Nurdan Haber

PARALEL NURCULUK SÖYLEMİ VEYA KOMPLO TEORİSYENLİĞİ – 8

PARALEL NURCULUK SÖYLEMİ VEYA KOMPLO TEORİSYENLİĞİ – 8
Avatar
Mehmet Nuri Turan( mehmetnurituran@nurdanhaber.com )
25 Kasım 2020 - 6:00

PARALEL NURCULUK SÖYLEMİ VEYA KOMPLO TEORİSYENLİĞİ – 8

Risale-i Nur hareketinin siyasetle bir arada barınması mümkün değildir. Çünkü siyaset âlemi birbirine üstün gelmek için çalışan tarafların mücadele alanıdır. Bu alana giren hiçbir hareket bütün tarafların birden sempatisini üzerinde toplayamaz; hangi tarafa meylettiyse onun dışında kalanları karşısına almak zorundadır. Îmân ise, hangi kesime mensup olursa olsun, herkesin ortak değeridir ve Îmân hizmetinin hiçbir ayırım yapmaksızın ve üzerine hiçbir gölge düşürmeksizin herkese tam bir eşitlik içinde sunulması gerekir. Onun için, üzerine siyasetin gölgesi düşmüş bir hareket, kendisini ne şekilde adlandırırsa adlandırsın, artık Îmân hizmeti kimliğinden soyunmuş demektir. Risale-i Nur cemaatlerinin siyasete yaklaştığı oranda geniş halk kitlelerinin sempatisini kaybetmekte oluşu işte bu sebeptendir.

“Cây-ı dikkat bir hâdise: Bir zaman, bu garazkârane tarafgirlik neticesi olarak gördüm ki: Mütedeyyin bir ehl-i ilim, fikr-i siyasîsine muhalif bir âlim-i salihi, tekfir derecesinde tezyif etti. Ve kendi fikrinde olan bir münafığı, hürmetkârane medhetti. İşte siyasetin bu fena neticelerinden ürktüm اَعُوذُ بِاللّٰهِ مِنَ الشَّيْطَانِ وَ السِّيَاسَةِ‌ dedim, o zamandan beri hayat-ı siyasiyeden çekildim.”

Maalesef siyasete girmeyi yanlış anlamışız çünkü siyasetle iştigali sadece partilere tarafgirlik olarak anlıyoruz. Halbuki Üstad’ımız yaşamın tanzimini kast ediyor. Yani Ülke yönetimine talib olmak ve hayatı tanzim etmek işinden uzak durmamız gerektiğini söylüyor. Bunu taleb etmenin yanlış olduğunu beyan etmiyor, sadece iman hizmetiyle bir arada olamayacağını beyan ediyor.

Aslında bu gerçeği dile getiren açık ifadeler Risale-i Nur Külliyatının birçok yerinde mevcuttur ve her Nur talebesi de bunları ezbere bilir. Hepsi bir yana dursun, sadece şu iki kısa pasaj dahi konuyu bütün açıklığıyla netleştirmeye ve her Nur talebesini ciddî bir nefis muhasebesine sevk etmeye kâfi gelmelidir:

“Îmân dersi için gelenlere tarafgirlik nazarıyla bakılmaz. Dost, düşman derste fark etmez. Halbuki siyaset tarafgirliği bu mânâyı zedeler, ihlâs kırılır. [ Emirdağ Lâhikası: 2, 30. mektup ]

Nur şakirtleri hiç siyasete karışmadılar, hiçbir partiye girmediler. Çünkü Îmân mal-ı umumîdir. Her taifede muhtaçları ve sahipleri vardır. Tarafgirlik giremez. Yalnız küfre, zındıkaya, dalâlete karşı cephe alır. Nur mesleğinde mü’minlerin uhuvveti esastır. [ Emirdağ Lâhikası: 1, 132. mektup]

Buna mukabil Üstadımız bütün hayatı boyunca uzak durduğu ancak 1957 seçimlerinden önce bazı hikmetlere binaen bir kereliğine ilgilenmek zorunda kalmış. Ve Üstadımız siyasetle ilgisi aşağıdaki dip notu ilave ettiği mektubuyla sınırlıdır. Tabiratta lüzumsuz zararlı kelimeleri siz tebdil edebilirsiniz. Merkezlerden münasip gördüğünüz yerlere, sû-i tesir yapmamak şartıyla, gönderebilirsiniz. Bu dipnot Üstadımızın istemedende olsa Def’i mefâsid celb-i menafiden evladır” kaidesi gereği Demokrat Partiye destek vermiş.

