Nurdan Haber

”Ben Dindar Bir Cumhuriyetçiyim”

”Ben Dindar Bir Cumhuriyetçiyim”
29 Ekim 2020 - 17:17

Said Nursi ”Ben Dindar Bir Cumhuriyetçiyim”

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı kutlarken belli bir ideoloji tarafından Cumhuriyet ve Bediüzzaman isimleri kasıtlı olarak karşı karşıya getirilmiştir. Buradaki asıl amaç Bediüzzaman Said Nursi ismini itibarsızlaştırmak ve rejim aleyhtarı gibi göstererek halkımızın gözünde Bediüzzaman Hazretleri’nin asıl davasına gölge düşürmektir.

Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri Eskişehir Mahkemesi’nde zapta geçmemiş müdafaasında kendisini “Ben dindar bir Cumhuriyetçiyim” olarak tanımlar.
Şualar eserinde geçen bu ifadelerde Said Nursi şunları söyler;

Eskişehir Mahkemesinde gizli kalmış ve resmen zapta geçmemiş ve müdafaatımda dahi yazılmamış bir eski hatırayı ve latif bir kıssa-i müdafaayı beyan ediyorum.

Orada benden sordular ki: “Cumhuriyet hakkında fikrin nedir?”

Ben de dedim: “Yaşlı mahkeme reisinden başka daha siz dünyaya gelmeden ben dindar bir cumhuriyetçi olduğumu elinizdeki tarihçe-i hayatım ispat eder. Hülasası şudur ki: O zaman, şimdiki gibi, hali bir türbe kubbesinde inzivada idim. Bana çorba geliyordu. Ben de tanelerini karıncalara veriyordum. Ekmeğimi onun suyu ile yerdim. Benden sordular, ben dedim: Bu karınca ve arı milletleri cumhuriyetçidirler. Cumhuriyetperverliklerine hürmeten, taneleri karıncalara veriyorum.”

Sonra dediler: “Sen Selef-i Salihine muhalefet ediyorsun.”

Cevaben diyordum: “Hulefa-i Raşidin; hem halife, hem reisicumhur idiler. Sıddik-ı Ekber (r.a.) Aşere-i Mübeşşereye ve Sahabe-i Kirama elbette reisicumhur hükmünde idi. Fakat manasız isim ve resim değil, belki hakikat-i adaleti ve hürriyet-i şer’iyeyi taşıyan mana-yı dindar cumhuriyetin reisleri idiler.”

İşte, ey müdde-i umumi ve mahkeme azaları, elli seneden beri bende olan bir fikrin aksiyle beni itham ediyorsunuz. Eğer laik cumhuriyet soruyorsanız, ben biliyorum ki, laik manası, bitaraf kalmak, yani hürriyet-i vicdan düsturuyla, dinsizlere ve sefahetçilere ilişmediği gibi dindarlara ve takvacılara da ilişmez bir hükumet telakki ederim.

Yirmi beş senedir hayat-ı siyasiye ve içtimaiyeden çekilmişim. Hükumet-i cumhuriye ne hal kesb ettiğini bilmiyorum. El’iyazü billah, eğer dinsizlik hesabına imanına ve ahiretine çalışanları mes’ul edecek kanunları yapan ve kabul eden bir dehşetli şekle girmişse, bunu size bilaperva ilan ve ihtar ederim ki, bin canım olsa, imana ve ahiretime feda etmeye hazırım. Ne yaparsanız yapınız, benim son sözüm Allah bize yeter. O ne güzel vekildir. (Al-i İmran Suresi, 3:173) olarak sizin beni idam ve ağır ceza ile zulmen mahkum etmenize mukabil derim:

Ben, Risale-i Nurun keşf-i kat’isiyle, idam olmuyorum, belki terhis edilip Nur ve saadet alemine gidiyorum. Ve sizi, ey gizli düşmanlarımız ve dalalet hesabına bizi ezen bedbahtlar, idam-ı ebedi ile ve daimi haps-i münferitle mahkum bildiğimden ve gördüğümden, tamamıyla intikamımı sizden alarak kemal-i rahat-ı kalble teslim-i ruh etmeye hazırım, onlara demiştim.

Şualar

Risale Ajans

Alem-i İslamDünyaGenelGünün Dersiİslam ve HayatNur TalebeleriTürkiye
Hüsnü Ağabey ile Risale-i Nur Dersi
Alem-i İslamBediüzzaman'danGenelGündemİslam ve HayatNur TalebeleriYazarlarımız
Said Nursi’ye Göre Çocuğun En Önemli Hakkı
Alem-i İslamDünyaGenelGündemİslam ve HayatNur TalebeleriRisale-i NurRisale-i Nur DünyasıSon DakikaSürmanşetTürkiye
Hüsnü Ağabey’den Mevlid-i Nebi Tebrik Lahikası
Alem-i İslamDünyaGenelGündemİslam ve HayatNur TalebeleriSon DakikaSürmanşetTürkiye
4. Uluslararası Bilimler Işığında Yaradılış Kongresi Devam Ediyor
Alem-i İslamDünyaGenelGündemİslam ve HayatNur TalebeleriTürkiye
Yeryüzü, Yeniden İslam’ın Huzur Veren İlkelerini Aramaktadır