlamlı Ziyaret

Hüsnü Ağabey’e Anlamlı Ziyaret
19 Haziran 2020 - 23:57

Hüsnü Ağabey’e Anlamlı Ziyaret

Bediüzzaman Hazretleri Urfa şehrine ta gençlik yıllarından itibaren gayet ehemmiyet vermiş, kıymetini ise her fırsatta ifade etmiştir.

Hz. İbrahim’in (as) doğduğu, bir rivayete göre Hazreti İsa’nın da (as) uğradığı peygamberler diyarı, taşıyla toprağıyla mübarek dediği en mühim talebe ve hizmetkârlarını gönderdiği, son nefesini vermek için gittiği Şanlıurfa’dan Halil Özcan Bey’in sevindiren ziyareti bizleri derin bir tarih tefekkürüne sevk etti. Yakın tarihin ibret vesikalarına daldık gittik.

Bediüzzaman Urfa’ya da Urfa halkına da hatta mematına da çok farklı bir muhabbet ile yaklaşmış. Taşıyla toprağıyla mübarek Urfa demiş, hayatta olanlarına da mematına da dua ediyorum, Alem-i İslam’ın pek mühim bir merkezi, Urfa İttihat-ı İslam’a vesile olacak, ben Urfa’yı ve Urfalıları çok sevdiğimden en sevdiğim talebelerimi ve evladım Hüsnü’yü oraya gönderdim demiş.

Vefatından on sene kadar önce bir kısım eşyalarını da oraya göndermiş ve nihayet peygamberler şehri Halilu’r-Rahman’ın kehf-i mevlidi, mübarek Urfa Bediüzzaman’ın bu dünya hayatındaki son durağı olmuş, ruhunu Rahman’a Urfa’da teslim etmiş ve mübarek ilk kabri Halilu’r-Rahman’ın bağrı olmuş.

Mübarek Urfa’da Hüsnü, Abdullah, Zübeyir Medrese-i Nuriye açmışlar, karakollara da düşmüşler, cezaevinde de yatmışlar, çile de çekmişler.

Zamanın ihtilal hükümetleri bu ağabeylere de Hüsnü Ağabey’e de Urfa’da kalamazsınız demişlerdi.

Üstat Bediüzzaman’ın kabrine tahammül edilemiyor, bu vatana düşman bir zındıka komitesi vatanın asli unsurları olan bu fedai, muhlis, ve kahraman Said’in vekillerine burada duramazsınız diyordu.

Türkiye nereden nereye geldi. Üstad’ın vücuduna, Üstad’ın kabrine ve Üstad’ın talebelerine tahammül edilemeyen bir memleketti Türkiye. Dindar demek gerici demekti, Allah için bir araya gelenlerin ilim meclisleri, irticai faaliyet; zikirleri, irticai ayin; sohbetleri, laiklik karşıtı içtima addediliyordu. Daha neler neler…

İşte öylesi kara ve karanlık günlerden bugünlere geldik. ve bugün Şanlıurfa Milletvekili, Türkiye Büyük Millet Meclisi İdare Amiri aynı zamanda Bediüzzaman’ın da Hariciye vekilim dediği neşir varislerinden Seyyid Salih Ağabey’in yeğeni Dr. Halil Özcan Beyefendi İstanbul’da, şimdi 85 yaşında Bediüzzaman’ın bu son vekilini, hizmetkarını ve talebesini ziyaret ediyor. Yani Urfa vekilimiz elli sene evvel Urfa’da kalamazsınız denen Hüsnü Ağabeyi ziyaret ediyor. Urfa nam-ı hesabına ziyaret ediyor. Ediyor ve biz o resimlere bakınca 50’lere, 60’lara gidiyoruz… Şükrediyoruz… Hamd ediyoruz… Ya Rabbi bizi nankörlerden yapma diyoruz.

Türkiye’nin bu değişiminde kimin emeği varsa kim bedel ödemişse Menderes’ten Özal’a, Erbakan’dan Erdoğan’a kim bu vatanın asli unsurlarının haklarını müdafaa etmişse ve millileşmemizde gayret sarf etmişse Allah onlardan razı olsun.

Eski Türkiye’nin yaşayan şahidi, Bediüzzaman’ın varisi Hüsnü Ağabey’e kulak verilmeli, ta ki zındık komiteler ve faaliyetleri mazide kalsın ve parlak saadetli istikbal bu vatan evlatlarının olsun.
Dr. Halil Özcan’ın Hüsnü Ağabey’i ziyareti bizleri eski ve yeni Türkiye arasındaki farkı bir daha görüp düşünmemize vesile oldu.

Nurdan Haber Özel