Nurdan Haber

Yaa Biz Fırıncı Abisiz Kaldık

Yaa Biz Fırıncı Abisiz Kaldık
Avatar
Abdurrahman İraz( iraz@nurdanhaber.com )
10 Ekim 2020 - 6:30

Yaa Biz Fırıncı Abisiz Kaldık

Evet biz Fırıncı Abi’siz kaldık, tam 45 senedir onun çok yakınında oldum ya da öyle sanıyordum;
Yukardaki cümleyi yazınca aklıma geldi de gerçekten ben çok yakınında mıydım?
Hayır, vazgeçtim, sanmıyorum.
Çünkü Fırıncı Abi’nin uzağında olan kimse yoktu ki birileri ona yakın olsun…
Fırıncı Ağabey yoldan geçerken biri ile tanışabilir ve ona saatlerini harcayabilir bir güzel insandı…
Fırıncı Ağabey için farklı bir şey yazmak istiyorum ama yok, herkesin bildiği o nurlu ve huzur veren siması, daima gülen ve güven veren çehresi, hep munis ve şefkatli yüzü, zirve yapmış edebi ve saygısı, yumuşak ve rahatlatıcı kelamı, dolu-dolu öğreten sözleri, ince zarif tavrı, latif nükteleri, gözyaşı yüklü merhameti, inceliği, kibarlığı ve beyefendiliği…
Çok yakın temasla geçen 45 yıl.
Ama özel bir şey yazamıyorum…
Çünkü Fırıncı Ağabey o kadar farklı biriydi ki herkes kendini onun yanında özel hissederdi. Hissettirirdi…
Evet gerçekten Fırıncı Ağabey ile geçirdiğim her dakika, her saniye çok özeldi. Ve ben onun yanındayken kendimi daima özel hissederdim.
Fırıncı abi bir ağabey, bir dost, bir arkadaş, bir sırdaş, bir baba, hatta bir anne değildi.
Fırıncı ağabey bütün bunların hepsiydi.
Fırıncı ağabey letafeti severdi; latife yapardı, iltifat ederdi, lütfederdi.
Fırıncı ağabey nasihat etmezdi, “benim bir huyum var” diye başlar kendine nasihat ederdi, etrafında oturanlar da her kes kendi kabının kapasitesine göre ondan alır küpüne doldururdu.
1990 yılında ocak ayının üçü idi, Yeni Asya gazetesinde büyük bir toplantı olmuştu, ilk defa Fırıncı abi ile farklı düşünüyorduk.
Haaa ben mi farklı düşünüyordum yada birilerimi beni farklı düşündürüyordu bu gün geldiğimiz noktada da onu düşünüyorum!!!
İhtilaf var her kafadan bir ses çıkıyor ama Fırıncı abinin nezaketi, nezaheti çok başka idi Fırıncı abi kimse incinmesin, kırılmasın diye adeta insanların üzerine titrerdi. Dünyanın neresinde risale-i nur okunuyorsa orada Fırıncı abinin ayaklarının tozu vardır. Doğu’dan Batı’ya, Kuzey’den Güney’e 70 tan fazla ülkeye gitmiştir. Bazı ülkelere 3-5, hatta onlarca sefer gitmiş, Kur’an’ın bu asra bir hitabı olan Nur risalelerini götürmüş, ulaştırmış ve
insanların istifade ve istifazasına sunmuştur.
Fırıncı abi Nur risalelerinin 50 den fazla dile tercüme edilmesinde ya önderlik yapmıştır ya da çok önemli bir rol oynamıştır. Risale-i Nuru Arapçaya tercüme eden İhsan Kasım abinin Nurlarla yolculuğunda yoldaşı Fırıncı
abi idi.
Bir insanın en özeli nedir diye sorsam herkes evlilik ve onu çağrıştıran kelimeler ya da manaları ifade edecektir. İşte Fırıncı abinin evliliğinin bile birinci sebebi Risale-i Nur’un İngilizceye tercümesi ve muhtaçlara ulaştırılmasıdır. Yoksa 65 yaşından sonra evlenmek için hiç kimsenin başka bir sebep söyleyebileceğini sanmıyorum.
Fırıncı abiyi gerçekten tarif etmek mümkün değil, Prof. Dr. İbrahim Özdemir onun için dünya abisi ifadesini kullandı, Av. Hüsrev Kutlu’nun tarifi ise bambaşka “melek ile insan arasındaki ince çizgi” dedi.
