Nurdan Haber

Üstadımıza, Meslek e Meşrebine, Tarz-I Hareketine ve Risâle-İ Nur’a, Sadakat Hangi Yoldan Geçer?

Üstadımıza, Meslek e Meşrebine, Tarz-I Hareketine ve Risâle-İ Nur’a, Sadakat Hangi Yoldan Geçer?
05 Ağustos 2020 - 16:11

Üstadımıza, Meslek e Meşrebine, Tarz-I Hareketine ve Risâle-İ Nur’a,

Sadakat Hangi Yoldan Geçer?

Üstadımızın Kendi Talebelerini Anlatarak Verdiği Sadakat Dersi ve Ağabeylere İlişmenin Vahim Neticesi;

Barlalı Sıddık Süleyman Ağabey’e ne için “SIDDIK” denilmiş?

 

“Süleyman, benim her hususî işimi ve kitabetimi kemal-i şevk ile minnet etmeyerek, mukabilinde birşey kabul etmeyerek, kemal-i sadakatla yapmış. Hattâ o derece hizmeti safî ve hâlis, lillah için yapıyordu; belki yüz defadan ziyade arzu ettiğim dakikada, ümid edilmediği bir tarzda geliyor; fesübhanallah diyordum “Benim arzu-yu kalbimi, bu işitiyor mu?” Anladım ki o istihdam olunuyor, sadakatının kerametidir. Hattâ hizmetimde bulunduğu bir gün, bir yaşındaki kız çocuğuna bakılmamış. Yüksek bir damdan, taş üstüne çocuk düştü. O hizmet sadakatının bir ikram-ı İlahî olarak, o çocuk hiçbir teessür ve hastalık görmediği gibi; sütten, memeden bile kesilmedi. Her ne ise, bu tarz sadakatınınlem’alarını çok gördüm.”

(Barla Lahikası)

 

Üstadımız; Çocuğu damdan düştüğü esnada,

Üstadımızın kendi hizmetini bırakıp da çocuğunun peşine koşmayacak derecede emsalsiz bir sadakat numunesi gösteren, Sıddık Süleyman Ağabeyin bu halini ifade buyurduktan sonra;

 

“Süleyman Efendi gibi kardeşlerimi tenkid etsinler. Zannederdim ki, ben gittikten sonra, burada benim yerimde, bana ettikleri hürmeti onlara edecekler. Ümidim budur ki, köy halkının yüzde doksanı onların kıymetini takdir edecekler. Birkaç insafsızlar tenkid ededursunlar, o tenkidlerden ne çıkar? Bunlara ilişmek, doğrudan doğruya bana ilişmektir.”

(Barla Lahikası)

 

Buyuruyor.

Dikkat edin;

Üstadımız, bu iki kısımdaki ifadelerini aynı mektupda buyuruyor. Yani bir cihette sadakat mektubuda diyebileceğimiz bu mektubunda Üstadımız, sadakat vurgusunu defaatle yaptıktan sonra,

“Bunlara ilişmek, doğrudan doğruya bana ilişmektir.”

Buyuruyor.

Peki Sıddık Süleyman Ağabeye ne demişler ve ne için ilişmişdiler?

“Lüzumsuz sözleri hocaya söylüyor, yanlış ediyor, âdeta münafıklık ediyor” derler.”

 

Yani, Sıddık Süleyman Ağabeye ilişerek,(haşa sümme haşa) “münafıklık ediyor” deyip, hakkında edepsizce ve fütursuzca söylenen bu tür gıybet, iftira ve yalanları, etrafta ulu orta bir şekilde, milletin içinde, göz göre göre, âleni bir surette menfice yaymışlar,

Bu meş’um ve nifak kokan ifadelere binaen de;

Üstadımız, Sıddık Süleyman Ağabey hakkında söylenen bu tür sözler üzerine, bizlere önce sadakat dersini verip sonra da,

“Zannederdim ki, ben gittikten sonra, burada benim yerimde, bana ettikleri hürmeti onlara edecekler.” buyurarak,

Aslında Ağabeylerimize sadakati ve hürmeti aynı kendine yapılmış mesabesinde gösterip ders veriyor,

Ve üstüne, Ağabeylere ilişmenin ve yapılacak hürmetsizliğin ise, bizatihi kendisine ilişme olduğunu ekliyor ve buyuruyor ki;

“Bunlara ilişmek, doğrudan doğruya bana ilişmektir.”

Şimdi, hal ve vaziyet ve hakikat, bu şekilde ve bu minval üzere olduğu halde soruyoruz?