Maalesef sanki Üstadımız siyasetle bir ömür boyu alakadar olmuş gibi, ehvenüşer aşılmış ve bütün düsturlar ayaklar altına alınmış. Cemaatte siyasi münakaşalar ilk defa 1969 yılında Milli Nizam partisi, onun kapatılmasıyla 1972 yılında kurulan Milli Selamet Partisi ekseninde olmuştur. Bu siyasi sebeplerle ilk bölünmedir. Üstadın talebelerinden S.Özdemir, H.Küçük, S.Özcan, vs Erbakan’ın yanında yer aldılar. Yeni Asya çevresine olanlar Adalet Partisini desteklediler. Hulûsi abi ve bazı abiler ise kime oy verdiklerini veya sandığa gidip gitmediklerini asla beyan etmediler.

Bu arada Alpaslan Türkeş sürgünden dönmüş ve arkadaşlarıyla beraber 1969 yılında Osman Bölükbaşı‘nın liderliğindeki Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi ele geçirmiş ve Nur talabeleriyle temas kurmaya çalışmış, iddialara göre Isparta da bazı abilerle yakınlaşmış. Bu hadise Nur talabelerini çok rahatsız etmiş, özellikle Üstadın kabrini açıp naaşını kaybeden birine yakınlaşamazlardı. Bunu Üzerine Türkeşi ifşa edecek bir kitap çalışması yaptılar. Araştırmayı Bekir Berk yapacak, yazıyı Mustafa Polat yazacaktı. Kapakta her ikisinin ismi yer alacaktı. Bekir Berk’in ismi milliyetçilerin, Mustafa Polat’ın ismi de Nurcuların üzerinde etkiliydi. Çalışmaların sonunda “Tarihi vesikaların ışığı altında İslami Hareket ve Türkeş” adlı bir kitap ortaya çıktı. Bu kitap aynı zamanda Nur talabelerinin ilk siyasi kitabıydı. Bu kitapta, Türkeş’in aslında M. Kemal ve İnönü’den farklı olmadığı, din konusunda onlar gibi düşündüğü, Arapça ezana, çarşafa karşı çıktığı kendi sözleriyle aktarıldı.

Bütün bu hadiseler maalesef Nur cemaatinin siyasete daha çok girmesine sebep oldu, siyasi sebeplerden birbirlerini tenkidin kapısı aralandı. Siyasi parti yöneticiliğinden vekilliğe kadar her kademde siyasete girilmiş. Tabi bu durum sürekli bir kavga ve bölünme sebebi olmuş.

İkinci büyük kırılma 1982 yılındaki Anayasa referandumu sırasında oldu ve halen aynı mes’le devam ediyor. O tarihte üç Mehmet ler olarak nam salmış Birinci, Fırıncı, Kutlar, Anayasa refarandumunda hayır demeyi ve darbeci Evren’e karşı tavır almayı ne olursa olsun Demirelin yanında durulması gerektiği fikrindeydiler. Buna karşın Kırkıncı hoca, ve  arkadaşları, Demirelin devri kapandı düşüncesiyle Evren’e yanaşarak darbe Anayasasına evet oyu verdiler. Kırkıncı Hoca sırf bunun için “Niçin Ordunun Yanındayız” başlıklı bir beyanname yayınladı. 1983 seçimlerinde Evrenin kudurduğu MDP ye oy verdiler, fakat seçimler Özalın zaferiyle sonuçlandı. MDP üçüncü parti oldu bilahare dağıldı gitti. Bu bölünmede taraflar birbirlerini çok ağır tenkit ettikleri gibi birde Yeni Asyanın kurulmasıyla başlayan mal mülk kavgası ayyuka çıktı..

Sa’y-u gayret bizden tevfik Cenabı Haktan. Selametle kalın.

Mehmet Nuri Turan

Devam edecek

 

Alem-i İslamGenelİslam ve HayatNur TalebeleriTürkiyeYazarlarımız
Bediüzzaman, Tevafuklu Kur’an ve Hattat Hamid-4
Alem-i İslamDünyaGenelGündemİslam ve HayatNur Talebeleri
Küba’dan Hüsnü Ağabey’e Mektup Var!
Alem-i İslamDünyaGenelGündemİslam ve Hayat
Fransa’da İslamofobi Protesto Edildi