Fırıncı abi için herkes bir şeyler söylüyor, oysa o bir ümmi idi. Fakat asrın sahibini tanımış, sohbetine katılmış ve iltifatlarına mazhar olmuş bir ümmi.
Kur’an’ın nuru ile nurlanmış ve o nuru aks ettirebilme liyakatini kesp etmiş, kazanmış bir ümmi. Hani Efendimiz (asm) Bir hadis-i şerifinde buyuruyor ya “Sahabelerimin her biri bir yıldızdır, hangisine uyarsanız hidayet bulursunuz” diye… Tabiri caizse, Fırıncı Ağabey de vekil değildi varis değildi ama ahir zaman müceddidinin ışıl ışıl
parlayan, nur saçan etrafını ve etrafındakileri nurlandıran bir yıldızı idi.
Fırıncı Ağabey çok etkilenen idi, herkesin derdi ile dertlenen, arayan soran ve çözüm arayan hakiki bir dosttu. Aynı zamanda etkileyendi. Bir dönem Fırıncı Ağabey, Ali Bıyık, Ali İhsan Eroğlu Ağabeyler ve diğer başka ağabeylerle hac
farizası için bulundukları Mekke-i Mükerreme’de otel de ağabeylerin paraları çalınıyor, tabi durum otel yönetimine bildiriliyor ama otel sahibi otelinde böyle bir şey olmadığını ve olmayacağını söylüyor; biraz sonra yukardan Fırıncı Ağabey iniyor ve o da aynı şeyleri ifade ediyor. Bunun üzerine otel sahibi “Bu zatta aynı şeyi mi söylüyor?” diye soruyor. Evet cevabını alınca “Bu zatın yüzü yalan söylemeyecek kadar mübarektir.” diyerek paralarının
iadesini emrediyor. Tabi abilerimiz para almıyorlar, o ayrı bir konudur. Yani hakikaten etkilenen biri olduğu gibi etkileyen bir şahsiyetti Fırıncı Ağabey.
Elbette burada Fırıncı Ağabeyin faziletlerini anlatmayacağım, zaten Fırıncı Ağabeyin faziletlerini anlatmaya kalksam 45 yıllık bir tefrika yazmam gerekecek. 92 yıllık ömrünün 72 senesini iman ve kuran hizmetine adayan ve bu hizmette hastalığı, tembelliği, açlığı, uykuyu kendine yasaklayan bir Fırıncı Ağabey’i yazmaya muktedir değilim.
Bütün bu mehasin Fırıncı ağabeyde niyetle gelen, oluşan güzellikler değildi o fıtri bir hüsne, güzelliğe, ruh güzelliğine sahipti. Ondaki tevazu da kesbi değil fıtri idi. Yani sonradan olma bir tevazu değil, -tabirimi bağışlayın- anadan doğma mütevazi idi. Onun zerafeti, kibarlığı, nezaketi, nezaheti dahi fıtri idi. İstanbul’un belki İslam aleminin en büyük edebiyat dehalarından biri koluna girerek, “Siz bu Said Nursi de ne görüyorsunuz ki, bir kerametini falan gördünüz mü?” diye sorunca Fırıncı Ağabey’in bu akılları utandıran, esas duruşa geçiren cevabı ondaki mehasinin fıtri olduğunun alametidir.
Ne demişti? “Türkiye’nin en büyük edibi 20 yaşındaki bir simitçi çırağının koluna girmiş edebiyatçıların mutat sohbetine gidiyorlar, bundan âlâ keramet mi bekliyorsunuz”
Yarın devam edelim inşallah.

Alem-i İslamDünyaGenelGündemİslam ve HayatNur TalebeleriRisale-i NurRisale-i Nur DünyasıSon DakikaSürmanşetTürkiye
Hüsnü Ağabey’den Mevlid-i Nebi Tebrik Lahikası
Alem-i İslamDünyaGenelGündemİslam ve HayatNur TalebeleriSon DakikaSürmanşetTürkiye
4. Uluslararası Bilimler Işığında Yaradılış Kongresi Devam Ediyor
Alem-i İslamDünyaGenelGündemİslam ve HayatNur TalebeleriTürkiye
Yeryüzü, Yeniden İslam’ın Huzur Veren İlkelerini Aramaktadır
Alem-i İslamDünyaGenelGündemİslam ve HayatTürkiye
Cuma Hutbesi: Mevlid-i Nebi
Alem-i İslamBasın-Yayın-MedyaBediüzzaman'danGenelGündemHayatHizmetİslamİslam ve HayatNur TalebeleriRisale-i NurRisale-i Nur DünyasıSon DakikaSürmanşetTürkiye
Narlıdere Nur Talebelerinden Teşekkür!