Bugün, Üstadımızın “Mutlak Vekili” olan Hüsnü Ağabeyimiz için(Zira Üstadımızın Mutlak Vekilidir),

Gafilin birisi çıkar, Hüsnü Ağabeyimizin Üstadımızdan bizatihi işiterek anlattığı bir hatıra için ve dahi Hüsnü Ağabeyimizin şahsı için,(haşa sümme haşa)

“yalan hikâye uydurma, yalan hatıra anlatma” isnadında ve imasında bulunarak ve “aslı asdarı olmayan gaybi haberlere ve kerameti kendinden menkul şahıslara ve uydurma hikayelere ehemmiyet vermeyin” diyerek,

Direk olarak Hüsnü Ağabeyimizi yalancılık ile itham ediyor ve bunuda milletin gözü önünde âleni bir şekilde ulu orta yapıyor.

Aynen ehl-i nifak olanların, Sıddık Süleyman Ağabeye yaptıkları gibi.

Yine gafilin birisi çıkar, Hüsnü Ağabeyimizin yaptırdığı bir hizmet için,

“bunu yapmak fitnedir” deyip,

Direk olarak Hüsnü Ağabey’e(haşa sümme haşa) “fitneci” diye,

Hüsnü Ağabeyimizi hedef gösterir,

Ve aslında kendisi ne kadar da sadakatsiz ve fitneci olduğunu izhar eder.

Aynı Sıddık Süleyman Ağabey için, etrafta bilerek yapılan, yalan, iftira ve hakkında çıkarılan “münafıklık yapıyor” sözü gibi.

Şimdi sadakat ve Nur Talebeliği, bunların bu hallerinin ve bu vaziyetlerinin neresinde var?

Yine soruyoruz;

Sıddık Süleyman Ağabeye o gün yapılan, nifak ve fitne çıkarmak maksadı ile söylenen ve etrafta ulu orta ve âleni bir şekilde konuşulup yayılan “münafıklık ediyor” ifadesi ile,

Bugün;

Hüsnü Ağabeyimize karşı, ulu orta ve âleni bir surette, bilerek ve isteyerek söylenen ve herkese açık bir surette neşredilen ve yazılan ve etrafa menfice yayılan,

Ve Hüsnü Ağabeyimize karşı, sadakatsizcesine ve edepsizcesine ve bayrak açarcasına,

gaflet içerisinde bulunanlar tarafından,

Meş’umâne

söylenen;

Hüsnü Ağabeyimizin yaptırmak istediği bir hizmet için;

“Bunu yapmak fitnedir”

Yine Hüsnü Ağabeyimizin anlattığı hatıra için;

“Uydurma hikayelere ve anlatana ehemmiyet vermeyin”

Ve diğer gaflet içinde bulunanların, Hüsnü Ağabey hakkında yaptıkları, yazdıkları ve çıkardıkları o meş’um sözleri arasında ne fark vardır?

O gün, Sıddık Süleyman Ağabeye söylenen ve etrafta meş’umâne konuşulanlar,

bugün Hüsnü Ağabeyimiz için meş’umâne yazılıp çiziliyor ve neşrediliyor.

Yazıklar olsun.

O güruh-u gafiline soruyoruz;

Üstadımızın,

“Bunlara ilişmek, doğrudan doğruya bana ilişmektir.”

şu ifadesinden, kalbiniz titreyip, ruhunuz ihtizaza gelmeyip, vicdanen müteessir olmuyormusunuz?

Ve Üstadımızın bu ifadesi ile,

Ağabeylere ilişmeniz(neticesinde, doğrudan doğruya Üstadımıza ilişmiş olmanız) size hangi sadakati ve hangi Nur Talebeliğini kazandırır?

Hüsnü Ağabeyimize fütursuzca ilişip sonra sadakatten dem vuranların kulakları çınlasın!

Bütün levm ve itab ve nefret, heva hevese tâbi olanlara olsun. Selâm ve selâmet Hüda’ya tâbi olanların üstüne olsun. Âmîn…

Mesut Güler

Alem-i İslamBediüzzaman'danDerslerDünyaGenelGündemHizmetİslamİslam ve HayatNur TalebeleriRisale-i NurRisale-i Nur DünyasıSon DakikaSürmanşetTürkiye
Hindistan Nur Talebelerinden Hüsnü Ağabey’e Mektup
Alem-i İslamGenelGündemİslamİslam ve Hayat
Tanıkların Dilinden İslamofobi
Alem-i İslamAli Kemal PekkendirHizmetİslamRisale-i Nur
Risale-i Nur’u Okuma ve İzah Etme Konusu
Alem-i İslamGenelİslamİslam ve HayatTürkiye
Muhteşem Bir Sela!
Alem-i İslamGenelGündemHizmetİslamİslam ve Hayat
AZERBAYCANDAN MEKTUP VAR